ABD'de Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna geri dönmesiyle birlikte teknofeodal Elon Musk’ın liderliğinde federal hükümetin harcamalarını kısma bahanesiyle kurulan Hükümet Verimliliği Departmanı'nın (DOGE) faaliyetlerine ilişkin yürütülen sivil dava süreci, kurumun işleyişine dair çarpıcı detayları gün yüzüne çıkardı.
Ulusal Beşeri Bilimler Vakfı (NEH) tarihindeki en büyük toplu hibe iptallerinden sorumlu olan Justin Fox ve Nate Cavanaugh’un yeminli ifadeleri, 100 milyon dolardan fazla ödeneğin hangi işleyiş ve anlayışla kesildiğini belgeledi.
Kesilecek Federal Ödenekler ChatGPT ile Seçilmiş
Mahkeme kayıtlarına göre DOGE çalışanları, binlerce ödenek ve hibe arasından hangilerinin "Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık" (DEI) kapsamına girdiğini belirlemek için OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT’yi kullandı. Çalışanların yapay zekaya, ödenek ve hibe açıklamalarını analiz etmesi ve "DEI içerip içermediğine dair 'Evet' veya 'Hayır' şeklinde kısa yanıtlar vermesi" yönünde komutlar verdiği görüldü.
Daha önce hükümet tecrübesi bulunmayan ve teknoloji/finans geçmişine sahip olan Cavanaugh, ifadelerinden birinde, hibe iptallerini belirlerken "DEI, Eşitlik, Kapsayıcılık, LGBTQ+" gibi belirli anahtar kelimeleri baz aldıklarını doğruladı. 20’li yaşlarında ve alanında deneyimsiz biri olarak bu kararları vermesinin "uygunsuz olmadığını" savunan Cavanaugh, federal bütçe açığını azaltmanın öncelikleri olduğunu belirtti.
Bütçe Açığı Hedefi Yakalanamadı
DOGE’nin temel varlık sebebi olan "federal bütçe açığını azaltma" hedefi konusunda ise itiraf niteliğinde cevaplar geldi. Avukatın "Bütçe açığını azalttınız mı?" sorusuna Cavanaugh, "Hayır, azaltmadık" şeklinde yanıt verdi.
Kurumun sosyal medya paylaşımlarında, kesintilerden elde edilen kaynakların "liyakat esaslı ve Amerika yanlısı davalara" aktarılacağı duyurulmuştu.






