Haberler
Giriş Tarihi : 05-06-2021 12:34   Güncelleme : 05-06-2021 12:34

Uzmanlar Marmara'nın 5 Yılda Temizlenebileceğini Belirtiyor

Limnolog Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi hakkında endişe yaratan müsilaj vakasıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

Uzmanlar Marmara'nın 5 Yılda Temizlenebileceğini Belirtiyor

Süleyman Demirel Üniversitesi, Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi ve Su Enstitüsü kurucusu, sulak alanlar ve sulak alanların korunması üzerine çok sayıda çalışması bulunan, Doğa ve Sürdürülebilirlik Derneği bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, 30 senedir ciddi anlamda kirliliğe maruz bırakılan Marmara hakkında "Gerekli önlemler alınır, herkes bireysel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirirse 5 yıl içinde kokusuz Marmara Denizi'ni yeniden görebiliriz; 10 yıla kadar da biyoçeşitliliği artar" dedi.

Marmara çevresine kurulu şehirlerde toplamda 25 milyona yakın insanın yaşadığını belirten Dr. Kesici, "Yapılan çalışmalara göre 1 gün içinde Marmara'ya bırakılan atık su miktarı son 30 yılın ortalaması 2,1 milyon metreküpe ulaşıyor. Bunların hepsi organik ve inorganik maddeler. Bu miktar günümüzde yıllara göre nüfus ve yerleşim alanlarının artmasıyla birlikte sadece 1 günde 3 milyon metreküpün üzerine çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Müsilaj'ın neden oluştuğunu anlatan Dr. Kesici, “Temel nedeni yüzde 99 kirlilik ve tür azalışı. Doğada hayvanlarla bitkiler arasında bir denge vardır. Planktonları tüketen balık ve deniz canlıları, kirlilik ve yoğun avcılık nedeniyle ciddi düzeyde azaldı" dedi. Demode olmuş arıtma yöntemlerinden vazgeçilerek biyolojik arıtma tekniğine geçilmesi gerektiğini belirten Dr. Kesici, "Biyolojik arıtma sisteminin bugün geliştirilmiş olan sistemleri ise Membran Biyoreaktör Sistemi (MBR). Bu, farklı boyut ve özellikteki moleküllerin, deniz içinde müsilajlaşmaya neden olan atıklarla diğerlerinin ayrıştırılması. Ondan sonra azot ve fosfat gidericileri var. Zaten sebep, Marmara Denizi'nin çok fazla miktarda azot ve fosfatla yüklenmesiydi. Biz bu azot ve fosfat yüklenmesini modern arıtma sistemleriyle giderebiliriz" şeklinde konuştu.

Biyolojik arıtmanın yanında ileri oksidasyon sisteminin kurulması gerektiğini belirten Kesici, “Toksik olan organik ve kimyasal atıkların giderilmesini sağlayan arıtma sistemi. Bu modeller bir evden bir fabrikaya, mahalle ve kasabadan bir şehre kadar uygulanabilecek sistemdir. Geri dönüşümü çok önemli. Bu teknolojiyle ev, fabrika, tarım alanları, derelerden arıttığımız suları geri dönüşüm olarak kullanabiliriz. Denize vermemiz şart değil. Tekrar tarım alanları ve evlerde tuvaletlerde kullanılabilir" dedi.

Bunların yanında fabrikalarda nanofiltrasyon uygulanmasının ve denize atık bırakılmasının engellenmesinin gerektiğini belirten Dr. Kesici, "Eğer bir an önce bu tedbirleri alırsak önce temizlemek sonra kirletmemek ve arıttığımız suları da buraya vermemek gibi uygulamaları yaparsak 5 yıla kadar temizlenir. Normale döndürülmesi için ilk önce dinlendirilmeli ve hiçbir şekilde atık su verilmemelidir. Gerekli önlemler alınır ve hızlı bir şekilde başlayıp herkes bireysel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirirse 5 yıl içinde kokusuz bir Marmara Denizi'ni yeniden görebiliriz. 10 yıla kadar da biyoçeşitliliği artar" ifadelerini kullandı.

İstanbul'un yönetiminde 25 yılı aşkın bir süredir söz sahibi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde "inadına yapacağız" şeklinde duyurdukları Kanal İstanbul'un iki tarafında iki şehir kurulacağını açıklamıştı.