AKP iktidarı, Türkiye ile Irak arasında 1973 yılında imzalanan ve 50 yılı aşkın süredir yürürlükte olan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nı Temmuz 2026 itibarıyla sona erdiriyor.
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan kararıyla alınan ve Resmî Gazete’de yayımlanan fesih kararı uyarınca söz konusu anlaşma Temmuz 2026 itibarıyla tamamen sona ermiş. Ancak Türkiye’nin sırtında hâlâ Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin verdiği 1 milyar dolarlık ceza yükü duruyor.
Söz konusu cezanın temelini, AKP yönetiminin 2014-2018 yılları arasında Irak merkezi hükümetinin onayı olmadan Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerle yaptığı petrol taşıma anlaşmaları oluşturuyor.
Bu dönemde Irak-Türkiye boru hattı üzerinden Kürtlerden alınan ham petrol taşındı. Irak merkezi hükümeti ise bu durumu, iki ülke arasında 1973 yılında imzalanan anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek Uluslararası Tahkim’e başvurdu.
Uluslararası Tahkim, 1973 tarihli anlaşmayı esas alarak Türkiye’yi 1.5 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm etti. Aynı kararda, Türkiye’nin Irak’tan alması gereken boru hattı ücretinden yıllar boyunca mahrum kalması gerekçesiyle Türkiye lehine 500 milyon dolarlık alacak hükmü de yer aldı.
Böylece Türkiye’nin net ödemesi gereken ceza 1 milyar dolara düştü. Güncel döviz kuru dikkate alındığında, bu cezanın maliyeti yaklaşık 40 milyar TL’ye denk geliyor.
Irak Kürtleriyle Yeniden Petrol Taşımacılığı mı Yapılacak?
Öte yandan, Irak’tan Türkiye’ye boru hattı üzerinden ham petrol taşınması 25 aydır fiilen durmuş durumda. AKP iktidarı, 1973 tarihli anlaşmadan çıkma kararıyla, ilerleyen yıllarda Irak merkezi hükümetini devre dışı bırakarak Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerle yeniden petrol taşımacılığı yapmanın zeminini hazırlamakla eleştiriliyor.
Uzmanlar, bu adımın yeni tahkim davalarına ve milyarlarca dolarlık yeni cezalara kapı aralayabileceği uyarısında bulunuyor.
CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ise yaptığı açıklamada, 2014-2018 yılları arasındaki bu izinsiz petrol taşıma faaliyetlerinde görev alan AKP'li yetkililerin hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Petrolün hangi şirketler aracılığıyla, hangi fiyatlarla ve ne karşılığında taşındığı ise “Yüce Divan” konusu olarak değerlendirdi.








