Eli kanlı komünist Sovyet diktatörü Josef Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944'te Kırım Tatarları, Kırım'daki vatanlarından sürgün edildi.
Sürgün sırasında Kırım Tatarlarının büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu.
Türkistan bozkırlarına ve Sibirya’ya sürgün edilen Kırım Tatarlarının yüzde 46’sı yolda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli nedenlerden dolayı yaşamını yitirdi.
1989 yılına kadar Kırım Tatarları, sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu.
Anavatan Kırım’a geri dönmek isteyenler ya hapse atılıyor ya da başka yerlere sürgün ediliyordu.
Kızıl karanlığın yırtılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatanlarına dönmeye başlarken 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bozkırlarında kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgününü, soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti.
Söz konusu zulmü soykırım olarak kabul eden ülkeler:
- Ukrayna (12 Aralık 2015)
- Letonya (9 Mayıs 2019)
- Litvanya (6 Haziran 2019)
- Kanada (10 Haziran 2019)
- Polonya (12 Temmuz 2024)
- Estonya (16 Ekim 2024)
- Çekya (18 Aralık 2024)
"Soydaşlarımız, uzun yıllar boyunca ana vatanları olan Kırım yarımadasına dönememiştir. Kırım’ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının acıları, Yarımada’nın yasa dışı biçimde ilhakıyla daha da ağırlaşmıştır. Türkiye, Kırım Tatarlarının milli kimlik, dil ve kültürlerinin korunması ile güvenlik ve refahlarının sağlanmasına yönelik desteğini sürdürecektir."








