Kürtçü Amedspor'un geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen olağan kongresinde yeniden başkanlığa seçilen Burç Baysal, Türk kamuoyunu ayağa kaldıracak skandal ifadeler kullandı. Baysal, konuşmasında sadece sportif değil, ideolojik bir ajandanın sözcülüğünü yaparak, "kürdistani" tanımlamasıyla alenen bölücülük propagandası yaptı.
“Bugün bizlerin yıllardır karşılaştığı sorunları bölge takımları yeni yeni hissetmeye başladılar” diyerek mağduriyet algısı yaratmaya çalışan Baysal, bu sorunların çözümünü ise milli birlik ve beraberlikte değil, etnik temelde “sahiplenme” çağrılarında aradı. “Van'dan başlamak üzere Kars'a, Iğdır'a, Batman'a kadar” diyerek bazı illeri özellikle hedef gösteren Baysal, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki bu şehirleri etnik çizgilerle ayrıştırmaya kalktı.
En dikkat çekici ve skandal ifadelerden biri ise şu oldu:
“Özellikle kendilerini kürdistani gören tüm takımların bu konuda maruz kaldıkları olaylardan arındırılmaları için her türlü mücadeleyi biz başta Amedspor olarak vereceğiz.”
Bu açıklama, bir spor kulübü başkanından ziyade etnik ayrılıkçı bir siyasi hareket liderinin konuşmasını andırırken, “kürdistani” gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısıyla açıkça çelişen ifadeler, tepki toplamaya devam ediyor.
Baysal ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu’nu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı da hedef alarak, bu kurumların “net yaptırımlar” uygulaması için baskı yapılacağını duyurdu.
Kürtçü Amedspor yönetiminin bu yeni provokasyonu, Türk sporunun birliğini, kardeşliğini ve tarafsız zeminini hedef aldığı yönünde eleştirildi. Sporu siyasal bir araç olarak kullanmanın hem etik dışı hem de Türk milletinin ortak değerlerine karşı açık bir provokasyon olduğu yönünde tepkiler çoğalırken, gerek federasyonun gerekse yargı organlarının bu söylemleri görmezden gelmesinin, ileride telafisi mümkün olmayan ayrışmalara zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.







Amedspor diye bir takım yoktur. Diyarbakırspor vardır. Bugün Diyarbakırspor işgal altındadır.