Haberler
Giriş Tarihi : 16-04-2021 11:56   Güncelleme : 16-04-2021 12:10

Almanya'ya Gidip Dönmeyen 20 Kişi Hakkında AKP'li Başkandan Savunma: Türkiye'ye Yük Olacak İnsanlar Gidiyor

Yurt dışı gezisi bahanesiyle belediye tarafından Almanya'ya gönderilen ve bir daha geri dönmeyen 20 kişi hakkında AKP'li başkan "Türkiye'ye yük olacak insanlar gitti" savunması yaptı.

Almanya'ya Gidip Dönmeyen 20 Kişi Hakkında AKP'li Başkandan Savunma: Türkiye'ye Yük Olacak İnsanlar Gidiyor

Malatya Yeşilyurt Belediyesi tarafından "Çevreye Duyarlı Bireyler Yetiştirmek" projesi kapsamında Almanya'ya gönderilen fakat geri dönmeyen kişiler hakkında çıkan haberler gündemi meşgul etmişti.

Bu olayın bir benzeri de Elazığ'ın AKP'li Akçakiraz Belediyesi'nde yaşanmış ve Bremen'e giden 20 kişi bir daha dönmemişti. AKP'li başkan Sabahattin Kaya, dönmeyen kişiler hakkında "Bir dostun hatırına yaptık. Vatandaş işsiz güçsüz… Dedik buradan giderler, iş güç sahibi olurlar. Bana makul geldi. Burada Türkiye Cumhuriyeti'ne yük olacak insanlar gidiyor" şeklinde bir savunma yaptı.

Gazeteci İsmail Saymaz'ın "İkinci el kamyon için..." yazısıyla köşesine taşıdığı soru-cevapta Sabahattin Kaya, Saymaz'ın sorularına şu yanıtları verdi:

Projeyi kim getirdi?

Almanya'da yaşayan Elazığlı bir hemşehrimiz. Buralar dar bir alan, kapalı bir alan. 2-3 üniversitemiz, organize sanayimiz yok. Vatandaş işsiz güçsüz… Dedik buradan giderler, iş güç sahibi olurlar. Bana makul geldi. Burada Türkiye Cumhuriyeti'ne yük olacak insanlar gidiyor. Euro, altın ve dolar gönderiyor. Annesini babasını rahatlatıyor. Bir şeyin kârı zararından fazlaysa doğrudur, helaldir, hoştur. O mantıkla baktım.

Gidenleri tanıyor musunuz?

Üçünü tanıyorum.

Hepsi Akçakirazlı mı?

Elazığlı. İlçemizden iki kişi var.

Yani siz çalışmaları için izin verdiniz.

Evet. Bu insanlar gidecek, gezecek, imkanı olursa çalışacak. Sonradan duyduk ki bu iş bir sektör ve meslek grubu haline gelmiş. Üç dört defa daha böyle teklif geldi. Gündemimize almadık.

Dönmeyeceklerini biliyor muydunuz?

Bunlar bize dedi ki: “Gideceğiz, alanı göreceğiz, Güzel bir alan çalışmasından sonra gidebilirsek gideceğiz.” Yani gelecekler, anne babalarından izin alacaklar. Benim yardımcım ve meclis üyem de gitti. Onlar da belki gelmeyebilirdi.

Nasıl gittiler?

Uçakla. Aynı otelde kalmışlar. Vahşi depolamayı ve çöp arıtma tesisini gezdirmişler.

Bu dernek nerede?

Bilmiyorum.

Ama protokol yapmışsınız.

Yaptık ama kimdir, nedir, necidir; çok içinde değilim.

Elazığ'da mı?

Yok, Almanya'da.

Hemşehrinizle sonradan konuşabildiniz mi?

Konuştum. “Otelden kaçtılar” dedi. Ben daha üzerine düşmedim.

İki görevliniz anlamamış mı?

Anlamamışlar. Bizimkiler birkaç gün uzattılar. Eş dost akrabaları gezeceğiz demişler. Son iki üç gün onlardan ayrılmışlar.

Sizi aradılar mı?

Yok. “Pasaportların hepsi geri gelecek” dediler, gelmedi.

Listeyi kim yapmıştı?

Ben hiç karışmadım.

Listeyi kim yaptı? Almanya'daki hemşehriniz mi?

Evet.

Bu kişiye çok güvenmediniz mi?

Diyorum ya işte, öyle bir süreçti, bir anda böyle geldi, bir haftalık bir görüşmeydi, yoğunluktan geldi geçti.

Belediye kasasına bir şey girdi mi?

Evet, bir araç aldılar.

Ne aldılar?

Bir kamyon.

Fiyatı ne kadar?

100 bin TL.

Yeni mi?

İkinci el, canım.

Siz aslında kamyon karşılığında izin verdiniz.

Bana da cazip geldi. Nasıl olsa benim personelim de gidecek. Fakat sektör haline gelmiş.