Karabağ'ın Ermeni işgalinden kurtarılmasının 5'inci yıl dönümü dolayısıyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yer alan Azadlık Meydanı'nda bugün, 8 Kasım tarihinde çeşitli kutlamalar ve askeri geçit töreni gerçekleştirildi. Askeri geçit töreninden önce Azerbaycan, Türkiye ve Pakistan milli marşları çalındı.
Azerbaycan Türkleri tarafından Vətən müharibəsi olarak adlandırılan bu önemli zaferin yıl dönümündeki askeri geçit törenine, “Zafer” ve “Karabağ” nişanları sahibi Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev komuta etti.
Törende, Karabağ'ın Ermeni işgalinden arındırılmasında özel kahramanlık göstermiş birliklerin sancakları Tuğgeneral Vugar Aliverdiyev’in öncülüğünde Azadlık Meydanı’na getirildi. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'ne ait askeri araç ve teçhizatın geçişinden sonra Azerbaycan ve Türk Hava Kuvvetleri'nin pilotlarının katılımıyla savaş uçakları ve helikopterler bir gösteri uçuşu gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev törendeki konuşmasına, tüm Azerbaycanlıları şanlı zaferin kazanılışının beşinci yıl dönümü münasebetiyle tebrik ederek başladı. Türkiye ve Pakistan'ı da selamlayan Aliyev sözlerini şöyle sürdürdü:
"1990’ların başında, Ermenistan’ın saldırgan politikası sonucunda topraklarımızın yaklaşık yüzde 20’si işgal edildi. Bir milyon Azerbaycan vatandaşı mülteci ve yerinden edilmiş kişi durumuna düştü. Halkımıza karşı savaş suçları işlendi, Hocalı Soykırımı yapıldı, etnik temizlik politikası yürütüldü. Fakat bu irademizi kıramadı. Azerbaycan hiçbir zaman işgalle barışmayı düşünmedi. Barış müzakereleri yürütürken dahi, eğer sonuç alınmazsa, tarihi topraklarımızı askerî yolla kurtaracağımızı her zaman söyledik.
Uzun müzakerelerin sonucu sıfır ilerleme oldu; çünkü Ermenistan topraklarımızdan bir karış dahi çıkmaya niyetli değildi. Bazı devletler de onlara siyasi, ekonomik ve askerî destek vererek bu işgali sürdürdü. Amaçları, kadim Karabağ topraklarımızı Azerbaycan’dan koparıp Ermenistan’a katmaktı.
Bizim politikamız ise toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi tam olarak geri kazanmaktı. 2003 yılında ilk kez cumhurbaşkanı seçildiğimde, “Topraklarımızı ne pahasına olursa olsun kurtaracağız” dedim. Gücümüzü ay ay, yıl yıl artırdık. Uluslararası alanda sesimizi duyurduk. Uluslararası örgütlerdeki kararlar ve bildiriler Zaferimizin siyasi ve hukuki temelini oluşturdu. Güçlü ekonomi kurduk; çünkü ekonomik bağımsızlık olmadan bu başarı mümkün değildi. Bugün Azerbaycan hiçbir ülkeye ekonomik olarak bağımlı değildir. Bu da bize siyasi güç kazandırdı. Bağımsız politika izleyen bir ülke olduk. Tüm bu etkenler Zaferimize giden yolu açtı.
Azerbaycan’da tam istikrar, halk-devlet birliği sağlandı. Genç kuşağı vatan sevgisiyle yetiştirdik. Gençlerimiz, 44 gün boyunca göğsünü siper ederek, atalarımızın topraklarını kurtardı. Vatan sevgisi ve ahlaki değerlerimiz, şanlı Zaferimizin temel dayanaklarıdır.
Ermenistan ise ders çıkarmadı. Savaş öncesinde yeni toprak iddiaları ortaya attı, yeni savaş tehditleri savurdu. “Yeni topraklar için yeni savaş” diyerek tüm Azerbaycan’ı işgal etmekten bahsettiler. Tanklarını Bakü sokaklarında, çaylarını Bakü’de içeceklerini söylüyorlardı. Bu hayalleri biz gerçekleştirdik. Bugün tankları Bakü’deki Ganimetler Parkı’nda sergileniyor; savaş suçluları ise cezaevinde Azerbaycan çayı içiyor.
44 gün boyunca kahraman ordumuz bir adım bile geri atmadan her gün ilerledi. Büyük profesyonellik, cesaret ve fedakârlık gösterdi.
Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün Azerbaycan, güçlü ve muzaffer bir halk olarak tüm dünyada tanınmaktadır. 44 gün boyunca 300’den fazla şehir ve köy düşmandan kurtarıldı. Her özgürleştirilen toprakta dalgalanan bayrağımız, ordumuza ve halkımıza yeni güç verdi. Sonunda, “aşılamaz kale” sayılan Şuşa 8 Kasım’da kurtarıldı. Bu, Ermeni ordusunun belini kırdı ve teslim olmalarına neden oldu. 9-10 Kasım gecesi Ermenistan resmen teslimiyet belgesini imzaladı. Böylece biz toprak bütünlüğümüzü, tarihî adaleti, uluslararası hukuku ve millî onurumuzu kendi gücümüzle yeniden tesis ettik.
Bugün Karabağ ve Doğu Zengezur yeniden hayat buluyor. Büyük Dönüş Programı başarıyla ilerliyor. Okullar, hastaneler, sanayi tesisleri, enerji santralleri, barajlar ve evler inşa ediliyor. 60 binden fazla insan artık bu topraklarda yaşıyor, çalışıyor ve öğrenim görüyor. Halkımı bu tarihî başarılar dolayısıyla bir kez daha kutluyorum.
Beş yıldır bu gururu yaşıyoruz. Eminim ki Azerbaycan halkı bundan sonra da daima kahraman ve muzaffer bir halk olarak yaşayacak, Azerbaycan devleti de ebediyen muzaffer bir devlet olarak kalacaktır. Biz, bu toprakların gerçek sahipleri, Karabağ’a ve Doğu Zengezur’a döndük ve sonsuza dek burada yaşayacağız. Azerbaycan bayrağı bu topraklarda daima dalgalanacaktır.
Bir kez daha, tüm Azerbaycan halkını şanlı Zaferimiz dolayısıyla içtenlikle kutluyorum. Halkıma sağlık ve başarılar diliyorum.
Karabağ Azerbaycan’dır!"






