Milliyetçi Kongre Derneği’nin (MKD) 3'üncü Büyük Kongresi 12 Ekim tarihinde Ankara Litai Otel'de düzenlendi. Kongreye çok sayıda STK temsilcisi, milletvekili ile siyasi partilerin il ve ilçe başkanları katıldı. Ancak en dikkat çeken isimler, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ oldu.
Muhalif milliyetçi çizginin iki önemli ismi, daha yalnızca ikinci yılını dolduran Milliyetçi Kongre Derneği’nin etkinliğinde bir araya geldi. Bu buluşma, derneğin kurumsallaşma sınavını başarıyla verdiğinin somut bir göstergesi niteliğinde oldu.
Derneğin bugün sergilediği kurumsallaşma seviyesi, kuruluşundan kısa süre sonra karşılaştığı zorlu sınavda saklıydı. Milliyetçi Kongre Derneği'nin kurucu genel başkanı Bahadırhan Dinçaslan, derneğin siyasi partiler üstü bir çizgide kalabilmesi adına dernek henüz bir buçuk yaşındayken genel başkanlık görevinden feragat etmişti.
Milliyetçi Kongre Derneği'nin kuruluşunda ve kurumsallaşması sürecinde büyük emekleri olan Bahadırhan Dinçaslan'ın genel başkanlıktan feragati, pek çok yeni oluşumda ciddi kırılganlıklara yol açabilecek nitelikteydi.
28 Haziran 2025’de seçilen yeni yönetim kurulu, kısa sürede tüm bu endişeleri sona erdirdi. Yeni Genel Başkan Aykutalp Arıcı’nın liderliğindeki yönetim kurulu, düzenlediği 3. Büyük Kongre ile bu sürecin yapısal bir sorun yaşanmadan atlatıldığını ve derneğin kurumsallaştığını gösteren bir performans ortaya koydu.
3. Büyük Kongre’de çekilen bu fotoğraf ise söz konusu kurumsallaşmanın adeta simgesi oldu. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve onların ortasında ikisini bir araya getiren Milliyetçi Kongre Derneği’nin Genel Başkanı Aykutalp Arıcı:

Bu dosya haberde Milliyetçi Kongre Derneği’nin bugünlere gelirken yaşadığı serüveni mercek altına aldık. Verdiği röportajlarla habere katkıda bulunan Milliyetçi Kongre Derneği Genel Başkanı Aykutalp Arıcı, Siyasi İşlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Semir Yapıcı ve Teşkilat İşlerinden Sorumlu Kadir Çetin’e teşekkür ediyoruz.
Milliyetçi Kongre Derneği’nin Kuruluşu
Milliyetçi Kongre Derneği, 2023 yılının Ekim ayında “Türk’ün adı sanı yok olmasın diye” düsturuyla kuruldu. Bu oluşumun kökleri elbet de çok daha eskilere kadar götürülebilir, ancak bir kurum olarak Milliyetçi Kongre Derneği’nin oluşumu, 2021 yılında düzenlenen Milliyetçi Gençlik Kongre’sinde başladı.
MKD Siyasi İşlerden Sorumlu Semir Yapıcı, Milliyetçi Gençlik Kongre’sine giden süreci TamgaTürk’e anlattı:
“Milliyetçi Kongre Derneği, Türk Milliyetçiliği fikrinin 21. yüzyılın şartlarında en uygun nasıl örgütleneceği sorusunun etrafında yapılan uzun tartışmalar ve çeşitli örgütlenme denemelerinin sonucunda ortaya çıktı.
Milliyetçi Kongre; Türk milletinin tarihsel birikimini, çağın gereklilikleriyle birleştirerek geleceğe taşıma iddiasıyla kuruldu. Bu yönüyle sadece bir sivil toplum kuruluşu değil; fikriyatını, örgütlenme biçimini ve hedeflerini bir bütün halinde düşünen ve uygulayan bir harekettir.
Milliyetçi Kongre’ye gelene kadar birçok örgütlenme denememiz oldu. Kimisi bir dergi etrafında, kimisi biraz daha siyasete sirayet eden oluşumlardı. Temelde Türk milletinin tarihsel birikimini, çağın gereklilikleriyle birleştirerek geleceğe taşıma iddiasındaydık.
Bunun için her şeyden önce doğru bir örgütlenme modeline ihtiyaç duyduğumuzu biliyorduk. Doğru örgütlenme modeli bize, bizim gibi olanlara yalnız olmadıklarını söylememiz için gerekliydi.
Zira tarihi fikirsiz kalabalıklar değil, hedefi ve ilkesi olan kadrolar yazar. Biz de işte o kadroların peşindeydik.
Bütün bu çalışmalarımız devam ederken 2021 yılında İstanbul’da, 6 arkadaş en meşhuru 'Hudut Namustu' olan 3 pankart astık. O dönem Türkiye’ye yönelik ciddi bir kaçak göçmen akını vardı. Çin virüsü pandemisinin sonlarına gelmişken toplumdaki güvensizlik hissiyatı doruğa çıkmıştı. Aynı zamanda o yaz Kürtçü terör örgütü PKK ormanlarımızı yakıyordu ki astığımız bir pankart da bununla ilgiliydi: 'İzmir’in dağlarında çiçekleri yakanlar hesabımız sizinle' diyorduk.
Türk milliyetçilerinin reaksiyoner olması hep eleştirilmiştir ancak tabiatın yasası etki tepkidir. Biz de tepkimizi bu pankartları asarak gösterdik. Pankartların altında o zamanlar çok popüler olan 'Öfkeli Genç Türkler' ibaresi vardı. Esasında bu bize değil Burak Kadercan adlı akademisyene ait bir tanımlama ancak biz de olan bitene öfkeliydik, gençtik ve hepsinden de öte Türk’tük.
Pankartı astıktan sonraki gün gözaltına alındık. Savcılık beni ve bir arkadaşımızı daha adli kontrol ile serbest bıraktı, bize ve diğer arkadaşlarımıza da ironik bir şekilde yurt dışına çıkış yasağı konuldu.
