Haberler
Giriş Tarihi : 06-05-2021 22:55   Güncelleme : 06-05-2021 23:31

Süleyman Soylu'dan Tarak Yorumu: Sosyal Medyada "Tarak Yasak, Süleyman Soylu'nun Saçları Yok Diye" Diyorlar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuk olarak katıldığı bir televizyon programında kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Süleyman Soylu'dan Tarak Yorumu: Sosyal Medyada

Bakan Soylu, 24 TV'de Belkıs Kılıçkaya moderatörlüğünde, 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ve Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu'nun sorularını canlı yayında yanıtladı.

Soylu, tarak satışının İçişleri Bakanlığı genelgesiyle yasaklanmasına ilişkin "Tabii sosyal medyada şey diyorlar, "Tarak yasak, Süleyman Soylu'nun saçları yok diye" dedi.

Soylu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

  • Salgınla mücadele sürecinde 4 temel ilke belirledik. Bu 4 temel ilke: Kamu düzeni ve güvenliğinin devamı, üretim ve tedarik zincirinin aksamaması, sağlık sisteminin devamı ve temizlik-maske-mesafe üçlüsünün temini.
  • Derdimiz şu; Ramazan, yaz ve Kurban Bayramı, sosyal izolasyonda zorluk çekeceğimiz dönemler olacak. Tarımın en önemli dönemindeyiz. Tarımı devam ettirmemiz lazım. Ekonomik olarak hareketlenmemiz gereken dönemin arifesindeyiz.
  • Türk halkını eve kapattık ama hepsi sağlığımız için. Milletimizden Allah razı olsun. Bu dönemde hepimiz yakınlarımızı kaybettik. Ben de yakınlarımı kaybettim. Tüm Türkiye olarak fedakarlıklarda bulunduk.
  • Kapanma dönemlerinde büyük zorluklarla karşılaştık. Ben önceki kapanma döneminde de büyük zorluk çektik. Tüm halkımızdan evlerine kapanmasını istemek kolay değil.
  • Niye İçişleri Bakanlığı ikide bir genelge yayınlıyor, denildi. İki önemli husus var. Birincisi, İl Hıfzıssıhha Kurulları karar veriyor. İkincisi, bizim pandemi eylem planımız var. Koordinasyon, İçişleri Bakanlığına verilmiş, biz de kabinemizin aldığı kararları halkımıza duyurabilmek için bunu ortaya koyuyoruz.
  • Tam kapanmanın 19 Mayıs'a uzaması konusunda böyle bir değerlendirmemiz yok.
  • Toplumun bütün taraflarını dinliyoruz. Esnaf diyorlar ki, gıdayı anladık, temel ihtiyaç maddelerini anladık. Tabii sosyal medyada şey diyorlar, "Tarak yasak, Süleyman Soylu'nun saçları yok diye."

    ALKOL YASAĞI HAKKINDA
     
  • Alkol meselesi kendiliğinden çıkmış bir şey değil. İki ay süreyle Avrupa'yı takip ettik. Onları takip ederek onlar nasıl kapanıyorlar, hangi tedbirleri alıyorlar, işten kaçta çıkıyorlar; bunlar bizim için örnek oldu, öğretici oldu. Kendi tecrübelerimizle bunları pekiştirdik ve kendimize bir yol haritası belirledik.
  • Dünya Sağlık Örgütü, bu işin başında kuralı koymuş. Demiş ki alkolden kaçınarak bağışıklık sisteminizi koruyun. Ayık kalın, diyor. Alkolün limitiyle alakalı, fazla bir alkol almayın diyor. Alkol kullanımı sırasında evde bile olsa sosyal mesafenin korunmama riski yüksektir, diyor; temel derdi bu aslında.
  • Niye kapatmıyorsunuz diyenler, şimdi niye kapatıyorsunuz diyorlar.

    İMAMOĞLU'NUN ELLERİ
     
  • Camilerde ve mezarlık yerlerinde eller arkaya konmaz. Saygı, edep ve terbiyedir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, orada belediye başkanı sıfatıyla var. Vatandaş, Fatih Sultan Mehmet'e saygısızlık olduğunu düşünüyor. Bu görüntüleri gördükten sonra ben de saygısızlık olduğunu düşündüm. Bu bir vatandaşımızın şikayeti. Birçok şikayet var böyle.
  • Başka bir şikayet daha var bunun dışında. O da şu: Terör örgütünün desteklediği siyasî partinin belediye başkanına gidiyorsunuz, suçluyu övüyorsunuz, bu kanunda yok diyorsunuz. Vatandaş onu da şikayet ediyor. Birçok yerden geliyor şikayetler, toplanıyor. Bu şikayetler bize direkt olarak gelir, Valilik veya Bakanlığa. Diğer şekilde Savcılığa suç duyurusu gelir.
  • Burada kişiye özel bir durum söz konusu değil ve soruşturma söz konusu değil.

    AKŞENER BANA APTAL DEDİ
     
  • Akşener benim için "Aptal" dedi. Bir hanımefendiye; 6 ay İçişleri Bakanlığı yaptı, 6 ay... Stajyer İçişleri Bakanı. Ben siyaset meydanına çıkarsam, bu tür sözler ağzımdan ağır çıkar. Biz Sayın Akşener ile aynı partide, Doğru Yol Partisi'nde siyaset yaptık. Biz onu iyi tanırız, o da bizim onu iyi tanıdığımızı bilir.  Sayın Devlet Bahçeli'ye hakaret etti. Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanı'mıza yaptığı hakaret, bir insana yakışmaz, bir hanımefendiye hiç yakışmaz. Üzüldüm, doğru da değil. Bu kadar kibir, bu kadar gurur... Bu kadar kendini bilmezlik... Bana "Aptal" demiş. Hz. Ali'nin meselesini biliyorsunuz, ben bunu Allah'a havale ederim, nefsileştirmem. Ama Cumhurbaşkanı'mıza söylediği söz, siyasî hayatta kaldırılabilir bir söz değildir.

    "ÇEKME DE RAHATÇA DÖVEYİM" GENELGESİ
     
  • Polisler kanunun verdiği hakları yerine getirir. Kişisel mahremiyete müdahale söz konusu olmamalı. Kanun, kural ne diyorsa biz onu uygulamaya çalışıyoruz. Bunun basın özgürlüğüyle herhangi bir ilgisi yoktur. Fransa izin vermiyor, bizde böyle bir durum yok.