Son dönemde rekor zararlarına rağmen üst düzey yöneticilerine ödemelerinin milyonlarca liraya çıktığı Tarım Kredi bu sefer de yeni bir skandalla gündeme geldi.
Tarım Kredi'nin sahibi olduğu ve "Koop" olarak da bilinen Kooperatif Marketler'in bir şubesinde çalışan Türk gencinin elindeki çöp poşetini taşımakta zorlandığı anlar sosyal medyada çokça tartışılmıştı.
Tarımdan Haber'in paylaştığı bilgiye göre, şirket yönetimi, söz konusu Türk gencinin “görüntüleri bilerek verdiği” ve “samimi olmadığı” gerekçesiyle kurumsal kimliğe aykırı davrandığını savunarak iş sözleşmesini feshetti.
Videoda, Türk gencinin fiziksel gücünü aşacak derecede ağır çöp poşetini kaldırmaya çalıştığı görülürken, kamuoyu bu durumu şirketin ağır iş yükü ve az personelle çalışma politikalarının bir sonucu olarak değerlendiriyor. Ağır çalışma koşulları, uzun mesai saatleri ve personel yetersizliği yüzünden market ve hizmet sektöründeki Türk gençleri oldukça yıpratıcı bir çalışma hayatı yaşıyor.
Tarım Kredi'nin de Türk gençlerinin çalışma şartlarını iyileştirmek yerine bu tür işten çıkarmalara başvurması kamuoyunun tepkisine neden oldu.
2025’in ilk altı ayına ait bağımsız denetim raporuna göre Tarım Kredi'nin sahibi olduğu Kooperatif Marketler, bu dönemde 1 milyar 563 milyon 931 bin TL zarar açıklayarak rekor düzeyde açık verdi.
2024 sonunda 3 milyar 999 milyon TL olan özkaynak toplamının da 18 ayda 2 milyar 425 milyon TL’ye gerilediği öğrenildi.
2024’ün ilk yarısında 7.1 milyon TL olan üst düzey yönetici menfaatleri ise 2025’in aynı döneminde 12.9 milyon TL’ye yükseldi.









Zincir marketlerde çalışanlara insanlık dışı bir muamele yapılıyor. Kanuna göre bir çalışma saati ve düzeni yok. Çalışanlar haftada bir gün 11 saat çalışıyorlar. Buna bütün zincir marketlerde "full çekmek" deniyor çalışanlar arasında. Bir mağaza kadrosu minimum 4 kişi olabilir ve mağaza minimum 2 kişiyle açılıp minimum 2 kişiyle kapatılabilir. Bir kişi full çektiğinde mağaza kadrosundan başka bir çalışan izin yapar. Kanunun izin verdiği fazladan çalışma ve şirketler için çalışana fazladan mesai yaptırmayı içeren yönetmelikler bu şirketler tarafından suistimal ediliyor. Bütün bu durumlar mağazaların en az -1 kişiyle çalışmasını garantileyen unsurlar haline geliyor. Çalışan full çektiği günün harici günlerde fazladan durmak zorunda kalsa bile mesai yazılmıyor. Bölge sorumluları "müsait zamanda erken çıkarsın" diyerek geçiştiriyor. Tabiki o müsait zaman hiçbir zaman gelmiyor. Kasalara sandalye koymak hiçbir işi çözmez çünkü eksik çalışıldığı için iş bitmiyor ve oturacak zaman yok ;)