Daha sonra biz çeşitli çevreler tarafından sözde bir 'NATOculuk' ile suçlandık, hedef gösterildik. Bunlar tabii ki gerçekliği olmayan hatta yer yer komik bulduğum şeylerdi. Nihayetinde ben evimin önünde saldırıya uğradım. Daha ileriki bir süreçte bir arkadaşımız alıkonuldu. Detayları TamgaTürk’ün haberlerinde yer aldığı için burada bunları tekrar etmeyeceğim.
Bütün bunlardan sonra Türk milliyetçileri yalnız olmadıklarını, süregelen milliyetçi hareketlerden farklı bir damarın oluştuğunu ve geliştiğini gördüler. TamgaTürk’ün de bizim sesimizi duyurması ile bu Türk milliyetçileri ile iletişime geçmek, bahsettiğim doğru örgütlenme modelini bulup yeni bir kadro hareketi oluşturmak şart oldu.
İşte Milliyetçi Kongre Derneği’nin öncüsü diyebileceğimiz Milliyetçi Gençlik Kongresi’ne giden süreç böyle ilerledi.”
Milliyetçi Gençlik Kongresi
Milliyetçi Gençlik Kongresi, 30 Ekim 2021 tarihinde Ankara’da toplandı. Söz konusu Kongre’nin moderatörlüğünü Bahadırhan Dinçaslan yaptı. Kongre’de söz alan gençler, Türk milliyetçiliğinin güncel sorunlarına değindi. MKD’nin nüvelerinin atıldığı bu Kongre’de söz alan kişiler, Türk milliyetçiliğinin geleceğini nasıl şekillendireceklerini tartıştı.
Milliyetçi Gençlik Kongresi’nin sonuç bildirisinde, Türk milliyetçiliğinin istiklal mücadelesi olduğu kadar aynı zamanda bir hürriyet savaşı olduğu gibi konulara değinilerek bir nevi Milliyetçi Kongre Derneği’nin ideolojik zemini ifade edildi.
Semir Yapıcı, Milliyetçi Gençlik Kongresi ile ilgili şunları söyledi:
“Milliyetçi Gençlik Kongresi’nde 200’ü aşkın genç Türk milliyetçisi ile bir araya geldik.
Onlarla yaptığımız istişarelerin sonucunda yaptığımız çıkarımları 'Milliyetçi Gençlik Kongresi Bildirisi' başlığıyla yayımladık. Oradan alıntı yaparak aşağıya iliştiriyorum, bence yeterli olacaktır zira hala aynı kanaatlerdeyiz:
‘Türk milliyetçiliği despot meşrulaştırma aracı değildir.
Türk milliyetçiliği tarihi figür ve olaylardan dem vurup durmak, boş konuşmak, yaşayan Türk’ün haline, kaygılarına ve ihtiyaçlarına kayıtsız kalmak değildir.
Türk milliyetçiliği rasyoneldir, bilimseldir, yüksek bir ahlak ve seciye gerektirir.
Türk milliyetçiliği istiklal mücadelesi olduğu kadar, bir hürriyet savaşıdır.
Türk milliyetçiliği ikonlar, kurumlar yahut semboller üzerinden kimsenin tekeline giremez. Türk milliyetçiliğinin yegane sahibi milletin kendisidir.
Türk milliyetçiliği yalnızca gerçek sahibine, büyük Türk milletine hizmet eder.’
Milliyetçi Gençlik Kongresi’nden hemen sonra Milliyetçi Kongre Derneği’ni kurmak mümkün olmadı. Çeşitli sorunlarla boğuşmaya devam ettik. Bu sorunların en önemlisi göz bebeğimiz olan TamgaTürk’ü yaşatmaktı ki bu sorunla hala karşı karşıyayız. Ancak TamgaTürk ayakta kaldıkça, büyüdükçe o yeni maya da tutmaya başladı.
Bu bağlamda geçmişte Yayın Yönetmenliği görevini yürüttüğüm TamgaTürk’ü sadece bir haber sitesi değil; okuyucusunun desteğiyle ayakta kalan, kimseye bağlı olmayan, sadece Türkiye’ye değil tüm Türk dünyasına hatta tek bir Türk’ün dahi yaşadığı yere bakan ve yaşayan bir okul olarak tanımlıyorum.
Milliyetçi Kongre Derneği’ni kuracağımız vakitte de işte yukarıda en basit haliyle 6 maddede ifade ettiğimiz ilkeleri esas aldık. Bu ilkelere uyanları 1. Büyük Kongremize davet ettik.”
“Türk Milletinin Adı Sanı Yok Olmasın Diye"
Onca badireden sonra Türk milliyetçiliğinin parçalı görünümü, Milliyetçi Gençlik Kongresi gibi toplantılarda açık biçimde tespit edildi ve çözüm arayışları yeni bir çatı oluşumunun inşasında somutlaştı.
1 Eylül 2023’te tüzel kişiliğini kazanan Kongre, “Türk Milleti’nin adı sanı yok olmasın” diyerek yola çıktı. Amaç, Türk milliyetçilerinin ortak aklı ve değerlerinin siyasi alanda etkinlik kazanması ve Türk milliyetçiliğinin çağın gereklerine uygun bir dönüşüm geçirmesiydi.
Hürriyet, Bilim, İnsan Hakları ve Turan: Kongre’nin İdeolojisi
Milliyetçi Kongre Derneği, millet olma halini korunması gereken en büyük değerlerden biri olarak görüyor. Bu değeri hürriyetçi, bilimsel düşünceye dayalı, insan haklarını gözeten ve Turancı ilkelerle korumaya özen gösteriyor.
Kongre’nin ideolojisini Semir Yapıcı anlattı:
“Burada yukarıda anlattıklarımdan farklı bir dil kullanacağım. Zira bundan sonrasında geçmişte yaşananları kendi gözümden anlatmayacak, güncelde beraber mücadele ettiğim arkadaşlarım, kıymetli Kongreciler adına konuşacağım. O yüzden aynı dili bulamayan okuyucularımızın şaşırmaması için bu açıklamanın elzem olduğunu düşünüyorum.
