Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) büyük bir garnizon ve eğitim merkezinin komutanı olarak görev yapan General D.A., astlarına yönelik tartışmalı disiplin işlemleriyle gündeme geldi.
Müyesser Yıldız'ın dikkat çeken haberine göre, General D.A., karakol komutanı olan Üsteğmen M.E.’ye yönelik ikisi yazılı ikaz olmak üzere üç ceza verdi. Gerekçe, M.E.’nin WhatsApp üzerinden yaptığı ve “ailevi konuları kapsasa da farklı anlamlar çıkarılabileceği” öne sürülen paylaşımları oldu.
M.E., ayrıca aracından inmeden selam verdiği ancak “sağ ol” demediği gerekçesiyle bir kınama cezası daha aldı. M.E. ve avukatı, söz konusu cezaları Anayasa Mahkemesi’ne götürmenin yanı sıra General D.A.’nın personele yönelik hukuka aykırı keyfi işlemlerinin araştırılması, hakkında disiplin soruşturması yapılması ve görevi kötüye kullanma suçundan adli soruşturma başlatılması talebiyle Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB), başvurdu. MSB ise generalin işlem ve eylemlerinde herhangi bir mevzuat ihlali bulunmadığını açıkladı.
Önce Üsteğmen Ardından Binbaşı Hedefte
General D.A., olaydan bir süre sonra bu kez Binbaşı E.Ş. ile karşı karşıya geldi. E.Ş.’nin sosyal medya paylaşımlarının üstü kapalı şekilde kendisini hedef aldığı iddiasıyla hem disiplin soruşturması başlattı hem de Cumhuriyet Başsavcılığı’na “amirine hakaret ve tehdit” suçlamasıyla şikâyet etti.
Henüz E.Ş.’nin itirazı karara bağlanmadan savcılık iddianame hazırladı. Aynı zamanda TSK’dan ihracı istenen E.Ş.’nin dosyası Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderildi.
General D.A., aynı zamanda Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Hakkındaki Kanun kapsamında Aile Mahkemesi’ne başvurarak E.Ş.’nin kendisine ve yakınlarına yaklaşmaması yönünde 2 aylık uzaklaştırma kararı aldırdı. Ayrıca ceza davasına ilişkin basın ve yayın yasağı talebinde bulundu; ancak bu talep mahkemece reddedildi.
Disiplin soruşturması raporu tamamen savcılık iddianamesine dayandırıldı. Yazılı ve sözlü savunmalarında suçlamaları reddeden Binbaşı E.Ş., henüz soruşturma izni sonuçlanmadan hazırlanan iddianamenin masumiyet karinesine aykırı olduğunu savundu. E.Ş.’nin avukatı Serdar Öztürk, müvekkilinin dijital materyallerine usulsüz el konulduğunu ve savcı ile General D.A. arasında yakın ilişki olduğunu öne sürdü.
Hiçbir subayın sosyal medyadan laf sokacağını veya buna vakti olacağını düşünmediğini belirten Öztürk, “Subay ve general yüksek karakterlidir. Herkesi eleştirebilirsin. Bunu da gözünün içine bakarak yaparsın.” diyerek, Binbaşı E.Ş.’nin cezalandırılmamasını istedi.
İhraç Kararı
Yüksek Disiplin Kurulu, 15 Mayıs’ta yaptığı toplantı sonrası Binbaşı E.Ş.’nin TSK’dan ihracına oybirliğiyle karar verdi. Karar, 30 Mayıs’ta Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, 3 Haziran’da ise Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından onaylandı.
Askeri Yargı Boşluğu
Söz konusu iki olay, 2017 anayasa değişikliği referandumu sonrasında kaldırılan askeri yargı sisteminin yokluğunun yarattığı denetim boşluğunu da gözler önüne seriyor.
Eskiden askeri disiplin suçları ve personel arasındaki ihtilaflar, uzmanlaşmış askeri mahkemeler ve hâkimler tarafından değerlendiriliyordu. Ancak askeri yargı sisteminin kaldırılmasıyla birlikte, hem disiplin süreçlerinde sivilleşme iddiasıyla komuta kademesine daha fazla takdir yetkisi tanındı hem de askeri personelin başvurabileceği uzman bir yargı zemini ortadan kalktı.
Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde benzer örneklerin giderek arttığı ve keyfi işlemler karşısında etkin bir denetim ve adil yargılama beklentisinin zayıfladığı değerlendiriliyor.








