Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Ukrayna-Rusya Savaşı sona erdiğinde Karadeniz’deki bütün mayınların Türk Deniz Kuvvetleri tarafından temizleneceğini açıkladı. Tatlıoğlu söz konusu açıklamayı dün, 30 Ekim tarihinde Saros Körfezi’nde yapılan Nusret-2025 Davet Tatbikatı sırasında yaptı.
Tatlıoğlu’nun “Karadeniz’deki tüm mayınları biz temizleyeceğiz” açıklaması, askeri ve diplomatik açıdan eleştirileri de beraberidne getirdi.
Uzmanlar, savaş sonrası Karadeniz’de yürütülecek böyle bir operasyonun sadece Deniz Kuvvetleri’nin değil, Dışişleri ve Ulaştırma Bakanlıkları gibi kurumların da dahil olduğu bir devlet politikası çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Tek taraflı bir açıklamanın Türkiye’yi gereksiz yük altına sokabileceği ifade ediliyor.
Türkiye’nin bu alanda güçlü ve tecrübeli olduğu, Romanya ve Bulgaristan’la iş birliğinin sürdüğü biliniyor. Ancak Karadeniz’deki mayınların esas sorumlusunun, savaşa taraf olan ülkeler olduğu hatırlatılıyor. Eleştiriler, “Mayını döken ülkeler ortadayken Türkiye’nin temizlik işine gönüllü olması doğru değil” görüşünde birleşiyor.
“Maliyet ve Riski Tek Başımıza Üstlenmemeliyiz”
Karadeniz’de binlerce aktif mayın bulunduğu tahmin ediliyor. Bu ölçekte bir temizlik faaliyetinin ciddi maliyet ve risk taşıdığı, Türkiye’nin önceliğinin kendi deniz ticareti ve kıyı güvenliği olması gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlar ayrıca, Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin sürece dahil edilmemesi gerektiğini, aksi halde Montrö Sözleşmesi’nin ruhunun zedelenebileceğini vurguluyor. Türkiye’nin rolünün “bölgesel koordinatör” sınırında kalması gerektiği görüşü öne çıkıyor.