Milliyetçi Kongre Derneği’nin ideolojisi, 21. yüzyılın şartlarına uygun biçimde yeniden yorumlanmış bir Türk milliyetçiliği anlayışına dayanır. Bizim için Türk milliyetçiliği, sadece geçmişin mirasını korumak değil; bugünü anlamak, geleceği inşa etmek ve millet olma halini sürekli diri tutmaktır.
Bu anlayışın temelinde, Türk milletinin yaşayan bir organizma olduğu düşüncesi yer alır. Biz millet olma halini olduğu gibi, dondurulmuş bir şekilde korunması gereken bir değer olarak değil, her çağda o çağın koşullarına göre yeniden üretilmesi ve diri tutulması gereken bir bilinç hali olarak görüyoruz. Bizim için Türk Milleti, sadece nüfus, coğrafya veya vatandaşlık bağı değil; ortak geçmişi paylaşan, ortak geleceğe inanan, aynı dili, acıyı ve umudu taşıyan ve yaşayan bir büyük organizmadır. Bu yüzden 'millet olma hali' bizim nazarımızda kutsal bir miras olduğu kadar, her neslin yeniden hak etmesi gereken bir sorumluluktur.
Bu noktada Milliyetçi Kongre, Türk milletinin tarihsel birikimini, çağın gereklilikleriyle birleştirerek geleceğe taşımayı hedefleyen seküler, hürriyetçi ve bilimsel bir milliyetçilik anlayışını savunur. Bu yönüyle Milliyetçi Kongre; sadece duygularla hareket eden bir oluşum değil; akıl, adalet ve ahlâkı merkeze alan bir düşünce hareketidir.
Zira biz, sadece geçmişi yüceltmekle değil, geleceği inşa etmekle de yükümlüyüz. Milliyetçi Kongre, Türk Milleti’nin; hafızasını ve geleceğini de savunmayı da görev bilir. Çünkü bugünkü koşullarda kimlik aşınması, tarih bilincinin zayıflaması, cemaatleşme ve yabancılaşma gibi tehditlerle karşı karşıyayız. Bu tablo karşısında Milliyetçi Kongre, bir sivil toplum kuruluşundan fazlasıdır; Türk milliyetçiliğinin 21. yüzyıldaki örgütlenme biçimidir. Yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya yükselen, katılımı, tartışmayı ve ortak aklı esas alan bir fikri modeldir.
Bu fikri model, Türk milliyetçiliğine dair klasik kalıpları da yeniden tanımlar. Bizim için milliyetçilik; soy, dil, kültür ve tarih birliğine dayanan büyük Türk milletinin geleceğini inşa etme iradesidir. Ancak bu irade, hamasetle değil, bilinçle yürür. Türk milliyetçiliği; duygusal bir tepki değil, bilinçli bir tercihtir. Milliyetçi Kongre’nin felsefesi, bireyin hürriyetini esas alan, devleti kutsallaştırmayan ama adil ve liyakatli olmasını talep eden bir felsefedir.
Bu nedenle Milliyetçi Kongre’nin temel ilkelerinden biri, bireyi hür, iradeyi bağımsız, aklı serbest kılmaktır. Bizim için hürriyet; başıboşluk, disiplinsizlik veya keyfilik değil; sorumluluk bilinciyle birleşmiş özgürlük demektir. Hür insan, yalnızca istediğini yapan değil, doğruyu seçme cesaretine sahip olan insandır.
Bu özgürlük anlayışı, Kongreci’nin hem devletle hem toplumla kurduğu ilişkide belirleyicidir. Kongreci, devletle ya da toplumla kurduğu ilişkide edilgen bir özne olmamalıdır. Biat eden değil, düşünen, eleştiren, öneren ve inşa eden kişidir. Çünkü biz biliyoruz ki hür birey olmadan güçlü millet olmaz. Bizim bireyi güçlendirmeye dair vurgumuz toplumu atomlarına ayırmak için değil; bilakis güçlü bireyler arasındaki dayanışmanın toplumu da güçlendireceği fikrimizden gelir.
Baskıya dayalı düzenler kısa vadede itaat doğurur; ancak uzun vadede yozlaşma üretir. Oysa Kongre’nin hedefi, korkuyla değil, bilinçle birleşen bir millet yaratmaktır.
Bu doğrultuda Kongre, fikir özgürlüğünü kutsal bir emanet olarak görür. Her Kongreci, fikirlerini ifade etmekten çekinmez; ama bunu sorumlulukla, hakikate saygıyla yapar. Bu yüzden Kongre, fikrî çoğulculuğu değil, fikrî disiplini esas alır. Bizim için özgürlük, 'herkesin aynı şeyi düşünmesi' değil; herkesin aynı millet idealine farklı yollarla hizmet edebilmesidir.
Hür bireyden yola çıkan bu yaklaşım, bizi kültür alanına taşır. Çünkü fikir ve hürriyet, kendi ifadesini en güçlü biçimde kültür ve sanat üzerinden bulur. Kongreci, çağı anlayan ve geleceği inşa etmeye talip bir kişiliktir. Teknolojiyi, dijital kültürü, ekonomi politikalarını, yapay zekânın toplumsal etkilerini kavramadan milliyetçiliğin ilerletilemeyeceğini bilir. Cehaleti 'samimiyet' diye yutturmaya çalışan zihniyetlerle arasına mesafe koyar. Onun için okumak, düşünmek, üretmek bir tercih değil; milliyetçi olmanın asgarî şartıdır.Milliyetçi Kongre de bu bağlamda, siyasetten de önce kültürü ve fikri merkeze koyar. Çünkü biliriz ki, siyaseti de, ekonomiyi de, toplumsal yönelimleri de belirleyen şey, bir milletin düşünce iklimidir.
