CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı bir programda gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Özel, İkinci İhanet Süreci'nin Gazi Meclis'te pazarlıklarının yürütüldüğü malum komisyonun işleyiş şeklini eleştirdi:
"Suriye’de birtakım gelişmeler olunca bu komisyonun önce kurulması geciktirildi. Şimdi de zamana yayan, sadece dinleyen, harekete geçmeyen bir pozisyonu var. Oysa önümüzde Türkiye’yi demokratikleştirecek koca bir liste var. Bu listenin en başında hangi görüşten olursa olsun hasta ve tutuklu hükümlüler var, bu insanlarla ilgili hızlı bir düzenleme yapılması lazım. Ardından kayyumla ilgili düzenleme gerek”
"Kürt sorununu demokratkileşme çerçevesinde çözmeliyiz"
Özgür Özel, açıklamalarının devamında AKP-MHP-DEM'in dizayn ettiği "Terörsüz Türkiye" adı altında yürütülen İkinci İhanet Süreci'nin, "hiçbir pazarlık olmadan" yürütüldüğüne dair söylemlere tepki gösterdi:
"Bu süreç sonradan haberdar olduğumuz, 1-1,5 yıldır devlet yetkililerinin ve Abdullah Öcalan’ın görüştüğü, silah bırakmak üzerinde bir mutabakata varıldığı ve bunun karşılığında da bir takım demokratik adımların atılacağı bir süre var. En başta ‘pazarlık yok’ denildi. Buna illa pazarlık demek zorunda değilsiniz. Çatışmalı bir süreci bitiriyorsunuz, bir terör örgütü silah bırakıyor, br terör örgütü bir irade koyuyor ve buna razı olması için de birtakım düzenlemeler yapılacak. Bu mesele milletin gözünün içine bakıp da böyle anlatılmak yerine ‘Efendim hiçbir pazarlık yok, kayıtsız şartsız silah bırakılacak. Çağrı Suriye’yi de Irak’ı da şurayı da burayı da kapsayacak merak etmeyin’ dedikleri için millete karşı samimi olmadıkları için... Hatırlayın bu süreç ilk çıktığında ben ‘Destekleyeceğiz, Meclis’te olacağız, terörsüz ve demokratik bir Türkiye. Kürt sorununu demokratikleşme çerçevesinde çözmeliyiz"
"Şehit ailelerinin gözünün içine bakamayacağımız işler yapmamalıyız"
Özel, konuşmalarının devamında söz konusu sürecin şehit ve gazi ailelerinin rızaları alınarak yürütülmesi gerektiğini ifade etti:
"Şehit ailelerinin, gazilerinin gözünün içine bakamayacağımız işler yapmamalıyız, onların rızalarını almalıyız. Bakın şehit ve gazi ailelerimizin derneklerini Yankı Bağcıoğlu ziyaret etti, görüşlerini aldı. En son bu komisyon başladığında Ankara’ya geldiler. Tüm partilere heyetler gitti, ben oları Ankara'daki yerlerinde ziyaret ettim. Birlikte konuştuk. Onlar, ‘Biz yandık, başkası yanmasın, başka annelerin gözleri yaşlı kalmasın. Biz her türlü fedakarlığı yaparız ama samimi olunsun. Doğru işler yapılsın, bizleri rencide edecek işler yapılmasın’ dediler. Bu kadar saygın, bu kadar net bir tutum içindeler."
"Ne Türk milliyetçilerini üzebilirim ne de Kürt düşmanı olabilirim"
Özgür Özel, sürecin vatandaşa doğru anlatılmadığını iddia etti. Özel, halkın CHP'nin komisyondan kalkma talebine ilişkin ne Türk milliyetçilerini üzebileceğini, ne de Kürt düşmanı olabileceğini söyledi:
"Bunun vatandaşa doğru anlatılması lazım, böyle olacak, bunun sonunda da Türkiye şu avantajları elde edecek diye. Ama bunu bir parti kendine çıkar için, bir ittifak iktidar için falan… Efendim CHP masadan kalksın, Kürtleri kaybetsin; masada otursun Türkleri, Türk milliyetçilerini kaybetsin... Ben Türk milliyetçilerine de çok saygılıyım. Ne Türk milliyetçilerini üzebilirim ne de Kürt düşmanı olabilirim. Bu ülkeyi benim kadar çok seven dünya kadar Kürt arkadaşım var. O yüzden Türk milliyetçilerini de Kürtleri de memnun edebilecek bir ortak başarı yakalanmalıdır."
