DW Türkçe'den Alican Uludağ'ın haberine göre, sokak röportajında "Elin Arap'ı öldü diye ben niye yas tutuyorum?" dedikten sonra tutuklanan Dilruba K. için İzmir Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kamu Güvenliği Büro Amirliği, söz konusu konuşmaya ilişkin tutanak tutarak savcılığa bildirdi.
İzmir Cumhuriyet Savcısı Fatih Gökkaya da Dilruba K. hakkında bu sözleri nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlarından soruşturma başlattı. Savcı Gökkaya, Dilruba K.'nın ifadesini her iki suçtan ayrı ayrı aldı.
Savcı daha sonra Dilruba K.'yı her iki suçlamadan tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk etti. İzmir'de 12 Ağustos'ta gözaltına alınan ve ardından adliyeye çıkarılan Dilruba K. mahkemede tutuklanarak İzmir Aliağa Kadın Kapalı Cezaevi'ne konuldu.
DW Türkçe'nin paylaştığı ifadesinde Dilruba K. "Ben röportajımda herhangi bir devlet makamını veya şahsı hedef almadım. Ben gerizekalı kelimesini Instagram'ın kapatılması ve hayvanların katledilmesi olaylarının hangi neticeyi doğuracağını anlamayan vatandaşları yönelik kullandım. Özellikle Cumhurbaşkanı'nı veya başka bir şahsı kastetmedim" dedi. İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan Dilruba K. buradaki ifadesinde de bu sözleri eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kullandığını, hakaret etme amacının olmadığını belirterek "Farklı bir anlama sebep olduysam özür dilerim" şeklinde konuştu.
İki ayrı suçlama ile tutuklama kararı veren hakimlik, gerekçe olarak "kuvvetli suç şüphesini" göstererek skandal bir tutuklamaya imza attı.