Kültür; geçmişin hatırası değil, geleceğin hamurudur. Kongre için sanat sadece bir popüler kültür üretme aracı değil, milletin ruhunun estetik ifadesidir. Bir millet, şarkısıyla, romanıyla, resmiyle, şiiriyle yaşar.”
Kongre Tipi Yapılanma, Yatay Örgütlenme ve Komisyonlar
Milliyetçi Kongre Derneği, adından da anlaşılacağı üzere kongre tipi yapılanmayı esas alıyor ve dikey bir emir-komuta zincirinden ziyade yatay hiyerarşiyi benimsiyor.
Kongre tipi örgütlenme, teknik anlamıyla üye havuzunu bireylerin özellikleri gözetilerek ve gruplara ayırarak, gruplar üzerinden bir karar alma mekanizması sağlıyor. MKD, grupları meslek komisyonları şeklinde ayırıyor. MKD üyeleri, mesleği ve uzmanlık alanına göre bir komisyona giriyor. Komisyonların listesi şu şekilde:
- Basın ve İletişim Komisyonu
- Eğitim Komisyonu
- Ekonmomi ve Maliye Komisyonu
- Hukuk Komisyonu
- Türk Kültür Komisyonu
- Mühendislik ve Mimarlık Komisyonu
- İş Dünyası Komisyonu
- Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Komisyonu
- Teknoloji ve Girişimcilik Komisyonu
- Sağlık Komisyonu
Milliyetçi Kongre Derneği Genel Başkanı Aykutalp Arıcı, MKD’nin neden kongre modeliyle örgütlendiğini TamgaTürk’e anlattı:
“Türk milliyetçiliği istişare kültürünü yitirmesinin bedelini çok ağır ödedi, ödüyor. Liderlerin tek karar organına dönüştüğü yapıların aklının bir kişinin aklıyla sınırlı, bir diğer ifadesiyle aklen eksik yapılar haline geldiğini gözlemledik. Liderin tartışılmaz otoritesinin yozlaşmayı da kaçınılmaz kıldığını gördük. Çünkü böyle yapılarda şahsiyetli bireyler liderin yalakalarına yenilmeye mahkum oluyorlar. Türk milliyetçiliğinin karşılaştığı bu sorunların çözümü, istişare mekanizmalarının canlandırılması, Türk milliyetçilerini ortak aklının sesinin duyulabilmesi için demokrasi şarttı. Biz de bu şartı temin edebilmek için kongre tipi bir örgütlenme tesis ettik.”
İLK BÜYÜK KONGRE
Her yıl büyük bir kongre düzenleyerek Türk milliyetçilerini bir araya getirme, en kronik ve yaygın sorunları konuşarak çözüm arayışlarının tartışılacağı bir ortak alan yaratma maksadıyla yola çıkan Milliyetçi Kongre Derneği, ilk Büyük Kongresi’ni 14 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirdi.
İlk Büyük Kongre ile birlikte ilk genel kurulunu toplayan ve organlarını oluşturan MKD, kısa vadeli planında ilk adım olarak üye sayısını genişletmeyi hedefledi.
Sonuç bildirgesinde “her biri kendisini mahkum edildiği tekillikte yalnız hisseden Temiz Türklerin yalnız olmadıklarını göstermek ve bir aradalığın gücünü fark ederek bu harekete üye olmasını sağlamak en acil hedefimizdir” ifadeleri yer aldı.
Kongre’nin kuruluşunun Türkiye Cumhuriyeti'nin 100'üncü yılına denk gelmesi, MKD’nin imza işlerinden biri olan “100. Yıl Cumhuriyet Marşı”nın yazılıp bestelenmesine vesile oldu.
“AK ALNIN DİK BAŞINLA ÇOK YAŞA CUMHURİYET!”
25 Ekim 2023 tarihinde, TamgaTürk YouTube kanalından Milliyetçi Kongre Derneği’nin Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan ettiği marş yayınlandı.
Cumhuriyetin “Türk; Öğün, Çalış Güven” ruhuna temas eden sözleriyle diğer 100. Yıl marş denemelerinden ayrılan bu çalışma, epey beğeni topladı. Sözlerini Bahadırhan Dinçaslan’ın kaleme aldığı marş, MKD’nin henüz ikinci ayını doldurmamışken rüştünü ispat ettiği işlerden biri oldu.
Milliyetçi Gazeteciler Davası
Milliyetçi Kongre Derneği, milliyetçi gazetecilerin kaçak göçmen haberi yaptıkları için tutuklandığı süreçte aktif rol oynadı. Eylül 2023’te başlayan operasyonlarla Ajans Muhbir yöneticileri Süha Çardaklı ve Serkan Kafkas, Aykırı Genel Yayın Yönetmeni Batuhan Çolak da dahil olmak üzere birçok Türk milliyetçisi tutuklanmıştı. MKD Hukuk Komisyonu’nun avukatları ve Yönetim Kurulu Üyeleri, söz konusu dava sürecinde bütün duruşmalara katılarak Türk milliyetçisi gazetecilerin hakkını savundu. MKD, Türk milliyetçisi gazetecileri savunmayı mahkeme salonlarının dışında da sürdürdü.

Semir Yapıcı, süreci ve MKD’nin süreçteki rolünü anlattı:
“Meslek komisyonları şeklinde örgütlenen Kongre’nin kurucu komisyonu Hukuk Komisyonumuz olmuştu; avukat arkadaşlarımız Milliyetçi Gazeteciler Davası’na müdahil oldular.
Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanan Türk milliyetçilerini hürriyetlerine kavuşturmak için gece gündüz çalıştılar. Nihayetinde başarılı da oldular. Elbette davaya müdahil olan tüm avukatlar Kongreci değildi.
