Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 29-09-2020 21:40   Güncelleme : 29-09-2020 21:40

Uygur Hareketi 1 Ekim’de Çin Zulmüne Dur Demeye Davet Ediyor

Uygur Hareketi, işgalci Çin Komünist Partisi'nin yaptığı zulümlere karşı herkesi 1 Ekim'de yapılacak eylemlere katılmaya davet etti.

Uygur Hareketi 1 Ekim’de Çin Zulmüne Dur Demeye Davet Ediyor

Uygur Hareketi, bütün toplumları Çin Komünist Partisi’nin zulümlerine karşı yapılan eyleme katılmaya davet etti. 1 Ekim 2020 tarihinde düzenlenecek ‘Çin Komünist Partisi’ne karşı Küresel Eylem Günü’nün organizatörleri arasında yer alan Uygur Hareketi, “Herkesi kendisine en yakın yerde gerçekleştirilecek etkinliğe veya internet üzerinden düzenlenecek programa katılmaya davet ediyoruz” açıklamasını yaptı.
 
Uygurlar, Tibetliler, İç Moğolistan temsilcileri, Hong Kong ve Tayvanlı sivil toplum kuruluşlarınca organize edilecek etkinliğin aynı zamanda Çin’in Ulusal Günü ile aynı zamanda yapılacak olması nedeniyle de önem taşıdığı belirtildi. Çin Ulusal Bayramı’nın zalim bir rejimin kuruluşunu hatırlamak olduğu ifade edilerek, “Bu bir kutlamadan çok uzak bir gün olmalıdır. Bugün Doğu Türkistan’ın Uygurların anavatanının Çin Komünist rejimi tarafından işgal edildiği gündür. Bu anma vesilesi ile, canavarca rejimin iktidara gelmesinden bu yana dünyaya verdiği ölüm, yıkım ve kötülükler üzerine uluslararası toplumu düşünmeye çağırıyoruz” açıklaması yapıldı. Uygur Hareketi, bu etkinliğe özellikle Doğu Türkistan halkının maruz kaldığı soykırımı anmak için katıldığını kaydetti.
 
Dünya Uygur Kurultayı’nın ve Uygur Hareketi’nin Baş Danışmanı Dr. Rishat Abbas da konu ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Çin Komünist Partisi, bugün sadece soykırım yaparak yok etmeye çalıştığı Uygur halkı için değil aynı zamanda tüm uluslar ve milletler için bir tehdittir. Çin’in etno-milliyetçilik rejiminin Çin’deki ve dünyanın dört bir yanındaki kışkırtması, rejimin önceliklerine ve politikalarına katılmayanlara yönelik otoriter bir gaddarlaşma olarak kabul edilmelidir”
 
Uygur Hareketi, Çin’e Karşı Küresel Eylem Günü’nün diktatör bir rejime ‘dur’ denilmesi açısından önemli olduğunu bir kez daha vurgulayarak, “Bu hakikatlere sahip çıkmanın ve şeytana karşı birlikte ayakta durmanın zamanıdır” çağrısını yaptı.