Sosyal medya platformlarının algoritmik tuzakları, çocukları ve gençleri depresyon, anksiyete ve intiharın eşiğine sürüklüyor. ABD'de Meta, YouTube, TikTok ve Snapchat'e karşı açılan binden fazla davanın ilk "emsal" duruşması bu hafta başladı.
Sızan iç yazışmalar ise dehşet verici:
"Instagram bir uyuşturucudur, biz de satıcıyız."
İlk "Emsal" Dava: 19 Yaşındaki K.G.M.’nin Hukuk Mücadelesi
Yıllardır kongrelerde ifade veren ancak jüri karşısına çıkmaktan kaçınan teknoloji devleri için hesap vakti geldi. 19 yaşındaki bir ABD vatandaşı tarafından açılan ve yüzlerce benzer şikayet için yol gösterici olacak olan "bellwether" (öncü) dava süreci başladı.
Henüz 6 yaşında YouTube izlemeye, 11 yaşında ise Instagram kullanmaya başlayan genç; platformların "sonsuz kaydırma" ve "otomatik oynatma" gibi özelliklerle kendisini psikolojik bir çöküşe ittiğini iddia ediyor. ABD'li gencin avukatları, bu tasarım özelliklerinin kâr hırsıyla çocukları bağımlı hale getirmek için kasten geliştirildiğini savunuyor.
Devler Köşeye Sıkıştı: Uzlaşma ve İnat
Dava süreci ilerlerken dev şirketler arasında çatlaklar oluştu. TikTok platformu duruşmanın başlamasına saatler kala uzlaşmaya giderek dosyayı kapatma hamlesi yaptı. Snapchat ise benzer şekilde geçtiğimiz hafta gizli bir anlaşma ile davadan çekildi.
Meta (Facebook/Instagram) ve YouTube dava sürecinde henüz geri adım atmış değil ve suçlamalara karşı hukuk savaşını sürdürüyorlar.
"Suçüstü" Belgeleri: Gençleri "Ömür Boyu" Hapsetme Planı
Dava dosyasında yer alan ve "kesin delil" olarak nitelendirilen şirket içi yazışmalar, platformların çocukların ruh sağlığını hiçe saydığını kanıtlıyor. Meta'nın 2017 tarihli sızan belgelerindeki ifadeler Mark Zuckerberg'in en öncelikli hedefinin "gençleri ekrana kilitlemek" olduğunu ortaya koyuyor.
Dava sürecinde Google/Youtube tarafında ise kullanıcıların "davranışsal ağır kullanım" ve "uyku bozukluğu" yaşadığı bilinmesine rağmen, onları ömür boyu sisteme bağlayacak "shorts" özelliğine odaklanıldı
Sosyal medya devlerinin, milyarlarca dolarlık tazminattan kurtulmak için sorumluluğu ailelere ve çevresel faktörlere yüklemeye çalıştığı değerlendiriliyor. Platform avukatlarının mahkemedeki savunmalarının ana hatları ise sorumluluğu reddetme ve kullanım koşulları üzerine yoğunlaşıyor.
Davacı gencin yaşadığı sorunların okuldaki zorbalıklar ve ailevi problemlerden kaynaklandığını iddia eden avukatlar, yine davacı gencin annesinin de "Kullanım Koşullarını" okumadığını, bu nedenle platformdaki uyarıların zaten bir işe yaramayacağını öne sürerek anneyi suçluyor.
Avukatlar içeriklerden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek "ifade özgürlüğü"ne sığınıyorlar ancak söz konusu davanın yargıcı Carolyn B. Kuhl, bu savunmaları reddederek, meselenin içerik değil, bağımlılık yapan tasarım kusurları olduğunu belirterek davanın jüriye gitmesine karar verdi.
Uzmanlar Ne Diyor?
Eski bir Meta güvenlik araştırmacısı ve ifşacı (whistleblower) olan Arturo Bejar ile çocuk psikiyatristi Kara Bagot'un, mahkemede tanıklık yapması bekleniyor. Söz konus uzmanlara göre sonsuz kaydırma, beğeni sayıları ve güzellik filtreleri gibi özellikler; çocuklarda vücut dismorfisi, yeme bozuklukları ve intihar eğilimini doğrudan tetikliyor.
Jürinin, davacı ABD'li genci haklı bulması durumunda, bu durum sosyal medya şirketlerinin iş modellerini kökten değiştirmesine ve ailelere milyarlarca dolar tazminat ödenmesine yol açabileceği değerlendiriliyor.
Dava, sadece ABD’de değil, tüm dünyada çocukların dijital güvenliği için bir dönüm noktası olarak görülüyor.









Bu şirketler sayesinde ABD'ye sızdırdıkları veriler üst düzey. Hiçbir şey olmaz, ayarlanabilir bir kilit ( kaydırma ya da süre vb.), belli şekillerde seni uyaran bir sistem vs. yaparlar. ABD'nin bu verilere elveda diyeceğini zannetmiyorum.