Bu noktada tüm başarıyı Kongreci avukatlara mal etmek diğer Türk milliyetçisi avukatların hakkını yemek olur, burada bu hususu belirtmezsem haksızlık etmiş olurum. Fakat o süreç bize çok önemli bir şeyi tekrar gösterdi; Türk milliyetçileri dayanışma içinde olduğunda başımıza ne gelirse gelsin aşabiliriz. Milliyetçi Kongre de daha kurulur kurulmaz ilk sınavını başarıyla vermiş oldu.
Daha sonraki süreçte birçok olayla daha karşılaştık. Başta Kurucu Genel Başkanımız Sn. Bahadırhan Dinçaslan’ın gözaltına alınması gibi olayların hemen hepsinden yine alnımızın akıyla çıktık.
Bütün bunları yaparken işte üstte saydığım o en temel 6 ilkemize sadık kaldık ve her ne olursa olsun dayanışmayı bırakmadık.
Ancak işimiz bitmiş değil. Yarın bizden sonra gelecek nesillere uğruna çalışmalarına değecek bir miras bırakmak zorundayız.
Bugün bizden henüz haberdar olmayan ama bizim gibi düşünen daha nice Türk milliyetçisi var. Onlara ulaşacak, onlarla hasbıhal edecek, onların dertlerini dinleyecek; gerektiğinde onları da bu dayanışmaya dahil edeceğiz.”
Birinci Yurt Gezisi
Haziran 2024’te 2. Olağan Genel Kurulu’nu toplayıp yeni yönetim kurulunu seçen MKD, Temmuz 2024’te yurt gezilerine başladı. Genel Başkan Bahadırhan Dinçaslan, Genel Sekreter Aykutalp Arıcı ve Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Çetin’den oluşan heyet, 25 ili gezdi. 1. Yurt Gezisi’nin ikinci fazı, Kadir Çetin tarafından 30 ile ziyaret ile devam etti.
İlk yurt gezisi, 6 Temmuz’da Kayseri’den başladı. Gezilerdeki buluşmalarda Türk milliyetçileri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ve izlenmesi gereken yöntemler tartışıldı. 2. Büyük Kongre’ye kadar olan süreçte yapılan gezilerin ardından yeterli sayıyı sağlayan illerde teşkilatlanma toplantıları düzenlendi.
Kadir Çetin, ilk yurt gezilerini TamgaTürk’e anlattı:
“Geçen yıl yaptığımız ilk yurt gezisi, Milliyetçi Kongre Derneği'nin o dönemdeki Genel Başkanı Bahadırhan Dinçaslan, Genel Sekreter Aykutalp Arıcı ve benim bulunduğum bir heyet eşliğinde yirmi beş ile yaptığımız bir geziydi. Bunun paralelinde aynı zaman diliminde süren, yaklaşık otuz ili kapsayan ikinci ayrı bir teşkilatlanma gezisi vardı.
İlk yurt gezisinde bu iki geziyi aynı anda yapmak durumunda kaldık. İlk fazında bir heyet halinde gezdik, ikinci fazında ise ben tek başıma devam ettim.
Bu gezinin ilk ve en önemli çıktısı şuydu: Milliyetçi Kongre Derneği henüz birinci yılını doldurmuş bir dernekti. Yeni bir genel kurul yapmıştı, yeni bir yönetim oluşmuştu. Yani ilk topladığı nesil üyeleriyle bir genel kurul ortaya koymuş ve bu genel kurulun belirlediği bir yönetim oluşmuştu. Bu yönüyle, oluşturulmuş olan fikir dünyasının Anadolu'da nasıl karşılık bulduğunu ya da oralara nasıl ilerleyebileceğini görmek açısından hem bir deneme amacı taşıyordu hem de seküler milliyetçilik fikrinin metropoller dışında, Türkiye'nin merkez-çevre olarak tabir edilen yerlerinde nasıl cereyan ettiğini gözlemleme fırsatı sundu.
Bu faaliyetin en önemli sonucunu şu şekilde ifade edebilirim: Türkiye’de on beş, on altı şehir dışında, şehir dediğimiz yerlerin aslında büyük insan topluluklarından oluşan betonarme yapılar haline döndüğünü gördük. Fiziken şehir görüntüsündeler fakat sosyo-kültürel canlılık açısından bir şehrin çok gerisindeler, hatta bir kasaba niteliğinde kaldıklarını gözlemledik.
Gittiğimiz birçok yerde insanlar hem ilk toplantılarda hem sonraki toplantılarda ciddi şekilde ilgi gösterdiler. Özellikle Türk milliyetçiliğine inanmış, entelektüel birikimi belli bir seviyenin üzerindeki kişiler bu toplantılara yoğun ilgi gösterdi. Bu toplantılar neticesinde benim “ikinci nesil” olarak ifade etmekten hoşlandığım grup doğmuş oldu. Bu gezilerle ciddi bir atılım yaptık.
O dönem itibariyle üye sayımız yaklaşık iki yüz, iki yüz elli bandına yükselmişti. Bu iki yüz elli üye, ikinci yurt gezisine gelinen süreçte derneğe ciddi anlamda adapte oldular. Birçoğu dernekte çeşitli görevler üstlendi. Özellikle il temsilciliklerinin oluşturulmasında büyük katkı sağladılar. Bir kısmı da derneğin karar alma ve politika üretme süreçlerinde etkili olan Dernek Senatosu’nda görev aldı.
Bu sayede Milliyetçi Kongre, ilk yurt gezisinden gücüne güç katarak çıkmış oldu.”
İkinci Büyük Kongre: Milliyetçi Temsil
MKD’nin İkinci Büyük Kongresi, 13 Ekim 2024’te Ankara’da toplandı. Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ticaret dünyası temsilcilerinin katıldığı bu kongredeki tema “Milliyetçi Temsil” oldu. Kongredeki konuşmacılar arasında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem gibi önemli isimler bulundu. Ancak MKD’nin de belirttiği gibi, kongreye katılan herkes dışarıdaki sıfatlarından bağımsız olarak “Türk milliyetçisi” sıfatında eşitlenerek bir araya geldiler.
