Portreler
Giriş Tarihi : 23-08-2020 17:10   Güncelleme : 22-10-2020 16:36

'Türk Petrol' Davası Uğrunda Can Veren Bir Gazeteci: Raif Karadağ

'Türk Petrol' Davası Uğrunda Can Veren Bir Gazeteci: Raif Karadağ

1920 yılında bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Yanya’da doğan Raif Karadağ’ın ailesi nüfus mübadelesinin ardından birçok Yanyalı Türk gibi İstanbul, Pendik’e yerleşmiştir. İlkokul eğitimini burada alan Karadağ, ortaokulu ise Kadıköy’de okumuştur.

Küçüklüğünden itibaren okuma sevgisine eşlik eden yazmaya ilgisi onu gazetecilik mesleğine sevk etmiştir. Yeni Büyük Doğu, Son Havadis, Tercüman ve Bizim Anadolu gazetelerinde çalışan Karadağ’ın yanı sıra birçok dergide de yazıları yayımlanmıştır. Bazıları söz konusu gazete ve dergilerde yayımlanmış yazılarının derlenmesi usulüyle meydana getirilmiş, pek çok da kitabı vardır. Raif Karadağ’ın en çok ses getiren kitabı ise “Petrol Fırtınası” olmuştur.

Gazeteci Karadağ’ın onlarca yıl araştırmalarına konu ettiği Türkiye’nin petrol meselesi, onun 1973 yılındaki şüpheli ölümünde de başrolü oynamıştır. 1964 yılında dönemin Sanayi Bakanı Mehmet Turgut tarafından Ankara’ya çağrılarak görevlendirilen Karadağ, yıllar içinde 15 bin kilometre kadar bir yolda araştırmalarda bulunmuştur. Babasının vefatından 42 yıl sonra bir röportaj veren Raif Karadağ’ın oğlu Murat Karadağ, babasının araştırmalarından sonra kendisine ‘yabancılar tarafından birçok kuyu açıldığını, hepsinde petrol bulunduğunu fakat ilerleyen yıllarda tekrar açılacağı ifade edilerek kapatıldığını’ söylediğini kaydetmiştir.

Raif Karadağ’ın vefatı ise yine devlet tarafından görevlendirilmesi üzerine Diyarbakır-Musul hattına gidip 5 yıl boyunca gerçekleştirdiği petrol araştırmalarından sonra olmuştur. Araştırmalarının sonuçlarını rapor haline getiren Karadağ, 1973 yılının 9 Aralık’ında Ankara’ya gitmiştir. Yine oğlunun ifadeleriyle 10 Aralık Pazar günü Süleyman Demirel, 13 Aralık Perşembe günü Cumhurbaşkanı ile randevuları olan Karadağ, 13 Aralık Çarşamba günü Ulus’ta bulunan Cihan Palas’taki odasında ölü bulunmuştur. Yatağının başucunda bir kalp ilacı bulunan Karadağ’ın ölümüne ilişkin şüpheleri artıran detay ise Raif Karadağ’ın kalp rahatsızlığı veya farklı bir hastalığa sahip olmaması ve böyle bir ilacı daha önce kullandığını oğlu da dahil olmak üzere kimsenin görmemesi.

Karadağ’ın Bizim Anadolu gazetesinden meslektaşı ve yakın arkadaşı Necdet Sevinç, arkadaşının Rus casuslar tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddiasını ortaya atmış ve buna ilişkin yazılar kaleme almıştır. Farklı iddialar ise Karadağ’ın Musul’daki araştırmaları nedeniyle İngilizler tarafından öldürüldüğü yönündedir. Şüpheli ölüm, tahkikatın ilginç bir şekilde genişletilmemesi ve otopsiye ihtiyaç duyulmadığının beyan edilmesi üzerine asla aydınlatılamamıştır.

Raif Karadağ, doğal kaynak çıkarma kavgasının mesela İran'da Musaddık'a darbeyle sonuçlandığını anlatmıştır. Günümüzdeyse sömürgecilik işgalle değil, dev şirketler yoluyla gerçekleşiyor. Ülkemizde de son olarak Necdet Pamir, doğalgaz arama ve çıkarma işinin dev Schlumberger firmasından hizmet alarak yapıldığını açıkladı. Aktörler değişse de bu topraklarda hikaye hep aynı...