Haberler
Giriş Tarihi : 14-06-2021 10:50   Güncelleme : 14-06-2021 10:50

Yunan Profesör: Müsilaj Problemini İş Birliğiyle Çözebiliriz

Yunan Profesör George Tsirtsis, müsilaj problemini çözüme kavuşturmak için Yunanistan ile Türkiye'nin iş birliği yapması gerektiğini söyledi.

Yunan Profesör: Müsilaj Problemini İş Birliğiyle Çözebiliriz

Marmara Denizi'nde başlayan ve Ege ile Karadeniz sahillerinde de etkisini gösteren müsilaj (deniz salyası) Yunanların gündemine de girdi. 2007 yılında benzer bir durum yaşanan Yunanistan'da yaşayan ve konu hakkında tecrübelerini aktaran Okyanus Bilimi ve Sualtı Yaşam Bilimleri Departmanı Bölüm Başkanı Profesör George Tsirtsis, “Ötrofikasyon dediğimiz durum deniz suyunda normal şartlarda gözle görülemeyecek mikroorganizma nüfusunun artmasına sebep olur. Bunların sayısı arttıkça deniz suyu yeşile ya da kahverengiye döner ki Marmara Denizi’nde de bu yaşanıyor. Bu sümüksü yapı sualtındaki canlı ve ölü mikroorganizmalara zarar veriyor. Genelde ilkbaharda ya da sonbaharda yaşanır ve su sıcaklığının artmasıyla birlikte sudaki zengin besin değerlerinin yükselmesiyle oluşur. Genelde sahil bölgelerinde daha çok olur çünkü temizlenmemiş ya da az temizlenmiş atık suları denize karışır. Deniz salyası sudaki diğer mikroorganizmaların görevlerini yaparak yok olacaktır. Bu ekosistemde mikroorganizmaların görevi odur. Fakat alan çok geniş olduğu için çok fazla oksijene ihtiyaç vardır. Ekosistemde bu süreç içerisinde balık ve kabuklu deniz canlılarının oksijen yetersizliği dolayısıyla ölmesi muhtemeldir” dedi.

Marmara'daki Gibi Değildi, Hafif Geçmişti

Müsilajın geçmiş dönemde Yunanistan'da da görüldüğünü ancak Marmara Denizi'ndeki kadar yoğun olmadığını belirten Tsirtsis, ''Hem sahillerde hem de açık denizde müsilaj yaşandı fakat bunlar hafif geçti, hiçbir şekilde Marmara Denizi’ndekine benzemiyordu. Onlar bir döngü içerisinde ve ekosisteme ya da insanlara etki etmeden kayboluyor” şeklinde konuştu.

Müsilajın yoğunluğuna dikkat çeken ancak bunun yine de 'felaket' diye tanımlanmaması gerektiğini söyleyen Tsirtsis, “Felaket kelimesini kullanmam çünkü gerekli adımların atılmasıyla birlikte deniz ekosistemi genelde çok basit ve hızlıca kendini toparlayabilir. Karadan denize atılan atıkların kaynağının azaltılması gibi önlemlerden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.

İş Birliği Yapmamız Gerek

Tsirtsis, müsilaj probleminin genelde başladığı alanı etkilediğini ve kolay kolay yayılmadığını söyledi. Sorunun Ege Denizi'ni etkisi altına almayacağını ancak yine de iş birliği yapılması gerektiğini ekleyen Tsirtsis,  “Genel olarak iki ülkenin hem siyasi hem de bilimsel olarak işbirliği yapması gerektiğini düşünüyorum. Su kalitesini ve denizleri kontrol etme programlarına dahil olunmalı, aynı Avrupa Direktifleri gibi. Bu sayede deniz suyu kirliliğinin büyük oranda azalacağını düşünüyorum” dedi.