Türklerin Doğu Akdeniz’deki egemen varlığını taçlandıran tarihi bir adım olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) kuruluşunun 42'inci yıl dönümü bugün, 15 Kasım tarihinde coşkuyla kutlanıyor.
Kıbrıs Türklerinin 15 Kasım 1983 tarihinde ilan ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yarım asrı aşan direnişin, şehitlerin kanıyla yazılmış bir hürriyet mücadelesinin ve anavatan Türkiye ile omuz omuza verilen varlık savaşının en somut eseri olmayı sürdürüyor.
Başkent Lefkoşa’da düzenlenen törenler, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık yürüyüşünün ölümsüz liderlerini bir kez daha hatırlattı. Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve Kıbrıs Türk mücadelesinin önderi Dr. Fazıl Küçük, devlet erkânı ve halkın yoğun katılımıyla şükranla anıldı.
Şehitliklerde yapılan törenlerde, Kıbrıs Türklerinin bugünkü hürriyetinin bedeli bir kez daha hatırlatıldı.
Kutlamalar kapsamında, başkent Lefkoşa’daki Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmi geçit töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, törendeki konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığını, kimliğini ve haklarını koruma mücadelesi on yıllardır aralıksız biçimde devam ettiğini altını çizerek,
"Bizden önceki nesiller bu mücadeleyi bugünkünden çok daha zor koşullarda vermişler, çok ağır bedeller ödemişlerdir. Onların mücadelesi, bugün bizlerin yolunu aydınlatmakta, bizden sonraki nesillere varlığımızı bugünkünden çok daha iyi koşullarda sürdürecekleri bir ülkeyi miras bırakma azmimizi ve kararlılığımızı artırmaktadır.
Biz, bizden öncekilerin bize bıraktığı mirası geliştirerek bizden sonrakilere aktarmakla yükümlüyüz. Bunun için, varlığımızı, kimliğimizi korumak, geliştirmek, bu topraklara her gün daha fazla kök salmak, çocuklarımızın, hak ettikleri şekilde uygar, insan onuruna yaraşır bir hayat sürecekleri, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki çocukların sahip oldukları hak ve olanaklara sahip olacakları, dünyayla buluşacakları koşulları yaratmak boynumuzun borcudur"
Kıbrıs Türklerinin adadaki egemenlik ve eşitlik haklarının ihlal edilmesine, görmezden gelinmesine, yok sayılmasına izin vermeyeceğini kaydeden Erhürman,
"Bugün uluslararası ilişkilerde en önemli ve belirleyici konular arasında yer alan güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar, ticaret yolları gibi konularda Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın karar verilmesi kabul edilebilir değildir.
Kıbrıs Türk halkı soğukkanlıdır, sabırlıdır ama aynı zamanda kararlıdır. Bu halk en zor koşullarda vardı, bugün vardır, yarın da var olacaktır. Kimse bizi görmezden gelemeyecek, yok sayamayacaktır. Dünyayla buluşmamızı kimse engelleyemeyecektir.
Bu zorlu mücadelemizde, adanın tamamının garantörü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin dün olduğu gibi bugün de her koşulda yanımızda olduğunu, sarsılmaz kardeşlik bağlarımız çerçevesinde gelecekte de kayıtsız şartsız yanımızda olacağını bilmek bizim en büyük güvencemizdir.
Varoluş mücadelemizin önderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ı, bu topraklar ve çocuklarımız için hayatlarını feda eden aziz şehitlerimizi, varoluş mücadelesinde görev almış ve bugün hayatta olmayan tüm insanlarımızı saygıyla ve minnetle anar, gazilerimize teşekkürlerimi iletir, sağlıklı ve uzun ömürler dilerim."
ifadelerini kullandı.








