İYİ Parti'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 22 İl Başkanından Ortak Açıklama
İYİ Parti’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 22 il başkanı, ortak bir açıklama yayımladı. İl başkanlarının imzasıyla bugün, 20 Ağustos tarihinde duyurulan açıklamada, "ikinci çözüm süreci"nin, Türkiye’nin üniter yapısını ve Cumhuriyet kazanımlarını hedef aldığı ifade edildi.
“PKK’ya Kendini Devletle Eşitleme Cüreti Verildi”
Söz konusu ortak açıklamada, geçtiğimiz yılın Ekim ayında, İmralı'daki terörist başı caniye uzatılan "el" ile başlayan ve büyük Türk milletinin birliğine son vermeyi amaçlayan bir kalkışmayla karşı karşıya olunduğunun altını çizildi.
Sürecin tam bir delilik hali içerisinde tüm siyaseti sardığı belirtilirken, emperyalizmin taşeronu olan etnik bölücü PKK terör örgütüne kendisini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle eşitleme cüreti verildiği kaydedildi.
“Kürtlerin Temsil Makamı Ancak ve Ancak Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Seçmen iradesine kayyım atamayı alışkanlık haline getirmiş zihniyet, teröre ve siyasi uzantılarına hiçbir zaman boyun eğmemiş Kürtlere; bir terör örgütünü, hele hele de İmralı canisini temsilci diye atayamacağı bildirilen açıklamada, bu ülkenin her yurttaşı gibi, Kürtlerin de temsil makamı ancak ve ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir ifadelerine yer verildi.
Cumhuriyet ve kazanımları ile kavgası asla bitmeyen iktidarın, iddia edildiği gibi Türk milletini birleştirmeye değil, parçalayarak yönetmeye çalıştığı belirtilirken bu anlayışa geçit verilmeyeceği; ihanete ortak, pazarlığa komisyoncu, emperyalizme piyon olunmayacağının da altı çizildi.
Ortak açıklamanın tam metni şu şekilde:
20 Ağustos 2025
Kamuoyuna,
2024’ün Ekim ayında, İmralı’daki terörist başı caniye uzatılan “el” ile başlayan, büyük Türk milletinin tarihi, coğrafi, kültürel ve duygusal bütünlüğüne son vermeyi amaçlayan, üniter ulus devletimizi ve Cumhuriyet kazanımlarımızı açıkça hedef alan büyük bir kalkışma ile karşı karşıyayız.
Gelinen noktada, bir delilik hali, tüm siyaseti sarmış, emperyalizmin taşeron olarak kullandığı etnik bölücü PKK terör örgütü, kendini Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle eşitleme cüretine eriştirilmiştir.
Unutulmamalıdır ki, PKK terör örgütü devletimize ve milletimize karşı silah kuşanmıştır. O silahlarla Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni demeden, on binlerce insanımızın kanını akıtmıştır.
Binlerce eve ateş düşürmüş, ocaklar söndürmüştür.Bizler, memleketlerimizde hain terör örgütüne karşı tavizsiz duruş sergilerken, terörsüz Türkiye’nin teröristle pazarlık ederek var olmayacağını bilerek hareket ettik. Bugün bizlere tıpkı önceki ihanet sürecindeki gibi yöneltilen hadsiz sorular; ne annelerin ne barışın ne de vatan savunmasının ne olduğunu bilmeyenlerin laf cambazlıklarıdır. Terörist başının tavsiyesiyle yürütülen süreçler ve ortaya çıkartılan sözde komisyon, bölücü terörün ve adı sanı belli dış güçlerin, silahla başaramadığını, “ikna” yoluyla başarma çabasıdır.
Bu sebeple bizler ne olursa olsun; Türkiye’nin, Sevr’den Büyük Ortadoğu Projesine uzanan aynı elden çıkma senaryolara evet demeyeceğiz. Seçmen iradesine kayyım atamayı alışkanlık haline getirmiş zihniyet, teröre ve siyasi uzantılarına hiçbir zaman boyun eğmemiş Kürtlere; bir terör örgütünü, hele hele de İmralı canisini temsilci diye atayamaz. Bu ülkenin her yurttaşı gibi, Kürtlerin de temsil makamı ancak ve ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.
Genel Başkanımız Sn. Müsavat Dervişoğlu adım adım yürürlüğe sokulan bu süreci, bundan tam 16 ay önce, tüm aşamalarıyla tek tek anlatmıştır. İktidarı ve siyaseti uyarmıştır. Milletimizi de bu kalkışmaya karşı uyanık olmaya davet etmiştir.
25 yıldır Türk milletini bölerek, kutuplaştırarak, düşmanlaştırmaya çalışarak iktidarda kalan bu kadroların, Türkiye’ye kardeşlik; Cumhuriyet yerine tek adamlığı ve kayyım rejimini ikame etmiş bir anlayışın, Türkiye’ye demokrasi ve dayanışma; Anayasa bile tanımayan bu zihniyetin, Türkiye’ye adalet ve hukuk getirmesi söz konusu olamaz.
2011 yılında Türkiye’yi taraf kıldıkları Suriye iç savaşının sonuçları ortadayken, burnumuzun dibinde, göz göre göre eğitilmiş ve donatılmış PKK kolu YPG varlığı aşikarken, Gazze için döktükleri her damla timsah gözyaşına karşı, İsrail’le bitmeyen ticaretten alınan kan komisyonu bariz iken, kendisini sömürge valisi zanneden ABD Büyükelçisi’nin yaptığı açıklamalar bu kadar açık iken, bizden bu büyük ihanete ortak olmamızı beklemek de başka bir şuursuzluk örneğidir.
İktidarda bulundukları çeyrek asır boyunca, gençleri, çocukları, kadınları, yaşlıları, çalışanları yoklukla ve korkuyla sınamayı alışkanlık haline getiren, demokrasiyi, özgürlükleri milletinden esirgeyen, Cumhuriyet ve kazanımları ile kavgası asla bitmeyen, kısaca, iddia edildiği gibi Türk milletini birleştirmeye değil, parçalayarak yönetmeye çalışan bu anlayışa ne pahasına olursa olsun geçit vermeyeceğiz! İhanete ortak, pazarlığa komisyoncu, emperyalizme piyon olmayacağız.
Saygılarımızla.
“PKK’yı Devletle Eşitleme Çabası”
22 il başkanının imzasını taşıyan bildiride, “İmralı’daki terörist başıyla başlayan süreç, emperyalizmin taşeron olarak kullandığı PKK’yı Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile eşitlemeye yöneliktir. PKK, on binlerce insanımızın kanını akıtmış, binlerce ocağa ateş düşürmüştür. Terörle pazarlık ederek terörsüz bir Türkiye kurulamaz” denildi.