Ümit Zileli, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) davetiyle 15 'gazeteci'yle birlikte gittiği Doğu Türkistan 'gezisi' sonrası kaleme aldığı yazısında, Uygur Türklerine yönelik zulmü reddedip Çin rejiminin propagandasını meşrulaştırmaya çalıştı.
Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek'in sahibi olduğu Beyaz TV'de Rasim Ozan Kütahyalı'yla birlikte 'Dinamit' isimli programda uzun süre yorumculuk yapan ve 2015 yılında Vatan Partisi'nden milletvekili adayı olan Zileli, son yazısında Çin rejiminin sponsorluğunda gerçekleştirdiği geziye yer verdi.
Zileli yazısında; Uygur Türklerinin dillerini serbestçe konuştuğunu, camilerin açık olduğunu, dini vecibelerin yerine getirildiğini ve bölgedeki halkın mutlu olduğunu ileri sürdü.
Ayrıca Zileli'nin yazısında, Doğu Türkistan’daki "Turfan" şehrini yanlış biçimde hem de tekrarlayarak "mevsiminden önce yetişen ürün” anlamına gelen "Turfanda" deyimi şekliyle yazması dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) raporları başta olmak üzere sayısız uluslararası kuruluş, Uygur hak savunucularının bizzat karşı karşıya kaldığı ve belgelediği baskı, asimilasyon ve toplama kampı politikalarını net şekilde ortaya koyuyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin hazırladığı raporda, Çin’in Doğu Türkistan'da insanlığa karşı suç işlediğini kaydetmiş, toplu gözaltılar, zorla çalıştırma, doğum kontrolü baskısı, dini özgürlüklerin kısıtlanması gibi uygulamaların tespit edildiğini belirtmişti.
Çin Komünist Partisi'nin Propaganda Davetleri
Çin, Doğu Türkistan’daki gerçekleri dünya kamuoyundan gizlemek ve saptırmak amacıyla “davetli gazeteci” programları düzenleyerek kontrollü, senaryolaştırılmış gösterimler sunuyor.
Bu ziyaretlerde, kameralara uygun şekilde hazırlanmış camiler, müzeler ve üniversiteler üzerinden, baskının ve asimilasyonun üzeri örtülmeye çalışılıyor. Çin rejiminin argümanlarını satırlarca övgüyle aktaran Zileli’nin bu tutumu, Türk kamuoyuna karşı hangi ciddiyetle ‘gazetecilik’ yaptığı sorusunu gündeme getiriyor.
"Uygurlar Çok Mutluydu"
Ümit Zileli’nin “Uygurlar çok mutluydu, bize dostça yaklaştılar” gibi yüzeysel gözlemleri; Çin rejiminin milyonlarca insanı gözetim altına aldığı, dinî ve kültürel kimlikleri sistematik şekilde hedef aldığı gerçeğini değiştirmiyor.
Başta Türk milliyetçileri olmak üzere pek çok gazeteci, akademisyen ve sivil toplum temsilcisi Ümit Zileli’nin yazısını “Çin rejimi sözcülüğü”, “Uygur Türklerine yönelik soykırımı aklama çabası” ve “etik dışı gazetecilik” olarak niteledi.
TamgaTürk olarak bir kez daha hatırlatıyoruz ki:








