Haberler
Giriş Tarihi : 01-09-2021 14:18   Güncelleme : 01-09-2021 16:11

Padişah Halife Vahdettin, Yüz Yıl Önce Bugün Sakarya Savaşı Devam Ettiği Sırada 61 Yaşında Evlendi

Padişah Halife Vahdettin, yüz yıl önce bugün (1 Eylül 1921) Sakarya Meydan Muharebesi devam ettiği sırada kendisinden 43 yaş küçük biriyle evlendi.

Padişah Halife Vahdettin, Yüz Yıl Önce Bugün Sakarya Savaşı Devam Ettiği Sırada 61 Yaşında Evlendi

3 Şubat 1861 İstanbul doğumlu olan Sultan VI. Mehmed Vahdettin, I. Dünya Savaşı devam ettiği sırada 4 Temmuz 1918 yılında tahta cülûs etti.

Tahta çıkışından kısa bir süre sonra kurulan Ahmet İzzet Paşa hükümeti ile imzalattığı Mondros Mütarekesi'ni onaylattı.

Söz konusu Mütareke ile Türk orduları terhis edildi, Boğazlar işgal donanmalarına açıldı, Türk ordularına ait tüm cephane, silah ve gemiler düşmana teslim edildi.

Bunun yanında Türklerin elindeki tüm liman, tünel, demiryolu hattı ve telgraf hatları işgal güçlerinin tasarrufuna bırakıldı.

Mütareke sonrasında işgal güçlerinin işledikleri cinayetler ve tüm rezil suçlar karşısında Türk milletinin başlattığı Kuvayı Milliye hareketi, şerefli Türk subayları tarafından yeknesak bir İstiklal Hareketi'ne dönüştürüldü.

Aziz vatanın farklı farklı noktalarında düzenlenen kongreler eşliğinde milli irade Kuvayı Milliye'nin kalbi niteliğinde olan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nde tecessüm ederken Vahdettin'in İstanbul'daki hükümeti, Gazi Mustafa Kemal Paşa ve yol arkadaşları hakkında idam fermanı düzenlerken hiç tereddüt etmedi.

Sevr İhaneti

Bir yandan Batı Anadolu işgal edilirken İstanbul'daki hükümet Sevr Anlaşması'nı onaylama peşine düştü. Meclis-i Mebusan dağıtılmış olduğu için hükümet tarafından imza edilen herhangi bir anlaşmanın Kanunu Esasi'ye göre yürürlüğe girmesi imkansızdı.

Bu sebeple toplanan Saltanat Şurası'nda anlaşma onaylandı. O anları Atatürk Büyük Nutuk'unda "Sevr Muahedesi'ni bizzat ayağa kalkmak suretiyle kabul etmişti" diye tarif ederken Saray Baş Mabeyincisi Lütfi Simavi şöyle anlatır:

"Nihayet Sevr’i kabul edenler ayağa kalksın denildi. Damat Ferid Paşa bu sırada Padişah’ın salonu terk etmesi için işaret verdi. Vahdettin dışarı çıktı, yandaki odaya geçti. Padişah ayağa kalkınca da salondakiler Hünkâr'a bir saygı eseri olarak ayağa kalktılar. Kendisini bu suretle selamladılar. Öyle ki, bu ayağa kalkışın Sevr’in kabulü anlamına mı geldiği, yoksa Padişah’a hürmeten kıyam mı edilmiş olduğu açık olarak belirmedi. Hatta Ayan'dan Topçu Feriki Rıza Paşa, 'Biz Padişaha hürmeten ayağa kalktık, Sevr’i kabul ettiğimizden değil' diye haykırarak Damat Ferid’in oyununu açıkça protesto dahi etti."

Ama anlaşma bu vasıtayla kabul edilmiş oldu ve düşman orduları eliyle Ankara'da isyan halinde olan Türk milliyetçilerine dayatılmak istenecekti.

Sakarya Savaşı Sırasında İstanbul'da Düğün

Kuvayı Milliye hareketi Türk subayları elinde olgunlaşarak Büyük Millet Meclisi ve Türk ordusunun kurulması ile neticelenince İtilaf Devletleri Yunan ordusunu bir manivela olarak kullanarak Kemalistleri yıldırmak ve Sevr Anlaşması'nı zorla kabul ettirmek istedi.

Bu sebeple Balıkesir, Bursa, Uşak ve Trakya'nın kısa sürede işgal edilmesiyle birlikte Türk orduları ile işgalci Yunan ordusu arasında çatışmalar başladı.

I. ve II. İnönü Savaşlarının ardından seferberlik ilan ederek askeri gücünü doruğa çıkartan Yunan ordusu perişan vaziyetteki Türk ordusu karşısında Eskişehir-Kütahya Savaşı'nda zafer kazandı ve Ankara'yı ele geçirmek için ileri harekata geçerek Sakarya Nehri'nin doğusuna geçti.

Türk ordusu dağılma tehlikesi yaşasa da Büyük Millet Meclisi'nin Mustafa Kemal Paşa'yı Başkumandan ilan etmesiyle birlikte alınan Tekallif-i Milliye kararları ile ordu canlandı ve kısa sürede savaşa hazır hale gelerek Sakarya boyunda savunma mevzii kurdu.

Sakarya boyunda gelişen savaş tarihe "En uzun süren meydan savaşı" ya da "Subaylar Savaşı" olarak geçecekti. Ancak bu sırada, Ankara'daki Türk milliyetçilerini boğmak üzere her türlü ihanete imza atan Halife Sultan Vahdettin 61 yaşında iken 18 yaşına henüz girmemiş bir genç kadın olan Nimet Nevzat Hanım ile evlendi.

Nimet Nevzat Hanım Vahdettin'in 5. karısı olacaktı. 

Elan sonunda, Ankara'daki "bir avuç Türk" düşmanlarını mağlup ederek vatanı kurtardı ve vatan müdafiilerine her türlü fenalığı yapan İstanbul hükümetinin tepesindeki Halife Sultan Vahdettin İngilizlere sığınarak ülkeden kaçtı.


Muhammed Âkif