İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 20 Temmuz'da katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu.
AKP-MHP ortaklığını "terörsüz Türkiye" adı altında yürüttüğü ikinci çözüm süreciyle ilgili olarak Dervişoğlu,
Konuşulan terörsüz Türkiye yani ambalaj o. Ama hiç terörsüz Türkiye'den bahseden yok. Anayasa değişikliğinden, yasal düzenlemelerden, Abdullah Öcalan'ın umut hakkından yararlanmasından, onun özgürlüğünden bahsediliyor. Silah bırakıldı deniyor ama Cemil Bayık, Öcalan için onun özgürlüğü çok önemli, şartları değişmezse bu yolda yasal ve anayasal adımlar atılmazsa silah bırakma süreci devam etmez diyor. Ki orta yerde bir silah bırakma sürecinin olduğunu da görmüyorum ben.
ifadelerini kullandı. Kürtçü terör örgütü PKK'nın Süleymaniye'deki tiyatrosuyla ilgili olarak Dervişoğlu,
Silahlar adli emanete alınmadı, tespit edilmedi. Balistik incelemeleriyle alakalı kimse herhangi bir kaygı yaşamadı.
Gelenlerin hiçbir tanesi etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere müracaat etmedi, isimlerini kaydetmediler, yazdırtmadılar.
şeklinde konuştu. Birinci çözüm sürecinin başladığı tarihe dikkat çeken Dervişoğlu'nun
"Bundan önceki açılım süreci de Suriye İç Savaşı'nın patlak verdiği 2011'den sonra inşa edildi. Ama sonucunun neye mal olduğunu hepimiz biliyor. Devletler kendi jeopolitiğinden kaynaklı olarak birtakım adımlar atabilir ama ben bu atılan adımların devlet aklıyla atılması gerektiğine inanıyorum."
ifadeleri üzerine program sunucusunun araya girerek "DEM diyor ki devletle biz bu işi yürütüyoruz zaten" şeklinde sorusuna
"DEM her şeyi söylüyor, o zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter yapaımızın tartışılmasını mı arzuluyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Lozan’ın tapu senedi olma vasfını mı tartışmaya açıyor?
satırlarıyla yanıt verdi. Dervişoğlu, komisyon tartışmalarıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:
Bu süreci bu zamana kadar kendileri çalıp oynayarak getirdiler. Ben, o sürecin figüranı olmak ve komisyonda kullanacağım hayır oyuyla, onların evet oylarını meşrulaştıracak bir siyasi hatanın içine asla düşmeyeceğim.
Bugün Özgür Özel Bey tavsiyede bulunmuş: ‘’Keşke ben Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam, İYİ Parti'yi ikna ederdim’’
Benim böyle bir ikna derdim olsa önce Özgür Bey’i iknaya uğraşırdım komisyona katılma diye.
Program sunucusunun "Devlet Bey dedi ki geçen hafta, muhalefet hazırlıksız yakalandı bu sürece o yüzden panik halindeler." şeklindeki sorusunu İYİ Parti lideri Dervişoğlu şöyle yanıtladı:
Evet öyle bir beyanı var, doğru yani. Ben Devlet Bey, Abdullah Öcalan’ı Meclis kürsüsüne davet ettiğinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Türk milletini Devlet Bahçeli'ye karşı savunacağımı rüyamda görsem inanmazdım diye söylemiştim.
Böyle bir şeye hazırlık olabilir mi? Yani sayın Devlet Bahçeli'nin, Öcalan'ın Meclis'e gelsin, örgütü feshettiğini bu kürsüden açıklasın, umut hakkından yararlansın, İmralı'yla Meclis arasında köprü vazifesini DEM yapsın, örgütün bütün unsurları hatta Öcalan'ın 2013'teki tutanaklarında anladığımız TBMM'de bir komisyon kurulsun şeklindeki talepleri gündeme getireceğini elbette ki aklımın ucundan geçiremezdim. Böyle bir şeye apansız yakalanmak kadar da doğal bir şey yok. İhaneti keşfedemezsiniz ki nasıl hazırlık yapacaksınız?
İhaneti keşfedemezsiniz ki nasıl hazırlık yapacaksınız?






