Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin dokuzuncu yılında anma törenleri düzenlenirken, iktidarın geçmişte yürüttüğü ve canhıraş savunduğu ortaklık yeniden gündeme geldi.
AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte emniyet, askeriye, yargı ve bürokrasideki FETÖ yapılanması uzun bir süre görmezden gelinirken, ortak çıkarlar doğrultusunda hareket eden tarafların ilişkileri 17-25 Aralık operasyonuyla birlikte 2013 yılında tamamen bozuldu.
15 Temmuz'da FETÖ'nün gerçekleştirdiği kanlı darbe girişimi ise tarafların ortak çıkarlar doğrultusunda geliştirdiği ve 2013'te bozulan ilişkilerinin son aşaması oldu.
Atatürkçü subayların Türk Ordusu'ndan tasfiyesini keyifle izleyen ve FETÖ'cülerin Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarının "savcısı" olmakla övünen iktidarın geçmişi, bugün de eleştiri konusu olmaya devam ediyor.
Uzmanlar, darbe girişiminin bastırılmasına rağmen devlet içinde başka cemaat, tarikat yapılanmalarına açılan alanların benzer riskleri barındırdığı uyarısında bulunuyor. Buna rağmen iktidarın bu konuda geçmişiyle yeterince hesaplaşmış olmaması, söz konusu riskleri daha da büyütüyor.









Eski ortakları ile yeni ortakları arasında bir fark yok. Bunların vatan hainlerinden başka gidecek kapıları yok.