Haberler
Giriş Tarihi : 05-09-2021 13:43   Güncelleme : 05-09-2021 13:43

Akşehir Gölü Bilinçsiz Tarımsal Sulama Yüzünden Kurudu

Akşehir Gölü, bilinçsiz tarımsal sulama ve iklim değişikliği nedeniyle tamamıyla kurudu.

Akşehir Gölü Bilinçsiz Tarımsal Sulama Yüzünden Kurudu

Geçtiğimiz yıllarda birçok balık türüne ev sahipliği yapan Akşehir Gölü tamamıyla kurudu.

Afyonkarahisar ve Konya sınırları içerisinde bulunan ve geçtiğimiz yıllarda çevre köylerin geçim kaynağı olan Akşehir Gölü'nde şu sıra büyükbaş hayvanlar yayılıyor.

Artık üzerinde otomobille baştan başa gezilebilen Akşehir Gölü'nün durumunu anlatan Prof. Dr. Tahir Nalbantçılar, "Bir zamanlar burada 5-6 metre su seviyesine sahip Akşehir Gölü’nün orta noktasında bugün yaya olarak dolaşabilecek, arabayla geçilebilecek durumla karşı karşıyayız. Akşehir Gölü, yaklaşık 500 kilometrekarelik alana sahip.

Etrafa hem biyosistem açısından, hem ticari anlamda, hem de ekosistem, iklim, meyvecilik, balıkçılık ve diğer birçok hayvan ve bitki türüne destek veren su kültesiydi. Bu su kütlesi, maalesef en derin noktasında, çatlamış toprakların üzerinde dolaşır hala gelmiş ve bugün itibarıyla da yüzlerce balıkçı işsiz kalmış ve sadece gölün belirli noktalarından çıkan otları yiyen hayvanlarla dolu bir fotoğrafla karşı karşıyayız" diye konuştu.

Göl Daha Önce de Kurumuş ve Su Seviyesi Yükselmişti Ancak...

Göl'ün daha önce de kuruyup yeniden su seviyesinin yükseldiğini belirten Prof. Nalbantçılar, "Ancak içinde bulunduğumuz iklim değişikliği, küresel ısınmanın bir izini bugün Akşehir Gölü’nde de tespit etmiş bulunmaktayız. Netice itibarıyla bu göl, yüzeysel suların desteğiyle yağışla beslenmekte ve suyu bu çevreden alabilmekte. Başka bir kaynağı söz konusu değil. Bunun yanı sıra bu gölü sadece iklimsel değişim etkilememiş.

Sulama amaçla yapılan göletlerin, önemli derelerin önüne kurulan setlerin, tarımsal faaliyetleri destek amacıyla yapılan bu yapılarının bu göle gelen kılcal damarları da kuruttuğu ortada. Bunun yanında insanoğlunun hırslı yapısından kaynaklı olarak, tarımsal faaliyetin gelişen teknolojiyle birlikte artan su ihtiyacı ve suya bağlı ürün artışlarını da gözeterek civardan son derece derin kuyularla su desteği alarak bu gölün, bu hale gelmesine etkisi söz konusu olmuştur" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Tahir Nalbantçılar, Akşehir Gölü’nün İç Anadolu ve Türkiye’nin en önemli su kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Ancak daha önce 5-6 metre su seviyesi bulunan gölün ortasında çatlamış toprak örtüsünün bulunduğunu belirten Nalbantçılar, “Bir zamanlar burada 5-6 metre su seviyesine sahip Akşehir Gölü’nün orta noktasında bugün yaya olarak dolaşabilecek, arabayla geçilebilecek durumla karşı karşıyayız. Akşehir Gölü, yaklaşık 500 kilometrekarelik alana sahip. Etrafa hem biyosistem açısından, hem ticari anlamda, hem de ekosistem, iklim, meyvecilik, balıkçılık ve diğer birçok hayvan ve bitki türüne destek veren su kültesiydi. Bu su kütlesi, maalesef en derin noktasında, çatlamış toprakların üzerinde dolaşır hala gelmiş ve bugün itibarıyla da yüzlerce balıkçı işsiz kalmış ve sadece gölün belirli noktalarından çıkan otları yiyen hayvanlarla bugün bir fotoğrafla karşı karşıyayız” dedi.