AKP'li eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kürtçü terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’la görüşmeye gönüllü olduğunu açıkladı. Arınç, “Kimse gitmezse ben giderim” diyerek teröristbaşıyla görüşme çıkma teklifinde bulundu.
Sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayan Arınç, Bahçeli'nin 7 Ekim'deki grup toplantısında dile getirdiği teröristbaşı Öcalan'la görüşülmesi önerisini destekleyerek,
"Süreci sağlıklı yürütmek istiyorsa, Öcalan'ın İmralı'da doğrudan dinlenmesi gerekir"
ifadelerini kullandı. Arınç açıklamasının devamında,
Teröristbaşı Öcalan'ın örgüt üzerinde fiili etki alanının devam ettiğini öne süren Arınç, "Bugün hâlâ PKK üzerindeki fiili etki alanı devam eden bir figürle konuşmadan, sadece onun açıklamalarına dolaylı biçimde atıf yaparak ilerleme kaydedilemez
Eğer kimse bu konuda gönüllü olmazsa, gerekirse İmralı'ya ben gider, Öcalan'la görüşürüm. Görüşmenin tüm detaylarını da ister Meclis Komisyonu'yla, ister kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşırım."
şeklinde konuştu.
“Kozmik Oda’yı Kumpaslara Açan Akıl”
Arınç’ın açıklamaları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hayati güvenlik sırlarını Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kumpaslarına kurban edildiği dönemi hatırlattı.
2009 yılında Bülent Arınç'a suikast yapacakları iddiasıyla oluşturulan kumpas sonucu iki Türk subayı, FETÖ'cü polisler tarafından gözaltına alınmış, kumpas sonucu Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığında arama yapılmıştı.
20 Gün Boyunca Devlet Sırlarını Sızdırdılar
FETÖ kumpası sonucu Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının "kozmik oda" olarak bilinen kısımlarında 20 gün boyunca yapılan aramalarla ilgili olarak daha sonra; Yargıtay 16'ıncı Ceza Dairesindeki yargılamalar sırasında verilen ara karar gereği Genelkurmay Adli Müşavirliğince gönderilen raporla, aramalarda TSK'nın "devlet sırrı" niteliğindeki belgelerinin ele geçirildiği tescillenmişti.
Raporda, davaya konu belgelerden, incelenen 374 dijital veri ve 7 fiziki belgenin dördünün oluşturulduğu tarihten itibaren devlet sırrı niteliği taşımadığı, bunlar dışında kalan diğer tüm belgelerin başlangıcından itibaren devlet sırrı olduğu ve bu özelliklerini halen koruduğu belirtilmişti.
Raporda,
"Devlet sırrı olduğu belirtilen bir kısım belgelerin, düşman ülkeye savaş hazırlıklarımızı, savaş etkinliğimizi ve çalışma prensiplerimizi ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler içerdiği anlaşılmıştır."
tespiti yer almıştı.
Kumpasta yer alan ve aramalara dahil olan FETÖ üyesi hakim ve savcılardan,
- Mustafa Bilgili: "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 11 yıl 3 ay ve "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan verilen 5 yıl 10 ay hapis cezası,
- Halil İbrahim Kütük: "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası onandı.
- Nihal Uslu: "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl ile "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan verilen 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.









Fetö PKK işbirliği..