AKP hükümetinin Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik vize politikasında yaptığı son değişiklik, mütekabiliyet esasının fiilen rafa kaldırıldığı yönünde tartışmaları beraberinde getirdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Çin Halk Cumhuriyeti umuma mahsus pasaport sahibi vatandaşlara, turistik ziyaretler ve transit geçişler kapsamında vizesiz seyahat imkânı tanındı. 2 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenleme kapsamında Çin vatandaşları, her 180 gün içinde 90 güne kadar Türkiye’de vizesiz kalabilecek.
Ancak karar, Türk kamuoyunda mütekabiliyet esasının yok sayıldığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Zira Çin Halk Cumhuriyeti, Türk vatandaşlarına yönelik turistik vize uygulamasını hâlen son derece kısıtlayıcı biçimde sürdürüyor.
Türk vatandaşlarına Çin’e turistik vize verilmezken, ticari vize başvurularının ise ancak Çin’de yerleşik bir şirketten davet mektubu alınması halinde ve yoğun bürokratik prosedürler eşliğinde değerlendirildiği biliniyor.
Başvurularda şirket ofisinin fotoğraflarından faaliyet belgelerine kadar çok sayıda ayrıntılı evrak talep edilmesi, sürecin fiilen caydırıcı bir niteliğe büründüğünü gösteriyor.
Tek Taraflı Muafiyet Tartışması
Bu tabloya rağmen Türkiye’nin Çin vatandaşlarına tek taraflı vize muafiyeti tanıması, “mütekabiliyet” ilkesinin ne ölçüde gözetildiği sorusunu gündeme taşıdı. Uluslararası ilişkilerde temel bir prensip olarak kabul edilen mütekabiliyet, devletlerin karşılıklı hak ve yükümlülüklerde denge gözetmesini ifade ediyor.
Türkiye’nin attığı bu adımın, Çin tarafından Türk vatandaşlarına yönelik benzer bir kolaylıkla karşılanıp karşılanmayacağı ise belirsizliğini koruyor.








