AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Gezi Parkı Davası tututkluları Osman Kavala, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Can Atalay ve Tayfun Kahraman'ı ziyaret etmek istemiş ancak Adalet Bakanlığı bu ziyarete izin vermemişti.
Tuğrul Türkeş'in ziyaret talebi kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.
Türkeş daha sonra AKP'li Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a tepki göstermiş ve "Halbuki Adalet Bakanımız kamuoyunda makes bulmuş bu gelişmeyi, başvuruyu tarafsız bir şekilde yönetmesi gerekirken tam tersine dosyayı sümen altı etmeye yönelik açıklama, değerlendirme yapma cihetine gitmiştir. Kanaatimce bu, doğru bir yaklaşım değildir." demişti.
Türkeş son yaptığı açıklamadak ziyarete izin verildiğini duyurdu.
Türkeş’in 10 gün içinde başta Osman Kavala olmak üzere Gezi tutuklularını ziyaret edeceği öğrenildi.
"Feti Yıldız'la mı Gideyim?"
Gazeteci İsmail Saymaz’a konuşan Türkeş, “Tek mi gidecekseniz” sorusu üzerine gülerek “E kimle gideyim? Feti Yıldız’la (MHP Genel Başkan Yardımcısı) mı gideyim avukat olarak?” dedi.
"Oğlum da Gezi Eylemlerine Katıldı"
Saymaz’ın “Gezi Parkı günlerinde MHP’nin eyleme destek vermesine itiraz etmişsiniz. Doğru mu?” sorusu üzerine de Türkeş, şunları söyledi:
“Gezi Parkı, ağaçlar kesilecek diye masum bir gençlik hareketi olarak başladı. Baştaki gençlik hareketi zenginleştirildi değişik örgütler tarafından. MHP’deyiz. Genel başkan yardımcısıyım. Atilla Kaya, söz aldı, dedi ki: ‘Gezi Parkı olayları var. Gençler İstiklal Marşı okuyor, Türk bayrağıyla geziyor. Bunlara destek vermemiz lazım.’ Tartışma açıldı. MHP destek vermeli mi, vermemeli mi. Atilla ve bir iki arkadaş ‘Buna da destek vermeyeceksek, MHP olarak ne güne duruyoruz’ dedi.
(MHP’nin eylemlere katılmasına karşıydınız?) Evet, kimin yaptığı belli değil. PKK’lı da giriyor, DHKP/C de. Ama saf gençlik hareketini içine karışandan ayırmak lazım. Oğlum Uğur, Ege Üniversitesi’nde okuyordu. Sonradan bana diyor ki: ‘O zaman ‘Yapma’ dersin diye söylemedim, her akşam eylemlere ben de katıldım.’
Katılmış arkadaşlarıyla. Arkadaşları Uğur’un kim olduğunu biliyor. Zaten benzer görüşteler. ‘Yol kapattık, varil yaktık’ diyor. Gençlik yapmadı mı bunu Allah aşkına. Ama iki şeyi ayırın. Gençliğin masumane protesto hareketi ile FETÖ’den DHKP/C ve PKK’ya, terör örgütlerinin girip işi bulandırmasını birbirinden ayırmak lazım.
Adamı Gezi Parkı’ndan alıyorsun, bir şey çıkmıyor, salıyorsun. Casusluktan alıyorsun, beraat ediyor, beraat ettiğini anlayınca tekrar Gezi Parkı’ndan içeri atıyorsun. TV’de adamın biri avukat sıfatıyla diyor ki: ‘Casusluktan beraat etmiş olsa dahi bu konuda kuvvetli emareler var.’ Yetkim olsa bu herifi barodan atarım. Sen nasıl avukatsın ya, sana nasıl vekalet veririm? Buna itiraz ediyorum.”








