Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas’ın kardeşi, Uygur Akademisi Başkanı Dr. Rişat Abbas’ın ablası Dr. Gülşen Abbas’ın Çin tarafından zorla kaybedilişinin ve haksız yere hapsedilişinin yedinci yılına girildi.
Dr. Gülşen Abbas’ın davası, Çin’in Uygur Türklerine yönelik soykırımı sırasında uyguladığı akraba cezalandırması ve sınır ötesi baskı yöntemlerini hatırlatan çarpıcı bir örnek olarak ön plana çıkıyor. Ruşen Abbas’ın Eylül 2018’de Hudson Enstitüsü’nde yaptığı ve Çin’in Uygur Türklerine yönelik baskılarını gündeme getirdiği konuşmadan kısa süre sonra kız kardeşi Dr. Gülşen Abbas kayboldu
Asılsız Suçlamalar ve 20 Yıl Hapis Cezası
Abbas ailesi, Aralık 2020’de Çinli yetkililerin Dr. Abbas’ın asılsız 'terörizm' suçlamalarıyla gizlice 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığını kabul etmesine kadar onun akıbetinden habersizdi.
Tıbbi Bakım ve Aile İletişiminden Mahrum Bırakıldı
Yüksek tansiyon başta olmak üzere ciddi sağlık sorunları bulunan Dr. Gülşen Abbas, haksız yere tutulduğu cezaevinde yedinci yılına girerken uygun tıbbi bakım ve aile iletişiminden mahrum bırakılıyor. Uzmanlara göre bu durum, kardeşlerinin Uygur Türklerinin hak savunuculuğu çalışmalarına karşı misilleme ve uluslararası hukuk ihlali niteliği taşıyor.
Dr. Gülşen Abbas’ın serbest bırakılması için çağrı yapanlar arasında 40’tan fazla ülkeden politikacılar, dini liderler, öğrenciler ve aktivistler bulunuyor. 2024’te, BM İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, Çin yönetimini Dr. Abbas’ın durumu hakkında bilgi vermeye çağırdı ve diğer tutuklulara yönelik muamele konusunda şeffaflık talep etti. Geçtiğimiz yıl Avrupa Parlamentosu (AP) kabul ettiği kararda haksız yere hapsedilen Uygur Türklerinin derhal serbest bırakılmasını istedi ve Dr. Gülşen Abbas’ı açıkça gündeme taşıdı
Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas, kardeşinin durumuyla ilgili olarak şu satırları kaydetti:
"Kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, benim Uygur Türklerinin hakları için yaptığım hak savunuculuğu faaliyetleri nedeniyle yedi yıldır Çin hapishanesinde tutuluyor. Gülşen emekli bir doktor, bir anne ve hayatını başkalarına adamış nazik bir ruh. Çocukları ve torunlarıyla huzurlu bir şekilde yaşamak yerine, haksız yere hapsedildi ve tıbbi bakım hakkı elinden alındı; bu, uluslararası yasaların ve insan haklarının açık bir ihlalidir.”
Uygur Hareketi, Çin rejiminin baskıları sonucu hapsedilen Dr. Gülşen Abbas ve diğer Uygur Türklerinin serbest bırakılması için hükümetlere ve uluslararası topluma bir kez daha çağrı yaptı.









"Çocukları ve torunlarıyla huzurlu bir şekilde yaşamak yerine, haksız yere hapsedildi ve tıbbi bakım hakkı elinden alındı"... Bu bana başka bir ülkeyi hatırlattı.