MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, partisinin televizyon kanalında dün, 19 Kasım akşamı yayınlanan programa telefonla bağlanarak yeni bir skandal açıklamada daha bulundu.
AKP-MHP-DEM ortaklığında yürütülen "ikinci çözüm süreci" kapsamında TBMM'de oluşturulan komisyonun, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çekmekte olan teröristbaşı Öcalan'ın ayağına giderek, İmralı Cezaevi'nde görüşme planıyla ilgili olarak konuşan Yıldız, AKP ve MHP arasında herhangi bir fikir ayrılığı olmadığını iddia etti.
Yıldız açıklamasında yeni bir infaz düzenlemesinin şart olduğunu belirterek,
“Terörsüz Türkiye konusunda MHP ile AK Parti arasında en ufak fikir ayrılığı yok… Bir infaz düzenlemesi şart…"
ifadelerini kullandı.
Skandal ifadeleri bununla da kalmayan Yıldız, şartların gerçekleşmesi halinde teröristbaşı Öcalan'ın "umut hakkı"ndan da faydanalabineceğini kaydederek,
"Liderimizin şarta bağlı söylediği umut hakkı, şartlar yüzde yüz gerçekleştiğinde elbette açılacaktır”
şeklinde konuştu.
Teröristbaşı Öcalan'ı Serbest Bırakma Çabaları
“Umut hakkı” söylemi, Kürtçü terör örgütü PKK elebaşı Öcalan’ın serbest bırakılmasına zemin hazırlayan siyasi bir manevra olarak görülüyor. Yıldız’ın “şartlar oluşursa kullanılacaktır” diyerek işaret ettiği bu düzenleme, Kürtçü terör yoluyla sayısız şehidimizin kanını elinde bulunduran teröristbaşı Öcalan'ın için bir çeşit tahliye kapısının aralanması anlamına geliyor.
Devlet Bahçeli'nin İmralı Cezaevi'ne giderek bizzat teröristbaşı Öcalan ile görüşebileceğini söylemesi ve hemen ardından Yıldız'ın "umut hakkı" yönündeki açıklamaları, şehit aileleri ve gaziler başta olmak üzere Türk milletinin benliğinde derin bir öfke yarattı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Kürtçü terör karşısındaki kırmızı çizgilerinin tamamen tartışmaya açılması ve en temel güvenlik meselelerinden biri üzerinden pazarlık iması taşıyan bu ifadeler “Türk milletinin vicdanına aykırı, toplumsal hafızaya saygısız ve siyasi istismar kokan” bir tavır olarak nitelendiriyor.








