Kürtçü DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.
Grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakırhan, AKP'li Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un "umut hakkı" ve "tecrit" açıklamalarına tepki gösterdi.
"Nerde Durduğunu Netleştirsin"
Bakırhan, "Sormak lazım Adalet Bakanı bu sürecin neresinde? Kimin nerede durduğunu bir zahmet netleştirmesi lazım" dedi:
"Bu konuda uluslararası mahkemelerin vermiş olduğu kararlar var. AİHM kararları var. Sanırım bu mesele Sayın Adalet Bakanı’nı aşan bir meseledir. Uluslararası evrensel hukuku uygulayacaksa, umut hakkı diye bir şey de var. Bu bizim icat ettiğimiz bir mesele değil. Çözüm, barış olacaksa, yeni demokratik bir zemin oluşturulacaksa umut hakkı da tabii ki gözden geçirilmelidir. Adalet Bakanı’na sormak lazım. Gerçekten Adalet Bakanı bu sürecin neresindedir? Bu cevap, bu sürece ne katkı sunuyor? Tecrit yokmuş… Biz inandık mı buna? 4 yıldır Sayın Öcalan avukatlarıyla, ailesiyle mi görüşüyor? Ayıptır. Kimin nerede durduğunu bir zahmet biraz netleştirmesi gerekiyor.
Bizim cephemizden, derli toplu, net, somut, bu sürece nasıl yaklaştığımızı siz basın emekçileri biliyorsunuz. Saklamadan sakınmadan her şeye yanıt olmaya çalışıyoruz. Bizim muhatabımız şimdi kim? Her gün bir AK Partili yetkili, Bakana cevap vermek zorunda kalmayalım. Umut hakkı vardır. Umut hakkı bir haktır. AİHM’in karar verdiği evrensel bir haktır. Ne yapacak, insanlar sonsuza kadar cezaevinde mi kalacaklar?"
"Öcalan'ın Kendi Partisini Kuracağı..."
Kürtçü Bakırhan, açıklamasına 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde, Meclis kürsüsünde teröristbaşı Öcalan için "kendi partisini kursun" sözlerini sarf ederek devam etti:
"Sayın Öcalan'ın kendi partisini kuracağı, kongreyi yöneteceği, katılacağı mekanizmayı oluşturun. Bu da pedalı çevirmenin en önemli aşamalarından birisidir. Umut hakkı bir haktır, evrensel hukukun gereğidir, AİHM’in verdiği bir haktır. Kaldı ki bu süreç yürüyecekse, çözüm olacaksa umut da olmalı umut hakkı da olmalıdır. Ne yapacak insanlar sonsuza kadar cezaevinde mi kalacak."









Hani şart mart yoktu. Başladılar dökülmeye...