Bursa’da bu sabah yapılan narkotik operasyonunda Özel Harekat polisi Emre Albayrak’ı şehit eden uyuşturucu müptezellerinin suç kayıtları paylaşıldı. Şüphelilerin dosyaları, Türk güvenlik güçlerinin karşı karşıya kaldığı tehditlerin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Edinilen bilgilere göre saldırıda yer alan Çetin A. hakkında “kasten yaralama”, “tehdit ve hakaret” suçlarından çok sayıda işlem yapıldığı belirlendi. Şüphelinin kaydında, 2 adet tehdit ve hakaret, 2 adet genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 3 ayrı kasten yaralama suçu ile 2 adet TCK 191 kapsamındaki uyuşturucu madde kullanımı veya bulundurma dosyasının bulunduğu tespit edildi.
Diğer saldırgan Ramazan A.’nın da sabıka dosyasının kabarık olduğu görüldü. Ramazan A. hakkında 4 kez kasten yaralama, 2 kez tehdit ve hakaret, ayrıca bilişim yoluyla hırsızlık suçundan işlem yapıldığı öğrenildi.
Özel Harekat polisi Emre Albayrak’ın şehit düşmesine yol açan bu hain saldırı, kamuoyunda infial yaratırken, fail durumundaki isimlerin defalarca suç işlemesine karşın sokakta dolaşabiliyor olması “cezasızlık” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.







El Salvadordaki cecot hapishanesi gibi sistem kurulmalı türkiyeyede. sokaklar 3-4 ten fazla suç kaydı olan keko serseri tiplerden geçilmiyor. milletin sabrı suç kaydı olan serserilere karşı taşmaya başladı
Şuan (başta FETÖ/PDY suçlamasıyla hapiste tutulanlar olmak üzere, siyasetçi, gazeteci, eylem yapan insanlar...) siyasi suçlar dışında ne kadar suç türü varsa hepsinin cezaları kağıt üzerinde kalıyor. İş infaza geldiğinde 18 sene ceza 2-3 senede serbest kalmaya dönebiliyor fiilen. Müebbet(sözlükte ebediyen, infazda en fazla 24 yıl), Ağırlaştırılmış Müebbet(en fazla 30 yıl) gibi terimler insanların algısında "ölene kadar yatacak" şeklindeyken fiilen öyle olmuyor. Erkenden çıkmanın bin bir türlü yolu oluyor. Adalet sistemimizdeki en büyük 2 sorundan 1.si ne ceza verilirse verilsin siyasi suçlar (doğrudan mükerrir gibi muamele görüyor) hariç infaz sisteminde bu cezaların erimesi. 2.si, adil yargılanan insanlar çoğunlukta olsa da adaletsiz süreçler az değil ve hem göze batıyor hem can yakıyor. Yargılama dışarıdan etkiye çok açık, hem zengin-günlü insanların hem toplumun hem de siyasetçilerin müdahalesi had safhada.