Uygur Hareketi, "Uluslararası Din veya İnanç Temelli Şiddet Mağdurlarını Anma Günü"de, başta İslam inancına uygun ibadet etme hakkı Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetimi tarafından yasaklanan ve suç sayılan Uygur Türkleri olmak üzere inançları nedeniyle hedef alınan topluluklara dikkat çekti.
Uygur Hareketi ayrıca, inanç ve ibadet özgürlüğünü korumanın, Uygur Türklerinin en temel haklarını korumanın başlıca gerekliliği olduğunun altını çizdi.
Kızıl Çin, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin ibadet özgürlüğünü neredeyse fiilen ortadan kaldırdı. Doğu Türkistan'da din büyükleri gözaltına alınıyor, Kur’an-ı Kerim mushafları toplatılıp yakılıyor ve İslami eğitim suç sayılıyor.
Camiler ve mescitler yıkılırken Uygur Türkleri toplu gözaltılar, zorla çalıştırma, iradeye aykırı kısırlaştırmalar ve kürtajlar, çocuk kaçırmalar, yoğun gözetim ve aile ayrılıklarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Kızıl Çin'in söz konusu uygulamalarıyla, Uygur Türklerinin milli ve dini kimliğini tamamen ortadan kaldırmak istiyor. Uygur Türkü aileler, İslam inancı ve geleneklerinden vazgeçmeye zorlanırken, çocuklar devlet gözetimine alınarak, miraslarından koparılıyor.
Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas, konuyla ilgili açıklamasında şunları kaydetti:
“Bu günü anarken, inançları nedeniyle şiddet ve baskının hedefi olan sayısız insanı hatırlıyoruz. Uygurlar için oruç tutmak, namaz kılmak veya çocuklara dinlerini öğretmek gibi temel ibadet ve dini gereklilikler bile Çin’in soykırım kampanyası altında suç haline getirildi. Uluslararası toplum kayıtsız kalmamalı. İnanç özgürlüğünü korumak, Uygur Türklerinin varlığını savunmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Tüm bu yaptıklarından Çin’i sorumlu tutmak, yalnızca Uygur Türklerinin haklarını korumak için değil, aynı zamanda dünya çapında özgürlük ve demokrasi ilkelerini savunmak için de hayati önemdedir.”
Dünyanın dört bir yanından hükümetleri, kurumları ve sivil toplumu, din ve inanç özgürlüğünü savunma konusunda daha kararlı adımlar atmaya çağıran Uygur Hareketi, Doğu Türkistan'daki suçları için de Çin'in adalet önüne çıkarılması gerektiğinin altını çiziyor.






