İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün partisinin grup toplantısında; kadın cinayetlerinden ekonomi yönetimine, dış politikadaki tutarsızlıklardan teröristbaşına "Umut Hakkı" tartışmalarına kadar pek çok konuda sert açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nü anarak başlayan Dervişoğlu, Keçiören’de cezaevi izinlisi bir şahsın ailesini katletmesi haberiyle sarsıldığını belirterek güvenlik politikalarını eleştirdi:
"Siyasetteki şantaj ve transfer pazarının, büyük Türkiye laflarının, terörsüz Türkiye masallarının gölgesinde binlerce acı hikayeden sadece bir tanesi bu olay. Biz o umut denilen mefhumu; o ölen kadınlara, o kız çocuklarına ne zaman vereceğiz? İnsanca yaşamak hakkını ne zaman tesis edeceğiz?"
"Mesela İstifa Eder misiniz?"
İktidarın başarısızlıklarını itiraf etmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, sorumluluk alınmamasına tepki gösterdi:
"Daha ne olursa başarısız olduğunuzu itiraf edeceksiniz? Kaç depreme daha kader deyip geçerseniz, kaç olayda daha 'aldatıldık' derseniz, kaç skandal daha yaşanırsa mesela istifa edersiniz? İyisini yapacakların önüne set çekmeyin ve Cumhuriyeti artık rahat bırakın!"
"Adalet Kılığına Sokulmuş Zulüm"
Yargı sistemindeki adaletsizliklere ve yeni kabine değişikliğine değinen İYİ Parti lideri, özellikle Ekrem İmamoğlu’nun ailesine yönelik tutumlara ve Adalet Bakanlığı atamasına dikkat çekti:
"Masumun mahkemeden korktuğu, suçlunun hapse dalga geçerek girdiği yerde adalet nerededir? Ekrem İmamoğlu’na değil, ailesine yapılanlara bir bakın. Bu Allah’tan reva mıdır? Siyaset, hesaplaşmayı aileler üzerinden yürüttüğü anda meşruiyetini kaybeder. Davayı açan kişinin, davayı yürütecek hakimlerin başına (Adalet Bakanlığı) geçmesi, bu davaların siyasi yönünü resmileştirmiştir."
"Vatandaşa 'Çocuk Yap' Diyenler 1+1 Evlerin Kirasından Habersiz"
Nüfus artış hızı verileri üzerinden iktidarın aile politikalarını eleştiren Dervişoğlu, ekonomik şartların ağırlığına vurgu yaptı:
"Diyorlar ki 'Ey vatandaş, çocuk yap!' Nasıl mesela? Asgari ücretin kirasını ödemeye yetmediği o 1+1 evlerde mi? Tuvaletine sabun dahi koyamadığınız o okullarda mı? Siz %1’i İsviçre, %9’u Dubai gibi yaşayan; %90’ı ise Afrika ve Hindistan’la yarışan bir ülke yarattınız."
"Köprülerin Satılması Vatan Meselesidir"
Özelleştirme politikalarını "vatan meselesi" olarak niteleyen Dervişoğlu, kamu kaynaklarının peşkeş çekildiğini iddia etti:
"Her yıl 100 milyardan fazla para geçilmeyen yollara, misliyle hastane kiralarına gitmekteyken; bir aylık faize karşılık gelmeyen bir bedelle köprüleri satmaya kalkıyorlar. Kamunun tekelini yandaş tekeline çevirmek vatana ihanet değil midir?"
"Sisi’ye TOGG’u Rabia’nın Ruhuna Hançer Olsun Diye mi Verdiniz?"
Dış politikadaki "U-dönüşlerini" eleştiren Dervişoğlu, Mısır ile normalleşme sürecine dair şunları söyledi:
"Sayın Erdoğan, Sayın Sisi’ye TOGG hediye ettiniz. Siz o yerli otomobili, dilinizden düşürmediğiniz Rabia’nın ruhuna hançer olsun diye mi ürettiniz? Biz artık 'Dün ne dediniz, bugün ne yapıyorsunuz' kolaycılığıyla eleştirmiyorum. Çünkü herkes biliyor ki Erdoğan’ın dış politikası şahsi ihtiyaçlara göre şekillenmektedir."
"İmralı Canisine Değil, Türk Milletinin Umuduna Talibiz"
Dervişoğlu konuşmasını "Umut Hakkı" tartışmalarına son noktayı koyarak bitirdi:
"Varsın onlar bir teröriste, bir bebek katiline umut bağlasınlar; biz Türk milletinin umudunun peşindeyiz. 86 milyon vatandaşımızın umuduyuz! Devleti millete geri vermenin vakti geldi. İyiliğin vakti geldi, müreffeh bir Cumhuriyetin vakti geldi!"







Bu konuda ne tür araştırma ve çalışmalar yapıyorsunuz ? Vakit geldi de geçti ...