İkinci Büyük Kongre’nin sonuç bildirisine göre, katılımcılar “diğer” milliyetçi temsil anlayışlarının Türk milliyetçiliği üzerine kötü bir imajın yapışmasına neden olduğu ve bu yüzden Temiz Türklerin kendilerini milliyetçi adlandırmaktan çekindiği konusunda mutabıktı.
Buna çözüm olarak gelen öneriler arasında katılımcıların birçoğunun beğendiği iki öneri, kent konseyleri gibi yerel siyaset ayaklarının kullanılması ve meslek örgütlerine girişin teşvik edilmesi oldu. Bu doğrultuda MKD üyelerine Barolar, Tabipler Birliği, Mühendis odaları gibi yapılarda aktif olma çağrısı yapıldı.
“Türkiye Türklerindir”: İkinci İhanet Sürecine Karşı Milliyetçi Kongre Derneği
22 Ekim 2024’te, fitilini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ateşlediği İkinci İhanet Süreci başladı. Bahçeli, Kürtçü terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ı Gazi Meclis’te konuşma yapmaya davet etti.
AKP-MHP-DEM ortaklığıyla “barış” adı altında terörü meşrulaştıran bu sürece karşı Milliyetçi Kongre Derneği, tavizsiz bir duruş sergiledi. O dönem TamgaTürk Yayın Yönetmeni ve Kongre Derneği Sözcüsü olan Semir Yapıcı çağrının yapıldığı aynı gün TBMM önünde "Türkiye Türklerindir" yazılı bir pankart açtı. MKD, yeni çözüm sürecine karşı olan herkesi “Türkiye Türklerindir” parolasını kullanmaya davet etti. MKD üyeleri, Genel Merkez’de dağıtılan çıkartma ve rozetlerle evlerini, arabalarını, sokakları bu parola ile donattı.
Milliyetçi Kongre üyeleri hemen her ilde, hatta bazen tek kişiyle bile olsa "Türkiye Türklerindir" pankartları açarak sürece karşı durdu. Kongreciler sadece salonlarda değil meydanlarda da bir araya gelip Türk Milleti'nin hakkını savunacaklarını gösterdiler.
Tüm bu eylemlere ek olarak, MKD üyeleri Cumhuriyet’in 101'inci yılında, Ankara’da bir araya gelecekti.



29 Ekim 2024 Kuğulu Park Eylemi
Milliyetçi Kongre Derneği, Cumhuriyet’in 101’inci yılında Ankara Kuğulu Park’ta bir araya geldi. MKD üyeleri, yeni “çözüm süreci”ne karşı olan dik duruşunu bu eylemle bir kez daha gösterdi.
Bahadırhan Dinçaslan, yaptığı konuşmada:
"Ankara hükümeti kurulduğu anda İstanbul hükümeti meşruiyetini kaybetmişti. Çünkü İstanbul hükümeti milletiyle rabıtasını kaybetmişti. Milletiyle istişare etmeden teröristle görüşen her yapı gayrimeşrudur. Gayrimeşru her yapıya karşı Türk milletinin yanında durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı."
ifadelerini kullandı. MKD’nin İkinci İhanet Süreci’ne karşı olan tavrı, Şubat 2025’deki Olağanüstü Kongre ile tam anlamıyla vücut bulacaktı.
Olağanüstü Kongre: İhanet Sürecine Direniş
22 Şubat 2025’te, Türkiye’nin karşı karşıya bırakıldığı yeni ihanet sürecine ve Türk milliyetçilerine yönelik saldırılara karşı çözümlerin istişare edilmesi amacıyla zorlu hava koşullarına rağmen yüzlerce Türk milliyetçisi Ankara’da toplandı.
MKD’nin o dönemdeki Genel Başkanı Bahadırhan Dinçaslan, Kongre’de Türk milliyetçilerinin sürece direnişinde rehber olması için bir sunum yaptı. Bahadırhan Dinçaslan, sunumunda sürece karşı olan temiz Türklerin yaşam alanlarını birer eylem alanına dönüştürmesi gerektiğini önerdi. Dinçaslan ayrıca, süreci destekleyenlerin yaftalanması gerektiğini “Yeni bir kavram olarak Apocu, doğal şekilde tedavüle girmiştir. Yeni sürece destek veren herkes Apocu yaftasına maruz bırakılmalıdır” sözleriyle ifade etti.

Katılımcıların genel kanısı sözde çözüm sürecine karşı durulması konusunda Türk milliyetçilerinin birlik olması yönündeydi. Olağanüstü Kongre’nin sonuç bildirisinde,
“Türk milliyetçisi siyasi partiler arasında, kongrede de gözlemlediğimiz şekilde, kendiliğinden gelişen iş birliğinin pekişmesi ve artırılması ihanet sürecine karşı hem siyasi hem de toplumsal bir direnç oluşturulacaktır. Bu süreçte Türk milliyetçileri arasında dayanışma sağlamak temel hedefimizdir”
ifadeleri yer aldı.
19 Mart Süreci ve Bahadırhan Dinçaslan’ın Gözaltına Alınması
AKP istibdadının muhalefete karşı baskıları, 19 Mart sabahı ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla kamuoyunda geri tepti. Başta üniversite öğrencileri olmak üzere yurdun dört bir yanındaki vatandaşlar, AKP’nin baskı politikalarına karşı protestolar düzenledi. Milliyetçi Kongre Derneği üyeleri de protesto sürecinde aktif rol aldı.
