AKP-MHP-DEM ortaklığında yürütülen ve CHP'nin de meclis komisyonuna katılarak destek verdiği "ikinci çözüm süreci" tüm hızıyla devam ederken dün, 22 Ağustos tarihinde Bursa'da "TBMM'de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi.
Adalet Mülkün Temelindir Derneği, Milliyetçi Kongre Derneği ve 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü'nün paydaşlığında gerçekleştirilen konferansta, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, anayasa hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum ve emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı konuşmacı olarak yer aldı.
Konferans emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı'nın konuşmasıyla başladı. Terör örgütü PKK'nın 1990'ların sonunda bu yana düzenli olarak "fesih yalanı"nı kullandığını aktaran Yaycı, 2011 yılındaki "ilk çözüm süreci"nde yaşananları hatırlattı. Terör örgütü elebaşları Murat Karayılan, Cemil Bayık gibi isimlerin "Süreç tıkanırsa Kürtler ayaklanır" benzeri bugünkü aynı tehdit dilini birinci süreç sırasında da kullandığını aktardı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ devam eden "ikinci çözüm süreci"yle ilgili iktidara yakın medyada yürütülen algı operasyonunu ve yalanları ortaya koydu. Özdağ konuşmasında,
"Süreç bir yalan üzerine kurularak başlatıldı. PKK terör örgütü silah bırakacak, kendisini lağvedecek ve biz herhangi bir taviz vermeyeceğiz, böylece terörsüz Türkiye'ye geçilecek denildi. Hiçbir terör örgütü dizlerinin üzerine çöküp yalvarmadan ve kayıtsız şartsız mağlup oluşunu kabul etmeden böyle bir şey olmaz diyerek sürece itiraz ettik. PKK da kayıtsız şartsız teslim oluyorum demedi. Yürütülen "terörle müzakere sürecidir."
ifadelerini kullandı.
Yugoslavya, Romanya ve Polonya Örnekleri
Milli ve üniter yapının da bu süreçte hedef alındığını kaydeden Özdağ, yakın tarihte sosyalist rejimlerin çöktüğü Yugoslavya, Romanya, Polonya gibi ülkelerin durumlarını örnek gösterdi.
Üç ülkede sosyalizmin çöküşü sonrası yaşananlar arasındaki farkı hatırlatan Özdağ, iç savaşa sürüklenen Yugoslavya'nın aksine sosyalist rejime rağmen milli ve üniter kimliğe haiz olan Polonya ve Romanya'nın söz konusu süreci iç savaş yaşamadan atlattığını belirtti.
"Çocuklarımızı Mutlaka Güzel Bir Türkiye'de Yaşatacağız"
Son konuşmayı gerçekleştiren Prof. Dr. Süheyl Batum, bilinçli olarak kavram karmaşası yaratıldığını; adalet, demokrasi ve eşit yurttaşlık gibi kavramlar üzerinden ikinci çözüm sürecinin pazarlanmaya çalışıldığını kaydetti.
1921 Anayasası, Türkiyelilik gibi tartışmalara da değinen Batum konuşmasının sonunda, "İçim rahat. Bu konuda (ikinci çözüm süreciyle mücadele adına) ne yapalım derseniz hepsine varım. Çocuklarımızı mutlaka güzel bir Türkiye'de yaşatacağız" dedi.








