ABD Hazine Bakanlığı, 10 Ekim’de Arjantin Merkez Bankası’yla 20 milyar dolarlık döviz takası anlaşması imzalayarak doğrudan Arjantin pesosu satın aldı.
Trump yönetiminin söz konusu hamlesi Washington’un uzun yıllar sonra ilk kez yabancı bir para birimine doğrudan müdahalesi anlamına geliyor. Ancak piyasaları “istikrara kavuşturma” gerekçesiyle açıklanan adım, Trump yönetiminin müttefiki Javier Milei’ye seçim desteği olarak değerlendiriliyor.
Seçim Öncesi Dolar Desteği
Arjantin’de 26 Ekim’de yapılacak ara seçimler öncesinde Başkan Milei’nin parlamentodaki çoğunluğunu artırma hedefi, Washington’un müdahalesiyle doğrudan kesişti. Hazine Bakanı Scott Bessent, müdahaleyi “ani likidite krizi” gerekçesiyle savunurken, ABD’nin hedefinin “piyasa istikrarı” olduğunu öne sürdü. Ancak uluslararası analistler, 20 milyar dolarlık takasın ekonomik değil, ideolojik bir tercih olduğunu belirtiyor.
ABD’nin Arjantin’le ticaret hacmi 26 milyar dolar düzeyindeyken, Meksika’yla 830, Brezilya’yla 92 milyar dolar olması bu desteğin “ekonomik gerekçeden çok politik motivasyonla” yapıldığını gösteriyor.
Washington’da Tepki: “Trump, Kendi Ülkesini Kapatıp Yabancıya Destek Veriyor”
ABD’de federal hükümetin kısmen kapalı olduğu dönemde yapılan milyarlarca dolarlık dış transfer, hem Demokratlardan hem Cumhuriyetçilerden tepki topladı. Demokrat Senatör Elizabeth Warren, “Trump kendi hükümetini kapatırken yabancı bir hükümeti ayakta tutuyor. ‘America First’ dedi ama aslında milyarder dostlarını öne çıkarıyor” sözleriyle tepki gösterdi.
Finansal Görünümlü Politik Hamle
Uzmanlar, anlaşmanın FED’in gelişmiş ülkelerle yürüttüğü klasik swap hatlarından çok 1990’lardaki Meksika kurtarma modeline benzediğini vurguluyor.
Trump yönetimi, Latin Amerika’da “ekonomik özgürlük yarımküresi” söylemiyle kendisine yakın liderlerle ittifak kurmaya çalışıyor. Milei ise ABD desteğini “Birlikte özgürlük ve refah kıtası inşa edeceğiz” sözleriyle teşekkürle karşıladı. Ancak bu söylem, bölgedeki bağımsızlık iddiasının tam tersine Washington’a bağımlılığı derinleştiriyor.
Ekonomistler, “Trump’ın amacı bölgeyi istikrara kavuşturmak değil, kendine benzeyen popülist liderleri ayakta tutmak” yorumunda birleşiyor.