MKD’nin 19 Mart Süreci’nde bir büyük sınav daha verdi. 22 Mart akşamı, Milliyetçi Kongre’nin Genel Başkanı Bahadırhan Dinçaslan, Ankara Kızılay’daki eylemlerde polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Dinçaslan, ek gözaltı kararının ardından 24 Mart akşamı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan MKD avukatları, protestolarda gözaltına alınan gençlere yardımcı olmak için seferber oldu. Gözaltına alınırken şiddete uğrayan Irmak adında bir genç, teşkilat işlerinden sorumlu Avukat Kadir Çetin’in yoğun çabaları sonucu 12 Eylül’de tahliye edildi:
Bahadırhan Dinçaslan Genel Başkanlıktan İstifa Ediyor
Milliyetçi Kongre Derneği'nin Kurucu Genel Başkanı ve günümüzdeki Onursal Başkanı Bahadırhan Dinçaslan, Kongre’nin kurumsallaşmasını tamamlaması adına uygun bir tarihte görevini bırakmayı tasarlamıştı. Bu süreçte İYİ Parti’ye katılma daveti alan Dinçaslan, MKD üyeleriyle istişare ettikten sonra partili siyasete dahil olma kararı aldı.
Dinçaslan’ın İYİ Parti’ye ve aktif siyasete dahiliyet süreci, Milliyetçi Kongre Derneği Genel Başkanlığı görevinden feragatini daha erken tarihe çekmesine sebep oldu. 18 Nisan 2025 gününde, Dinçaslan ile beraber Yönetim Kurulu da daha sağlıklı bir yenilenme sürecine zemin hazırlamak adına, ortak iradeyle istifa etti.
Böylece Milliyetçi Kongre Derneği, Seçimli Olağan Genel Kurulu sürecine girdi. Yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu adayları, yeni dönemde görev almak için yarıştı.
Yeni Başkan ve Yeni Yönetim Kurulu
28 Haziran’da gerçekleşen Seçimli Olağan Kurul’da yeni Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Denetim Kurulu seçildi. Yeni Yönetim Kurulu’nun gerçekleştirdiği ilk toplantıda görev dağılımı yapıldı ve yeni Genel Başkan Aykutalp Arıcı oldu.

Ümit Özdağ - MKD Yönetim Kurulu Görüşmesi
Yeni Yönetim Kurulu, milliyetçi bir sivil toplum kuruluşunun yönetimi olarak, milliyetçi partilere ziyaret ve partilere beklentilerini aktarmayı amaçladı.
Bu doğrultuda 23 Temmuz 2025’te Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı ziyaret etti. MKD Yönetim Kurulu, o dönemde yeni tahliye olan Özdağ’a geçmiş olsun dileklerini iletti ve Türkiye’de süren ihanet sürecine karşı yapılacakları konuştu.
Milliyetçi Kongre Konuşmaları
Öte yandan, Milliyetçi Kongre Derneği Genel Başkanı Av. Aykutalp Arıcı, TamgaTürk YouTube kanalında gündeme dair değerlendirmelerde bulunmaya başladı. MKD Basın ve İletişim Komisyonu’nun tasarladığı programlarda konuşan Arıcı, avukat kimliğiyle gündeme profesyonel bir yorum katarken; MKD Genel Başkanı sıfatıyla Türk milliyetçisi perspektifini TamgaTürk izleyicisiyle buluşturuyor.
İkinci Yurt Gezisi
Milliyetçi Kongre Derneği’nin İkinci Yurt Gezisi programı, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Çetin’in öncülüğünde planlandı. Gezi, 2 Ağustos 2025’te Sinop’ta başladı ve 10 Ekim 2025’te Eskişehir’de tamamlandı. Kadir Çetin, İkinci Yurt Gezisi programını şöyle anlatıyor:
“Derneğimizin yaklaşık dört yüz elli - beş yüz civarında üyesi vardı. Bu üye havuzunun daha verimli hale gelebilmesi için yeni arkadaşlara ihtiyaç duyduğumuzu tahlil ettik. Bu doğrultuda ikinci bir yurt gezisi planladık.
İkinci yurt gezisi ilkine göre daha yoğun bir programa sahipti. Bu sefer bir heyet halinde gezmedik. Yaklaşık kırk sekiz ile gittik. Bu kırk sekiz ilin tamamına ben iştirak ettim. Ayrıca o bölgede bulunan bölge koordinatörlerimiz, komisyon sekreterlerimiz ve il temsilcilerimiz de bize eşlik ettiler. Her bölgede o bölgedeki arkadaşların refakatinde yolculuk yaptık.Bu gezimiz şehir sayısı itibariyle daha kapsamlı oldu. İlk geziden elde ettiğimiz tecrübeleri bu geziye yansıtarak potansiyelimizin olduğu fakat işleyemediğimiz illere yöneldik.
Bu ikinci yurt gezisinin en önemli çıktısı şuydu: Ülkede yaşanan belli başlı problemler var ve bu geziler sırasında halkla sık sık temas kurma fırsatı bulduk. İlk değerlendirmemiz, ülkenin bu sıkıntılı döneminde insanların üç veya dört temel problemi olduğuydu. Bu temel sorunlardan sadece bir veya ikisinin milliyetçilik gündemiyle örtüştüğünü gözlemledik. Yani vatandaşın gündemi bizim düşündüğümüzden biraz daha farklıydı.
Türkiye’de ciddi bir yoksulluk sorunu var. İnsanlar yeterli gelir ve refaha ulaşamıyor. Bu durum toplumu siyasi meselelerde çok dirençsiz bir hale getiriyor. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi burada basit bir örnek teşkil ediyor: Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanların ülkenin genelini ilgilendiren büyük siyasal meseleler üzerine sağlıklı düşünememesi çok doğal.Büyükşehirlerde hayat zor ama araçlara ulaşım görece daha kolay. Ancak metropoller dışında kalan yerlerde hem gelir kaynakları çok sınırlı hem de araçlara ulaşım zor. Bu da insanları ciddi bir çaresizlik ve sıkışmışlığa itiyor. Çözüm olarak birçok Anadolu kentinde kamuda işe girmek temel çıkış yolu haline gelmiş durumda. Kamu kaynağıyla geçinen kişilerin de ülkenin siyasal meselelerine direnç göstermesi, muhalefet etmesi veya ses çıkarması zorlaşıyor.
