Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis dün, 16 Ocak tarihinde Atina’da parlamentoda yaptığı konuşmada yine Türkiye'ye yönelik küstahça bir provokasyonun adeta duyurusunu yaptı.
Ege Denizi’nde ikinci bir “deniz parkı” ilan edileceğini ve bunun Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline genişletme stratejisinin parçası olduğunu söyleyen Yerapetritis, bu hamlenin stratejik egemenliğin pekiştirilmesi ve yetki alanları üzerindeki iddiaların etkisizleştirilmesi için gerekli olduğunu savundu.
Yerapetritis bolca provokasyon içeren konuşmasının devamında,
“Ege’de egemenliğimiz şu anda altı deniz miline kadar uzanıyor. Ege Deniz Parkı 1’in ardından ikinci bir deniz parkı ile bu çabalarımız devam edecek”
ifadelerini kullandı.
Yunanistan, 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin “casus belli” yani savaş nedeni olarak nitelendirdiği karar nedeniyle Ege’de karasularını 6 milden 12 mile genişletme planını uygulamaya cesaret edemiyordu.
Ege’deki deniz yetki alanlarının Yunanistan’ın lehine orantısız şekilde genişletilmesinin bölgesel dengeleri bozacağını belirten Türkiye, haklı hukuki ve stratejik itirazlarını sürdürüyor.
“Deniz Parkı” Söylemiyle Alçak Hesaplar
Yerapetritis, parlamentoda yaptığı konuşmada "deniz parklarını" bir çevre projesi değil, bir "Yunan egemenliğini pekiştirme aracı" olarak tanımlayarak sözde parkların "yetki alanları üzerindeki her türlü iddiayı (Türkiye’yi kastederek) etkisiz hale getirdiğini" savunması, Atina’nın uluslararası hukuku kendi emellerine göre nasıl büktüğünü gösteriyor.
Yunan bakanın söz konusu küstah açıklamaları, Türkiye’yi sahadaki ve masadaki meşru haklarından mahrum bırakmayı hedefleyen Atina'nın yeni bir provokatif hamlesi olarak nitelendiriliyor.
Atina, Avrupa Birliği’ni ve "çevrecilik" söylemini kalkan olarak kullanarak Ege’yi bir "Yunan gölüne" çevirme hayalinden hiç vazgeçmediğini kanıtlarken, Yerapetritis’in "müzakerelerde güçlüyüz" çıkışı, Türkiye’nin bölgedeki gücünü ve egemenliğini test etmeye yönelik umutsuz bir çaba olarak ön plana çıkıyor.








