İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin görüşmeler devam ederken İran'ın önemli isimlerine saldırılar düzenlediğini vurgulayarak, "Tahran yönetimi, ABD'nin diplomasiye yönelik tekrarladığı ihanetlerini unutmayacaktır." dedi.
İran merkezli Tesnim Haber Ajansına göre İsmail Bekayi, başkent Tahran'daki Dışişleri Bakanlığı'nda basın toplantısı düzenledi.
ABD'nin söylemleri ve yapmış oldukları arasında büyük çelişkiler olduğunu belirten Bekayi,
"Bu durum, İran halkının ABD'nin niyetlerine yönelik şüphelerini artırmaktadır. İran, ulusal çıkar ve menfaatlerini önceleyerek, müzakere sürecinin devamına ilişkin uygun kararı verecektir."
açıklamalarında bulundu.
ABD'nin 9 aydan kısa bir zaman içerisinde iki defa, müzakereler devam ederken uluslararası hukuku ihlal ederek, İran'ın önemli isimlerine ve sivillere yönelik saldırılar yaptığını bildiren Sözcü, ABD'ye sert eleştirilerde bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin sebebi ABD ve İsrail'dir
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin açıklamalarda bulunan Bekayi, "Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorununun nedeni ABD ve İsrail'in askeri faaliyetleridir."dedi.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılardan önce bölgenin güvenliği olduğunu ve sorumluların bu 2 ülke olması gerektiğini söyleyen Sözcü,
"Bu nedenle uluslararası toplum, bölgenin güvensiz hale gelmesinden dolayı bu iki aktörü sorumlu tutmalı ve suçlu ile mağdur rollerinin yer değiştirilmesine izin vermemelidir."
açıklamalarında bulundu.
"İran Silahlı Kuvvetleri maceracılara engel olacaktır"
İsmail Bekayi, İran'ın güvenliğini ve çıkarlarını korumak için hiçbir süre kısıtlaması veya ültimatomu kabul etmediklerini ifade etti.
Savaşı başlatan tarafın İran olmadığını vurgulayan Sözcü,
"ABD veya İsrail tarafından herhangi bir yeni maceracı girişim olması durumunda, silahlı kuvvetler güçlü bir şekilde karşılık verecektir."
dedi.
Bir soru üzerine zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ABD'ye verilip verilmeyeceğini açıklayan Bekayi, konuşmalarını şu sözlerle bitirdi:
"Müzakerelerin hiçbir aşamasında, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ABD'ye veya herhangi başka bir ülkeye intikali gündeme gelmemiştir. Esasen bu seçenek İran'ın gündeminde bulunmamaktadır.
Ülkenin kesin tutumu, nükleer kazanımların İran toprakları içinde korunmasıdır ve bu konuda ortaya atılan iddialar reddedilmektedir."