Bu nedenle Anadolu’nun çok iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok şehrimizin ciddi yatırımlara ihtiyacı var. Serbest ticarete ihtiyaç var. Birçok şehrin ekonomik yapısı tamamen kamu yatırımına bağlı olarak şekillenmiş durumda. Kamu yatırımlarının olmadığı senaryoda bu şehirlerin ekonomik varlıklarını sürdürme ihtimali dahi tehlikeye giriyor.
Yine birçok şehirde yaygın kanının aksine ciddi belediyecilik sorunları mevcut. Halkın cebine yansımayan refah, hayatına da yansımıyor. İnsanlar işe giderken kötü yollardan geçiyor, kirli havada yaşıyor, temel besinlere fiyat veya tedarik sorunları yüzünden ulaşamıyor. Çiftçi ise ürününü değerinde ve zamanında satamıyor. Bu Anadolu’da büyük bir problem haline gelmiş durumda.Anlatacaklarım ülkenin genel ahvaliyle ilgili izlenimlerim bunlar. Elbette bunların çözümü için Milliyetçi Kongre’nin yapması gereken çok şey var. En azından bu meselelerin çözümüne ilişkin teorik altyapıyı Milliyetçi Kongre'nin hazırlayabileceğine inanıyorum. Bu hazırlık kısa vadede ortaya çıkmayacak, ancak uzun vadede ülkenin sorunlarını çözebileceğimize dair umudu insanlara göstermemiz, yerleştirmemiz ve onları bu yönde ikna etmemiz gerekiyor.
Milliyetçi iktidara giden yolun ilk taşı bence bu şekilde döşenecek. Anadolu Türklüğünün fertlerini sorunların Türk milliyetçileri tarafından çözülebileceğine ikna etmemiz gerekiyor. Bu ikna, kongremize de adını veren 'milliyetçi iktidar' söylemini ciddi anlamda güçlendirecektir. Vatandaşa bu ülkenin problemini çözecek olanların Türk milliyetçileri olduğunu göstermemiz ve ispat etmemiz gerekiyor."
Kadir Çetin, yurt gezilerinde unutamadığı bir anısını şöyle paylaşıyor
“Son olarak unutamadığım bir anı sormuşsunuz. Bu soruyu şu şekilde cevaplamak istiyorum: İl ve kişi ismi vermem çok doğru olmaz. Gittiğimiz bir ilde bizi misafir eden bir ağabeyimiz bize şöyle söylemişti:
‘Siz buralara gelene kadar ben bu ülkeden gerçekten ciddi anlamda umudumu kesmiştim. Ama sizin gibi gençleri buralarda gördüğüm anda umutlarım tekrar yeşerdi.’
Bu söz beni gerçekten derinden etkiledi. Mücadeleye devam etmemiz gerektiğini, bizi bekleyen insanların olduğunu hatırlatan bir cümleydi.
Bu yönüyle ben de tüm Türk milliyetçilerine şunu söylemek istiyorum: Bu ülkede yaşayan temiz Türkler, sizlerin yapacağı atılımı bekliyor. Bu ülkeyi değiştirebilme ihtimalinizi bekliyorlar. O nedenle Atatürk’ün “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.” sözünü sıklıkla hatırlamakta fayda görüyorum.Umutsuzluğa kapılmadan, bizi bekleyen insanların olduğunu bilerek ve bu sorumlulukla hareket ederek yürümemiz gerektiğini, yılmamamız ve yıkılmamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na Ziyaret
Milliyetçi Kongre Derneği Yönetim Kurulu, milliyetçi partiler ile görüşmeye devam etti. Ümitz Özdağ’dan sonraki durak, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu oldu.
Kongre’nin Yönetim Kurulu, 2 Eylül 2025’te Müsavat Dervişoğlu ile bir araya geldi ve Türk Milleti'nin birlik ve beraberliği, Cumhuriyetin temel değerleri ve Türkiye'de yaşanan ihanet sürecine karşı yapılacaklar hususunda görüşme gerçekleştirdi.

ÜÇÜNCÜ BÜYÜK KONGRE: MİLLİYETÇİ İKTİDAR
Milliyetçi Kongre Derneği, 12 Ekim 2025’te 3. Büyük Kongresi'ni topladı. Kongre’nin teması “Milliyetçi İktidar” olarak belirlendi. Türk milliyetçiliğinin iktidar vizyonunu ve bu vizyonu hayata geçirecek stratejileri hangi liyakatli kadrolar ve akılcı politikalarla hayata geçirileceği tartışıldı, yol haritası çizildi.
Kongre’ye İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve birçok parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. 3. Büyük Kongre, gündem oldu. Hem geleneksel hem de sosyal medyada çokça konuşuldu.



Üçüncü Büyük Kongre’nin sonuç bildirisinde Milliyetçi Kongre, siyasal ve kurumsal alanda Türk milliyetçiliğinin demokratik, kurumsal ve liyakate dayalı temellerde güçlendirilmesini; kültürel alanda milli kimliği koruyan, üretken ve entelektüel bir yapının inşasını; toplumsal alanda ise adalet, dayanışma ve aktif sivil örgütlenmeyle toplumun yeniden yapılandırılmasını amaçladığını belirtti:


Milliyetçi Kongre Derneği, Üçüncü Büyük Kongresi'nden daha da güçlü çıktı. Yüzlerce üye, genç ve dinamik bir Yönetim Kurulu, nitelikli komisyonlar ve çalışkan il temsilcilikleriyle Türk milliyetçiliğine değer katmaya devam ediyor.
Üyeler her geçen gün parlak fikirler getiriyor ve güçlü bir dayanışma ağı oluşturuyor, Yönetim Kurulu MKD’nin idari yapısını bir üst seviyeye taşıyor, komisyonlar kaliteli projeler üretiyor, il temsilcilikleri düzenli toplantılarla önemli isimleri MKD üyeleri ile buluşturuyor. Milliyetçi Kongre Derneği dün olduğu gibi bugün de Türklük için çalışmaya devam ediyor.
Türk Milleti’nin adı sanı yok olmasın diye…
Hazırlayan: H. Metehan Sarı









