ABD'nin Alaska eyaletinin Cumhuriyetçi Parti Senatörü Lisa Murkowski, Trump yönetiminin FED olarak bilinen Merkez Bankaları Sistemi Başkanı Jerome Powell hakkında bir ceza soruşturması başlattığını açıklamasının ardından, Adalet Bakanlığı hakkında Kongre soruşturması çağrısında bulundu.
Murkowski dün, 12 Ocak'ta X hesabından yaptığı açıklamada Powell ile görüştüğünü belirterek, Adalet Bakanlığı'nın yürüttüğü soruşturmayı “merkez bankasını faizleri düşürmeye zorlamaya yönelik bir baskı girişiminden ibaret” olarak niteledi. Murkowski, Kuzey Karolina Cumhuriyetçi Senatörü Thom Tillis ve diğer bazı senatörlerle birlikte, konu netlik kazanana kadar Başkan Donald Trump’ın FED'e yapacağı tüm atamaları engelleyeceklerini duyurdu.
Tartışma, Powell’ın pazar akşamı yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı’nın, FED’in Washington’daki federal binaların yenilenmesi maliyetlerine ilişkin haziran ayında Kongre’de verdiği ifadeye dayanarak büyük jüri celbi gönderdiğini ve kendisini cezai iddianameyle tehdit ettiğini açıklamasıyla patlak verdi.
Trump Kendi Atadığı Powell'a Karşı
Trump’ın 2017 yılında bizzat atadığı FED Başkanı Jerome Powell’ı geçtiğimiz yıl boyunca FED’in faiz oranlarını istediği hızda ve ölçüde düşürmediği gerekçesiyle sert biçimde eleştirmiş, Powell için “çok geç kalan Powell”, “sersem” ve “Trump düşmanı” ifadelerini kullanmıştı. Trump ayrıca Powell’ı görev süresi dolmadan görevden alabileceğini ima etmiş, Washington’daki federal binaların restorasyonunu “son derece beceriksizce” yönettiği gerekçesiyle hukuki adımlarla tehdit etmişti.
Bu çıkışların her biri, Trump’ın FED’in bağımsızlığını zayıflatmaya ve faiz politikaları üzerinde daha fazla kontrol kurmaya çalıştığı yönündeki endişeleri artırmıştı. Son gelişme ise, birçok çevre tarafından bu baskının ciddi bir aşamaya taşınması olarak görülüyor.
İki partiden gelen tepkiler, para politikasının siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiği ve enflasyon ile istihdam kararlarının başkanlık tercihlerine göre değil ekonomik veriler temelinde alınmasının hayati önemde olduğu yönündeki kaygıları yansıtıyor.
Trump, Faiz İndirimlerini Yeterli Bulmadı
FED, son üç toplantısında her seferinde faizleri 0,25 puan indirerek federal fon oranını yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığına çekti. Ancak Trump, bu indirimlerin yetersiz olduğunu savunmayı sürdürüyor.
Trump’ın baskı kampanyası, enflasyon riskine dair temel bir görüş ayrılığını yansıtıyor. Powell, Trump’ın yeni gümrük tarifeleri sonrası enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini ve temkinli bir para politikasının gerekli olduğunu savunurken, Trump enflasyonun artık sorun olmadığını ve faizlerin sert biçimde düşürülmesi gerektiğini iddia ediyor.
Powell’ın FED’de iki ayrı statüsü bulunuyor. Başkanlık görevi Mayıs 2026’da sona eriyor; ancak Ocak 2028’e kadar süren 14 yıllık ayrı bir FED yöneticiliği (guvernör) görevi bulunuyor. Bu durum, Powell’ın başkanlıktan ayrıldıktan sonra da FED Yönetim Kurulu’nda kalmasına ve kurumun bağımsızlığını savunmayı sürdürmesine olanak tanıyor. Böylece Trump’ın yeni bir yönetim kurulu koltuğunu doldurmasının da önüne geçilmiş oluyor.
Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada Trump'ı sert şekilde eleştirerek,
“FED’in kendisine ve milyarder dostlarına hizmet etmesi için hukuku bir diktatör heveslisi gibi istismar ediyor. Senato, Trump’ın hiçbir FED adayının önünü açmamalıdır”
ifadelerini kullandı.








