Katliamcı- Komünist Çin Rejimi, Uygur Türkleri'nin organlarını çalıyor.
Kızıl Çin'in, Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerine yönelik politikaları uzun yıllardır uluslararası kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Keyfi gözaltılar, yeniden eğitim kampları ve insan hakları ihlallerine ilişkin zulümlerin ardından, zorla organ toplandığına yönelik suçlamalar da son yıllarda hazırlanan raporlar, tanık ifadeleri ve bağımsız incelemelerle yeniden haber konusu oldu.
Söz konusu gerçek, ilk olarak hukukçu Geoffrey Nice yönetimindeki "Bağımsız" Çin Mahkemesi tarafından incelendi.
Mahkeme, Uygur Türkleri'nin zorla tıbbi testlere tâbi tutulup organlarının çalındığını delillerle birlikte duyurdu. Ardından Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları devreye girerek kamplardaki tutsakların kan ve ultrason testleri sonucunda "Canlı organ kaynağı veri tabanına" eklendiğini teyit eden bir rapor yayımladı.
İşin ciddiyetini en net anlatan isimlerden biri olan Ethan Gutmann ise "Sincan Prosedürü" adlı çalışmasında, her yıl on binlerce Uygur Türkü'nün sadece kalpleri, böbrekleri ve karaciğerleri için katledildiğinden bahsetti. Hatta kampların hemen yanına kurulan hastanelerden havalimanlarına uzanan "özel organ hızlı geçiş hatları" inşa edilmekte olduğunu aktardı.
Eskiden bölgede onkoloji cerrahı olarak çalışan Doktor Enver Tohti ise ABD Kongresi'nde verdiği ifadede, henüz hayatta olan bir mahkûmun organlarını zorla çıkarmak zorunda bırakıldığını itiraf etti. İnsanlıktan nasibini alamayan Çin devleti tüm bunları ayrılıkçı birer iftira diyerek reddetse de ortadaki devasa nakil sayıları, gönüllü bağışlarla açıklanamayacak kadar fazla seviyede olduğu biliniyor.






