Yazı tipleri yalnız bir metin yazmaya oturduğumuzda değil, fark etmesek de her zaman karşımıza çıkıyorlar. Kah bir firmanın logosunda, kah yolun kenarındaki billboardda, kah gittiğimiz kafenin tabelasında. Ne zaman karşımıza çıksalar bilinçaltımıza çoğu zaman farkında bile olmadığımız mesajlar veriyorlar. Eğlenceli? Sempatik? Eski kafalı? Klasik? Modern? Genç? Kadın? Erkek? Bütün bu mesajları bir logonun ya da afişin yazı tipinden almak mümkün – öyle ki zihnimiz kelimelerden önce yazı tipini algılıyor ve nasıl bir mesaj verildiğini anlamaya başlıyor.
Zaman zaman siyasi partilerin ve hatta devlet kurumlarının Comic Sans Ms isimli fontu kullandığını görüyoruz. Böyle bir görsel önümüze geldiğinde zihnimiz tuhaf karşılamıyor mu? Comic Sans yazı tipi, adından anlaşılacağı üzere karikatürlerde kullanılan yazı tipinden esinlenerek yaratılmış bir font. Espri ve eğlenceyle özdeşleşmiş bir tarzın ciddi metinlerde kullanılması bu yüzden açık ya da örtülü bir rahatsızlık yaratıyor. Peki hangi font hangi etkiyi yaratır? Logolarda kullanılan yazı tipleri bize hangi mesajları veriyor? TamgaTürk sizler için inceledi.
Fontların Tarihi
Romalıların kullandığı Latin alfabesi ile Yunanistan’daki Grek alfabesi, papirüs gibi yumuşak yüzeylerde kullanılsa da kitabeler başta olmak üzere taş yüzeylere kazınıyordu. Bu kazıma işlemleri yüzeye boyayla işlendikten sonra keskiyle kazımak suretiyle yapılıyordu. Kılavuz boya, harflerin sonunda küçük izler bırakıyordu. Okuma yazması olmayan kazıyıcılar bu izleri de harfin parçası olarak kazıyorlardı. Yaygın görüşe göre “serif”ler böyle doğdu: Times New Roman başta olmak üzere çeşitli yazı tiplerinde harflerin biten uçlarındaki küçük tırnaklara literatürde serif deniyor. Yazı tipi ile harf arasındaki fark ilk defa ortaya çıkmıştı: Harfler belli bir formdan ibaretken, harfi papirüs, kağıt, taş, metal gibi yüzeylere işlerken farklı tasarımlar kullanılması yazı tiplerini doğurdu. Tırnaklı Latin harfleri, Romalıların kitabeler için kullandıkları yazı tipiydi.

Latin alfabesinin geçirdiği doğal evrim, matbaanın icadıyla yeni yazı tiplerinin doğmasına neden oldu. Kıta Avrupası’nda kullanılan el yazısından ilham alan Blackletter harfleri, matbaa baskı makinasına uygun tasarlanan ilk yazı tiplerinden biri olmuştu. Blackletter harflerinin okumayı güçleştirmesi ve aşırı ayrıntılı tasarımı nedeniyle tek sayfada fazla yer kaplaması, Roman denen eski kitabe harflerine benzeyen yazı tiplerini doğurdu. 19. Yüzyıla gelindiğindeyse serif denen tırnakları kaldıran ve genellikle afiş, broşür gibi alanlarda kullanılan “sans serif” yani tırnaksız yazı tipleri ortaya çıkmaya başladı.

Dijitalleşmeyle birlikte yazı tipleri açısından tasarım kısıtlamalarının çoğu ortadan kalkmıştı. Eski tip baskı makinelerinde harfler metal yahut benzeri bir materyalden tasarlanmak ve makineye yerleştirilmek zorundaydı. Font tasarımı, harflerin hazırlandığı materyalin özelliklerini gündemine almak zorundaydı. Dijital çağda bu zorunluluk ortadan kalktı. Birçok farklı estetik gerekçeye dayanan sayısız yeni font üretildi ve üretilmeye devam ediyor.
Hangi Font Ne Etki Yaratıyor?
Fontların bakan göze nasıl etki ettiği yalnız tasarımın özelliklerinden değil, kültürel hafızadan da kaynaklanıyor. Örneğin klasik Roman tipi serifli fontlar (mesela Times New Roman) Roma çağından beri kitabelerde, resmi belgelerde kullanıldığından daha klasik, nostaljik, ciddi imalar taşırlar. Serifsiz, harf kalınlığı aynı fontlar ise daha yakın dönemde tasarlanmış ve genellikle reklam materyallerinde kullanılan yazı tipleri olduğundan daha modern algılanmaya neden oluyorlar.

