Kürtçü terör örgütü PKK elebaşlarından Duran Kalkan dün, 17 Eylül'de yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne tehditler savurdu, "ikinci çözüm süreci" ilgili olarak teröristbaşı Öcalan'ın fiziki özgürlüğünü şart koştu.
Kürtlerin eylem halinde olmaya devam etmeleri gerektiğini öne süren terörist elebaşı Kalkan,
"Kürt toplumu, kadınları, gençleri duyarlı. Duyarlılıklarını sürdürmeliler, daha fazla da sürdürmeliler. Bu günler duracak günler değil; eylem halinde olma günleri. Bakur’da, Rojava’da eylemler var; durmamalı. Özellikle karar çıkana kadar da—ayın 17’sinde—Kürtler her yerde ayakta olmalı. Sokakta olmalı ve tutum istemeli. "
şeklinde konuştu. Teröristbaşı Öcalan'ın "fiziki özgürlüğü"nün zamanının geldiğini ve çoktan geçtiğini iddia eden Kalkan,
"Herhangi bir talep değil; anında gerçekleşmesi gereken bir talep. Onun için sürekli eylemde olunması gereken bir talep. Gerçekleşmemesinin kabul edilemeyeceği bir talep. Bunun için de tüm halkımızı, gençleri, kadınları, tüm dostlarımızı bu tarihi günlerde çok duyarlı olmaya ve sürekli bir eylem halinde bulunup Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü—umut hakkı olur, başka şeyler olur—sürekli talep etmeye, dayatmaya çağırıyorum."
şeklinde skandal ifadeler kullandı. Devlet Bahçeli'nin sözlerinin uygulanmamasından şikayetçi olan Kalkan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hani Devlet Bahçeli “Meclise gelsin, siyaset yapsın; DEM Parti grubunda konuşsun; başkan olsun,” demişti? Hala da söylüyor “Ben bunun arkasındayım” diye. MHP Genel Başkanı olarak; Cumhurbaşkanı olarak Tayyip Erdoğan da bunun bir devlet politikası olduğunu söyleyerek sahip çıktı. Fakat hani uygulandı mı? Uygulanıyor mu Devlet Bahçeli’nin sözleri?"
Hala da Devlet Bahçeli gerçeği ifade ediyor: “PKK, örgüt, Kurucu Önderliğin taleplerini eksiksiz yerine getirdi. Tam bir uyum ve bütünlük var. Herhangi bir olumsuz tutum, hile sayılabilecek herhangi bir şey görülmedi."
Tehdit Üstüne Tehdit Savurdu
Dağda silahını atıp anasının babasının dizinin dibine koşmaya hazır çocuklar olmadığını söyleyen terörist elebaşı Kalkan,
“Dağdaki çocuklar ne zaman gelecek?” Herkesin ağzından çıkanı kulağı duymalı. Ağzından çıkana dikkat etmeli. Dağda, öyle eve koşmaya hazırlanmış çocuk falan yok. Özgürlük için, demokrasi için dağa çıkmış, silah kuşanmış, binlerce şehit vermiş fedai özgürlük savaşçıları var. Siz kimden ne bekliyorsunuz? Önder Apo o koşullarda olacak; bir savaşçı silahını bırakıp gidecek halkın içerisine. Peki ne diyecek bu halka? Varsayalım ki anasının yanına gitti. Anası, “Niye geldin evladım?” derse ne diyecek? “Niye gittin, niye geldin? Ne değişti de geldin?” diye sormayacaklar mı? Bu kadar kan dökülmüş; çocuk oyuncağı değil ki bu!"
ifadeleriyle tehditlerine devam etti.









Sansür çok iyi olmuş. Elinize sağlık