Alman Deutsche Bank, Mohamad Safa isimli bir müşterisinin "İsrail-Gazze savaşları hakkında konuştuğu ve fikrini belirttiği" gerekçesiyle banka hesaplarını kapattı.
Safa, Deutsche Bank'ın bununla da yetinmeyip kendisine "şu anda veya gelecekte, hatta tüm ortak bankalarında yeni bir banka hesabı açamayacağını" bildirdiğini söyledi.
Deutsche Bank, 2014 yılında da, Gazze-İsrail savaşı sırasında İsrail'i boykot listesine almış ve İsrailli Hapoalim Bank'ı yerleşim yerleri inşaatını finans ettiği için etik olmayan şirketler listesine yazmıştı.
Gelişmiş Ülkelerdeki "Totaliterleşme" Endişe Yaratmaya Başladı
Son dönemlerde dünyadaki totaliter rejimin yeniden ivme kazanmasıyla birlikte, Almanya başta olmak üzere Kanada ve İngiltere gibi gelişmiş ve nüfusu yüksek ülkelerin konu her ne olursa olsun ülkesindeki vatandaşın fikirlerini "yönetmeye ve şekillendirmeye çalışması", bunun için de "müşterilerinin banka hesaplarını kapatmak" gibi politik eylemlerde bulunması bireyin hak ve hürriyetini hedef alan uygulamalar olarak anılmaya başladı.
Alman finans devi Deutsche Bank'ın bu "yaptırımı" da, bunun en canlı örneği oldu.
Deutsche Bank closed my bank account for speaking out against Israeli war crimes in Gaza… They also informed me that I cannot open a new bank account now or in the future and even in all their partner banks. pic.twitter.com/Lx768RCOX3
— Mohamad Safa (@mhdksafa) August 21, 2024









Bu Almanlar soykırım ötürü mahcup falan değiller, öyle olsaydı Holocaust'tan on yıllar önce Namibya'da yaptıkları büyük soykırım için de mahcubiyet hissederlerdi. Ama Almanya'nın bu konuda tek resmi açıklaması geçen aylarda Alman Cumhurbaşkanı tarafından yapıldı. Veya NSU davaları hakkında o çok insancıl Yeşiller'in oyu ile dosyalarda gizlilik kararı aldırdılar, öldürülen Türkler hakkında uzun zaman inkarcı, aile mensuplarini suçlayıcı davrandılar. Yani Almanya'nın bu konudaki tavrı tamamen Siyonist lobinin finansal ve siyasi gücünden korkmak, o yüzden mahcubiyet gibi yalanlar değil.