Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün, 25 Temmuz'da katıldığı bir televizyon programında ilginç değerlendirmelerde bulundu.
Associated Press’e verdiği röportajda İsrail’in güçlü ulus devletleri tehdit olarak gördüğünü söyleyen ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı öven Fidan,
“Sayın Trump’ın bölgeye gönderdiği ve ABD’nin Suriye Temsilcisi olarak atanan Tom Barrack, bölgedeki dengeleri anlayan, belli bir tarafsızlığı yansıtma gayretinde olan, Amerikan menfaatlerinin bölgede herkesin kalbini kazanmada olduğunu düşünen yeni bir yaklaşımın temsilcisi. Biz de bunu takdir ediyoruz. Yıllardır beklediğimiz özgün vizyon. İnşallah bu vizyon hep böyle devam eder.
“Sayın Barrack gerek İsrail ile gerek Suriye, Ürdün ve bizimle yaptığı görüşmelerde çok yoğun mesai harcadı. Şimdi belli bir sakinliği yaşıyoruz.
ifaelerini kullandı.
Barrack yakın tarihli bir röportajında Osmanlı'daki "millet sistemi"ni övmüş ve şu ifadeleri kullanmıştı:
"Osmanlı İmparatorluğu'ndaki millet sistemi, yüzlerce yıl farklı grupların merkezi sistemde varlıklarını sürdürmelerine imkan verdi. Yeni nesil için yeni bir diyaloğa ihtiyaç var. "
Osmanlı’da millet sistemi, imparatorluğun Rum, Ermeni ve Yahudi gayrimüslim tebaasını dini cemaatlere göre örgütleyip kendi iç işlerinde özerk bırakırken, vergilerini düzenli toplamak ve devlete sadakatlerini devam ettirmek için kurulmuştu. Ancak bu sistem, toplumu din temelli kimliklere kilitleyerek ortak bir Osmanlı aidiyetini imkânsızlaştırmıştı.








