Azerbaycan halkı, 28 Mayıs 1918'de ilan edilen Cumhuriyetin yıl dönümünü kutlarken, bu tarihi gün aynı zamanda işgalci Rus İmparatorluğu'nun yıkıntıları arasından yükselen özgürlük iradesinin sembolü olarak anılıyor. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Rusya'nın dağılmasıyla oluşan boşlukta, Azerbaycan Milli Şurası Tiflis'te bir araya gelerek Türk dünyasının halk iradesine dayalı ilk cumhuriyetini ilan etti.
Modern Devlet Yapılanması ve Demokratik Atılımlar
Kısa ömrüne rağmen modern devletin temellerini hızla atan Azerbaycan Cumhuriyeti, çok partili parlamenter sistemi tesis ederek hukuk ve eğitim alanında devrim niteliğinde adımlar attı. Bu dönemin en gurur verici gelişmesi, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması oldu.
Kafkas İslam Ordusu ve Bakü’nün İşgalden Kurtarılışı
Bakü'nün o dönemde Ermeni çeteleri ve Bolşevik Rus silahlı gruplarının tahakkümü altında bulunması nedeniyle hükümet geçici olarak Gence'de faaliyet gösterdi. Bu zor günlerde Osmanlı Devleti, Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke oldu. Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, işgalci unsurları temizleyerek 15 Eylül 1918'de Bakü'yü özgürlüğüne kavuşturdu. Söz konusu mücadelede 1130 Osmanlı askeri şehit düştü.
Rus Dilinin Tasfiyesi ve Milli Kimliğin İnşası
Bağımsızlık sürecinde milli kimliği güçlendirmek adına işgalci Rusya'nın kültürel baskılarına son verildi. 27 Haziran 1918'de Türk dili devlet dili ilan edilirken, daha önce Rusça eğitim veren okullarda Türkçe eğitim zorunlu hale getirildi. Milli para birimi dolaşıma sokuldu ve Devlet Bankası gibi stratejik kurumlar faaliyete geçti.
Mehmet Emin Resulzade
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 23 aylık kısa ömrü, 28 Nisan 1920'de İşgalci Kızıl Ordu'nun Bakü'ye girişiyle trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Sovyet Rusya'nın istilasıyla birlikte cumhuriyetin faaliyetlerine son verilse de, Mehmet Emin Resulzade ve silah arkadaşlarının ektiği bağımsızlık tohumları siyasi hafızadan silinmedi.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından yeniden bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan, yayımladığı bildirgeyle 1918'deki ilk cumhuriyetin mirasçısı olduğunu tüm dünyaya ilan etti. Resulzade'nin hafızalara kazınan şu sözü ise bugün hâlâ yol gösteriyor:
"Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!"








