Batı Trakya Türklüğünün Lideri Sadık Ahmet, vefatının 31. yıl dönümünde anılıyor.
Batı Trakya Türklüğünün Lideri DR. Sadık Ahmet, Batı Trakya'daki Türklerin hak ve kimlik mücadelesinin sembol isimlerinden biri olarak akıllara kazındı.
7 Temmuz 1947'de Gümülcine'nin Küçük Sirkeli köyünde dünyaya gözlerini açan Sadık Ahmet, ilk ve orta öğrenimini Batı Trakya'da tamamladı. Öğrenimini bitirmesinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Doktor olarak görev yaptığı yıllarda yalnızca mesleğini yapmakla kalmadı, Batı Trakya Türklerinin maruz kaldığı hak ihlallerine karşı da mücadele etmeye devam etti.
Türk kimliğinin inkar edilmeye çalışıldığı, eğitim, vakıf ve örgütlenme haklarının çeşitli uygulamalarla azaltıldığı bir dönemde Türklerin haklarını savunmayı kendisine vazife edindi.

Yunanistan Parlamentosu Yılları
1980'li yıllardan beridir Batı Trakya Türklerinin mücadelesinin öncülerinden biri haline gelen Sadık Ahmet, Türk kimliğinin özgürce ifade edilmesi için yürüttüğü çalışmalar nedeniyle Yunanlılar tarafından yargılandı ve hapis cezasına çarptırıldı. Olanlara rağmen pes etmeyip Batı Trakya Türklerinin problemlerini uluslararası platformlara taşımaya söz verdi.
1990 yılında bağımsız sıralardan milletvekili olarak Yunan Parlamentosuna girmesi, Batı Trakya'nın siyasi temsil mücadelesi bağlamından önemli bir dönüm noktası oldu.
İlerleyen yılların ardından Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisinin kuruluşuna öncülük ederek mücadelesini siyasi alana taşıdı.

"Türk Olduğum İçin Hapse Götürülüyorum"
Yukarıdaki fotoğraf ise 25 Ocak 1990'da seçim bildirilerinde Batı Trakya azınlığını "Türk" olarak tanımladığı için yargılanacağı Gümülcine Mahkemesi önünde, Batı Trakya Türklerine hitabı yer alıyor. Mahkeme sonucu hapse mahkum edilmiş ve bunu da şu sözlerle ifade etmişti:"Evet, ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak suç ise burada tekrar ediyorum: Ben bir Türk'üm ve öyle kalacağım"
Yunanlılar Tarafından Öldürülme İhtimali
24 Temmuz 1995'te, ailesinin de içinde bulunduğu araçla geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.
Dünya kamuoyuna "kaza" olarak pazarlanan bu olay, aradan geçen 30 yıla rağmen tüm yönleriyle aydınlatılamamıştır. Sadık Ahmet'in aracına çarpanın kimliği ve kazanın ardındaki tüm soru işaretleri bugün dahi hafızalardaki yerini korumaktadır. Söz konusu kazada Yunan parmağı olduğuna dair yaygın bir görüş vardır.
Sadık Ahmet, aradan geçen yıllara rağmen Batı Trakya Türkleri için hak arayışının, kararlılığın ve milli şuurun simge isimlerinden biri olarak anılmaktadır.









