MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün, 21 Ekim'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, KKTC seçimleriyle ilgili "Sayın Ersin Tatar, bu demokratik yarışta maalesef geride kalmıştır" dedi.
"Kıbrıs Türk'ünün kaderi bu katılımla temsil edilemeyecek durumdadır"
Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içersinde göstermediği Türk hassasiyetini KKTC'de anti demokratik tutumuyla gösterdi:
"KKTC'nin 6. Cumhurbaşkanı'nı seçmek maksadıyla geçen pazar günü Kıbrıs Türkleri sandık başına gittiler. Katılım oranı yüzde 62,83 düzeyinde gerçekleşmiş, Tufan Erhürman yeni Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Sayın Ersin Tatar ise kullanılan oyların yüzde 35,77'sini alarak maalesef geride kalmıştır. Seçimlerin geçici sonuçları belli olur olmaz kamuoyunda görüş ve değerlendirmemi paylaştım. KKTC'de yapılan seçim sonucu çok az bir katılımla gerçekleşmiştir. Kıbrıs Türk'ünün kaderi bu katılımla temsil edilemeyecek durumdadır. KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalı."
"81 Düzce'den sonra 82'nin KKTC olması artık hayat memat konusudur"
Bahçeli, KKTC seçimleriyle ilgili açıklamalarının devamında KKTC'nin Türkiye'ye katılması gerektiğini ifade etti:
"Kıbrıs'ta iki devletli çözüme kapalı olan ve federasyon özlemlerine yeşil ışık yakan siyasi iradenin, geçmişin ızdırap veren olaylarını yeniden canlandırma ihtimali, yabana atılmaması gereken bir tehdittir. Federasyona dümen kırmak, Kıbrıs Türk'ünü asimilasyon çarkında israf etmektir. Buna hiçbir siyaset önermesinin hakkı yoktur! Herkes hesabını buna göre yapmalıdır. KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli ve T.C.'ye katılma kararı almalıdır. 81 Düzce'den sonra 82'nin KKTC olması artık hayat memat konusudur!"
"Anaysa'nın 66. maddesiyle ilgili polemik yapmak, zemin yoklamak abesle iştigaldir"
MHP lideri, grup toplantısının devamında ikinci ihanet süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bahçeli, kendi ittifakının şımarttığı DEM'in hedefinde 66. madde oluşuyla ilgili konuştu ve pratikte göstermediği kurucu değer "hassasiyetini" ifade etti:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerleriyle Türk milletinin birliğini, dirliğini ve dayanışma azmini kıracak hiçbir dayatma veya teklifin geçerliliği ve konuşmaya değecek tarafı yoktur. Olması düşünülemez! Anaysa'nın 66. maddesiyle ilgili polemik yapmak, zemin yoklamak abesle iştigaldir, sonu hüsrandır"








