Haberler
Giriş Tarihi : 23-09-2020 17:00   Güncelleme : 23-09-2020 17:22

Öldürülen Handan Bul'un Arkadaşı Şiddet Mağduru Korkan Tüm Kadınlar İçin Anlattı

Eskişehir'de ormanlık alanda araç içerisinde vurularak öldürülen 1 çocuk annesi Handan Bul'un yakın arkadaşı, olayın 'saplantılı aşk' olayı olduğunu dile getirerek "Arkadaşım 'Abla bu cehennem bitsin artık' diyordu" dedi.

Öldürülen Handan Bul'un Arkadaşı Şiddet Mağduru Korkan Tüm Kadınlar İçin Anlattı

Bilecik'in Bozüyük ilçesinde, iddiaya göre 1 çocuk annesi Handan Bul'a arkadaşlık teklifinde bulunan Yusuf Uğur, otomobille ormanlık alana götürdüğü kadını silahla vurularak öldürmüş, ardından kendi kafasına sıkarak intihar etmişti. Feci şekilde can veren kadının yakın arkadaşı Mehtap Keskin cinayete ilişkin bildiklerini anlattı. Keskin, cinayete kurban giden arkadaşının içinden çıkılmaz bir durumda olduğunu söyleyerek "Handan, 'Abla bu cehennem bitsen artık' diyordu" ifadelerini kullandı.

Olay öncesi Handan Bul'un zorlu bir süreç yaşadığına yakından şahit olan Mehtap Keskin birçok kadının benzer durumlar yaşaması sebebiyle öldürülmeden bir şeyler yapmaları için, bildiklerini şöyle anlattı:

"Handan'ı 2 yıldır tanıyorum, 1 yıldır kardeşten öte yakın arkadaşıydım. Bana geçmişiyle ilgili çok fazla bir şey anlatmıyordu. Sadece oğlu Efe'nin bir babası olduğunu söylüyordu ama onun adını bile anmıyordu. Çocuğun babasını hiç tanımadığını, hiçbir şekilde ilgilenmediğini biliyorum. Aynı iş yerine iki yıl önce başladım. Yusuf'un, abisinin bir arkadaşı olduğundan bahsediyordu, sürekli yanındaydı. Yusuf, Handan'ın yanındayken sürekli içine kapanıktı, bizimle konuşmuyordu, kendini soyutladı. Sonra bu, Yusuf'tan uzaklaştıktan sonra normale döndü. Meğerse, Yusuf buna aşık olduğunu iddia etmiş, kız bu kez kendini geri çekti. Bu sefer Yusuf önce güzellikle ikna etmeye çalıştı, baktı olmuyor son 7 aydır kıza hayatı zehir etti. Kızı nasıl ikna ettiyse, kredi çektirdiğini söyledi Handan. 'Çekmek zorundaydım, çünkü her görüşmemizde bana Efemi öp diyor, çocuğum üstünden bir şey yapacak çocuğumu, evimi, ailemi biliyor' diyordu.

Handan'a savcılığa gidelim diyordum. O da 'Abla savcılığa gidersek, sinirlenecek zarar verecek' diyordu. Patrona söyleyelim diyorum, 'Yok işten çıkartırlar, sıkıntıya girerim' diyordu. Handan, korkularına kurban oldu. O gün de nasıl yaptıysa arabaya bindirdi. En son cumartesi günü öğle vakti bu kız titreyip ağlayarak yanıma geldi. 'Abla Yusuf beni öldürecek' dedi. 'Handan daha neyi bekliyorsun' diye sorduğumda gelmiyordu. Cumartesi saat 19.00'da işten çıktık servise binmek için kaldırımda oturduk. Yusuf beyaz bir arabayla geldi. Handan onu görür görmez servise kaçtı. Yusuf ile ben 10 dakika bakıştık. Benim Handan'ın yanında olduğumu biliyordu.

Handan her Yusuf çağırdığında, 'Abla son kez gidiyorum, ben konuşarak onu ikna edeceğim' diyordu ve her gittiğinde Yusuf, 'Sen benimsin, Efe benim' diyormuş. Tek yaptığı şey Handan'a bütün hayatı zehir etmekti. Keşke Handan babasına derdini anlatsaydı, kalkıp savcılığa gitseydi. Onun gözünde Yusuf onu gerçekten seviyordu, zarar vermeyecekti, sadece aşıktı. Handan gitti, daha ne Handanlar gidecek. Handan korkuları yüzünden, Yusuf'tan kurtulamayacağını bildiği için gitti. Cumartesi günü dediği son laf, 'Abla bu cehennem bitse artık' oldu. Bitti, cennete gitti benim meleğim. Hep kendi başına gitti, son konuşma diye. Son konuşmada gitti zaten benim bildiğim bu. Pazar günü Handan arkadaşının kınasına gidecekti, niye plan değişti, yine Efe'yi mi kullandı bilmiyorum."