İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Dr. Mustafa Veysel Güldoğan, bu hafta sonu düzenlenecek Münih Güvenlik Konferansı’na (MSC) kırmızı kategoride aranan Kürtçü teröristlerin davet edilmesine sert tepki gösterdi.
Konferansın ev sahibi olan Almanya'yı da sert şekilde eleştiren Güldoğan, terör saldırılarının defalarca doğrudan hedefi olmuş Diyarbakırlı bir ailenin ferdi ve her şeyden önce bir Türk vatandaşı olarak eli kanlı teröristlerle aynı mekanda bulunmayı zül saydığını belirtti ve kendisine gelen konferans davetini de reddettiğini açıkladı.
"Almanya’nın Tavrı Sabır Sınırlarını Aşmıştır"
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Güldoğan, Almanya’nın Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini göz ardı eden sistematik bir tavır sergilediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"‘Müttefikimiz’ olan Almanya’nın terör örgütlerine sağladığı himaye ve destek, ittifak hukukuna sığmayan bir husumet göstergesidir."
Konferansa Kürtçü terör örgütü elebaşları Mazlum Abdi ve İlham Ahmed gibi isimlerin dahil edilmesini "müttefiklik ruhuna sıkılmış bir kurşun" olarak nitelendiren Güldoğan,
"Türkiye dahil dünyanın dört bir yanından devlet adamlarının davet edildiği organizasyona terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan terörist Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in de dahil edilmesi, sadece diplomatik bir skandal değil, aynı zamanda müttefiklik ruhuna da sıkılmış bir kurşundur."
satırlarına yer verdi. Güldoğan, iç siyasette de "yeni anayasa" bahanesiyle terör elebaşlarının meşru muhatap kabul edilmesinin dışarıdaki ihaneti beslediğini savunurken,
"Türkiye aleyhine pusuda bekleyen başkentlere de cesaret vermekte, içerideki zafiyet, dışarıdaki ihaneti beslemektedir."
ifadelerini kullandı.
Hükümete "Somut Adım" Çağrısı
Hükümet yetkililerini sadece kınama mesajlarıyla yetinmemeye çağıran İYİ Partili Güldoğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Hükümet yetkililerini, bu aymazlık karşısında kınama mesajlarıyla yetinmemeye, devletimizin vakarına yakışan somut ve caydırıcı adımları derhal atmaya davet ediyorum. Ne teröriste ne de onları himaye eden yabancı güçlere tahammülümüz vardır."