Özellikle reklamcılık alanında fontların etkilerine dair oldukça geniş bir literatür var. İlk etapta kalın, italik, büyük harf, küçük harf gibi formel farklılıklar zihinde farklı çağrışımlar yapıyor. Kalın yazım ilgi çekerken TÜMÜ BÜYÜK HARFLE YAZILAN METİNLER daha zor okunuyor, ancak KISA METİNlerde vurguyu artırıyor.
Fakat fontların çağrışımları bununla sınırlı değil. Bazı tasarımlarda detay ve süs fazlayken bazı tasarımlar daha sade. M. A. Tinker, mesela, süslülük ile okunabilirlik arasında ters-U grafiği şeklinde bir ilişki olduğunu söylüyor. Süslülük arttıkça harf formları önce daha belirgin hale geliyor ve okunurluk artıyor, ancak akabinde harfler karmaşıklaşıyor ve okunurluk azalıyor. Okunurluğun zorluğu da harflerin verdiği örtülü mesajları belirliyor: Logosunu karmaşık bir fonttan seçen markanın verdiği mesajla, kolay okunur bir fonttan seçen markanın verdiği mesaj aynı değil.
Bu çağrışımlara dair yapılmış en etraflı çalışmalardan birisi, Pamela W. Henderson ve arkadaşlarına ait. Henderson ve arkadaşları, yazı tiplerini tasarım özellikleri açısından altı boyutta analiz ediyorlar: Detaylılık, ahenk, doğallık, ağırlık, süslülük ve basıklık. Bu özelliklerin bir veya birkaçının birleşerek okuyucuda uyandırdıkları duygulara göre ayrıca 12 ayrı boyut belirliyorlar: Beğeni/antipati, sıcaklık/soğukluk, çekicilik/iticilik, ilginçlik/sıradanlık, duygusallık/duygusuzluk, sakinlik/hareketlilik, resmi/gayrıresmi, dürüstlük/ikiyüzlülük, tanıdıklık/yabancılık, yenilikçi/anaakım, güçlü/narin, erkeksi/kadınsı. Yazı tiplerinin her bir tasarım boyutundaki değerine göre karşı tarafta 12 farklı histen hangilerini uyandırdığını inceliyorlar.
Buna göre serifli, tek boyutlu yazı tipleri mesela daha resmi ama daha güven verici bulunurken, süslü ve doğal yazı tipleri daha ilgi çekici bulunuyor. Harflerin çizgi kalınlıkları farklılaşan yazı tipleri süslü olduğunda beğeni duygusunu artırırken, süssüz ve ağır olduğunda erkeksi algılamayı artırıyor.

Bu çağrışımlar oldukça önemli. Bazı markalar konumlandırma yahut hikaye değişikliği yaparken logolarını farklı bir fontla tasarlayıp yeni mesajlarını vermek istediklerinde tepki bile görebiliyorlar. Bunun en meşhur örneklerinden birisi GAP markası. Eski logosunu değiştirdiğinde tüketicilerden büyük tepki görmüş ve değişiklikten vazgeçmişti.
TamgaTürk Font Testi
Her ne kadar genellemeler yapılsa da fontların çağrışımı hala subjektif bir konu. Aşağıdaki çizelgede TamgaTürk’ün sloganı “Türk’e bakar, Türk’ün gözünden bakar” ifadesini farklı yazı tipleriyle yazdık. Hangi çağrışımı yaptığını da Henderson’un yönteminden faydalanarak tespit edip açıklamaya ekledik. Sizce ne kadar isabetli? Yorumlara yazmayı unutmayın!

Hazırlayan: M. Bahadırhan Dinçaslan







Tam bir M. Bahadırhan Dinçaslan yazısı olmuş...
Garamond. Benim nezarımda kalite algısı oluşturan bir font. TamgaTürk'ü bu fontla okumayı isterdim.