Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün, 3 Şubat'ta partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.
Bahçeli, konuşmasında Türkiye’deki sürece ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrılarına ilişkin açıklamalara yer verirken, grup toplantısını şu sözlerle tamamladı:
"Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."
Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
"MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur. Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir. Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor. Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir.
Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir.
Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için bekliyorsa işbirlikçilerdir. Demokrasimizin, insan hakları politikalarını işbirliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek önemlidir. Siyaset kurumunun itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, günü birlik söylemlerden uzak durulmalıdır. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin sigortasıdır. Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının kardeşçe yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli gerekçesidir."
Yine Önderlik Dedi
Bahçeli konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır.
27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir. Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış mühtemelere aldırış etmeden, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir."