Mansur Yavaş'ın Adaylığı Hakkında
Özgür Özel, Mansur Yavaş'ın olası Cumhurbaşkanı adaylığı hakkında da konuştu. Özel, Mansur Yavaş'a "adayımız sensin" gibi bir dayatmadan ziyade bu meselenin millete bırakılacağını ifade etti:
"Bundan sonraki süreçte hassas davrandığımız bir nokta var. Bir, adayımız Ekrem İmamoğlu. Bunu ben de söylüyorum Mansur Bey de. Onu adaylaştırmak için her şeyi yapacağız. Ekrem Başkan’ın bir yedeği yok. Ben Mansur Bey’i bir yedek aday pozisyonuna sokamam. Ekrem Başkan adaylaşamazsa kararı ben vermeyeceğim. Artık bazı kazanımlardan geri dönülemez demokrasilerde. 23 Mart günü bir kazanımdır. Yetkili kurullar tartışır. Ama bir aday değişecekse biz bunu yine 2 milyon üyemiz ve hatta artık yanında 15 milyon karar vermiş, milletimizle birlikte kararlaştırırız. Artık biz partinin adayını milletle birlikte belirlemeye geçtik. Buradan biz geri dönmeyiz biz artık. O yüzden Mansur Bey adaylaşacaksa da üyelerimizle ve milletimizle birlikte kararlaştırırız. Onlara sorarız. Birden çok aday varsa onu da sorabiliriz. Ama Mansur Bey kuvvetli bir seçenektir ama kendisi işine odaklı. Diyor ki ‘Ben Ankara’ya bakıyorum.’ Onun tercihi günü gelmeden ne bir adaylık ilan etmek, ne de kendisine öyle bir noktaya şimdiden kanalize etmek. Onun yerine dürüstçe, namusluca, çalışkan, emek vererek Ankara Büyükşehri yönetiyor. Bunun karşılığında millet onu en güzel yerlere layık görüyor. Günü geldiğinde her şey böyleyse, kendisi de isterse ben ona ‘Adayımız sensin’ demek yerine, yine bunu en toplumsal bir şekilde yaparız.”
"Türkiye-Amerikan ilişkileri berbat bir durumda"
Özgür Özel ayrıca, geçtiğimiz hafta gerçekleşen Erdoğan-Trump görüşmesine değindi. Özel, Trump'ın Avrupa'da "aşırı sağ" partileri desteklemesine değinerek Erdoğan'a itafen "Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" dedi:
"Ben Türkiye-Amerikan ilişkileri arasından berbat bir durumda olduğumuzu düşünüyorum. Kurumsal ilişkiler, kurumlar ve kurallar lafa kalkmış, Trump’ın tarzıyla kişisel ilişkiler üzerinden laf salatasıyla, bizi avutan, her şeyi alan, hiçbir şey vermeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Hatta övünüyorlar, Erdoğan’la Trump’ın arası iyiymiş. Hayırlı olsun. Trump Almanya’da kimi destekliyor? Alternative für Deutschland’ı, yani AFD’yi. Aşırı sağ ve Türk düşmanlarını destekliyor. Beğendikleri, sevdikleri Trump Almanya’da Türk düşmanlarını destekliyor. Le Pen’i destekliyor Fransa’da, faşist partiyi destekliyor. Nerede bir otokrat varsa, nerede birisi demokrasiyi mahvediyorsa onu destekliyor. Trump’ın destekleri Almanya’da iktidar olsa Türk vatandaşlarımıza zulmedecekler. Onlar güçlendikçe Türkler korkuyorlar. Ne katliamlara uğradık ne Türk mahallelerinde yangınlar çıktı. Bunları yapan anlayışı Trump destekliyor. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim."








